Tarih: 03.02.2026 22:24

Ali KUZENCİK yazdı: DEVLET BEY GİBİ

Facebook Twitter Linked-in

DEVLET BEY GİBİ:
-BİR DURUŞU OLMALI İNSANIN,
-BİR BAKIŞI, BİR ANLAYIŞI, 
-BİR AŞKI, BİR DAVASI OLMALI.

DOMUZU ÖLDÜRENE, PKK'YI DA KURDURANA SÜRÜTÜRLER...

Ustaya "başarısının sırrını" sormuşlar. 
İki kelime demiş;
-DOĞRU KARARLAR..

"Hepimizden farklı olarak sürekli 
doğru kararları nasıl alabildiğini" 
sormuşlar. Tek kelime demiş:
-TECRÜBE...

"İyi de kardeşim bu tecrübe denen 
şeyin sırrı ne" demişler, usta derin bir 
iç geçirmiş ve şöyle demiş;
-YANLIŞ KARARLAR..

Geçmiş hükümetler zamanında yanlış kararlar alsak bile güzel vatanımız Türkiye'nin Âli menfaatleri için sabredeceğiz.

SABIR:
-Her zorluğun kapısı. 
-Her zorluğu aşmadaki anahtarıdır. -Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur.

"Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Bakara/153)

Sabrın başı acıdır, fakat sonu çok tatlıdır. Hz. Peygamber; " SABIR, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür" sözüyle sabrın önemini vurgulamıştır.

İman, biri "sabır" diğeri "şükür" olan iki yarımdan meydana gelir. SABRIN SONU SELAMETTİR.

Gelelim güncel konumuz dönersek;
-DOMUZU ÖLDÜRENE, PKK'YI DA KURDURANA SÜRÜTÜRLER...

Vaziyet tam da böyle…

Bizim Toroslarda karakurt ve domuz çok olur…Akdeniz kıyısında çok sayıda bulunan 5 yıldızlı otellerde kalan gayr-i müslüm turistlerin "et ihtiyaçlarını ucuza getirmek için" otel yöneticileri Manavgat ve Akseki'nin dağ köylülerinden domuz vurmalarını isterler.

Dağ başında veya ormanda vurulan domuzları otelin papyon kravatlı garsonlar ve şefler değil, domuzu vuran dağ köylüsü vatandaş yamaca indirir ve pikapa atarak 5 yıldızlı otele götürür, parasını otel muhasebesinden alır.

Bu yüzden dağ köylüleri derler ki;
-DOMUZU…VURANA SÜRÜTÜRLER!

Bizde deriz ki:
-Akkoyunlu Türk Devletinin Tebriz'den sonraki Başkenti Diyar-ı Bekir'in FİS köyünde kurulan melanet PKK'yı da teröristbaşı kurucusuna sonlandırırlar!

VAZİYET TAM DA BÖYLE…

Devlet Bey'in "maske düşürme" devlet aklı hamlesi sebebiyle Can ülküdaşlarım arasına ayrılık sokmaya çalışanlara karşı uyanık olunmalı, onların iyi niyet iddiaları ihtiyatla karşılanmalıdır.

Hani…756 yıllık Endülüs (İspanya) nerede?!
Hani…550 yıllık Balkanlar nerde?!

Biliyoruz ki…İkinci bir Endülüs ve Balkanlar olmamak için iç barışın sağlanması gerekiyor…Satrançta bir hamle değil en az üç hamle ötesini görmektir.

Sayın Bahçelinin hamleleri çok değerlidir. Sonuçlarına hep birlikte bakacağız.

İlk gün (22 Ekim)yazdığımız gibi…Bizim Türkmen Beyimiz yanlış hamle yapmaz.

-Devlet aklı, bin düşünür bir söyler. Düşmanı düşündürür!
-Cahil aklı bir düşünür, bin söyler. Düşmanını güldürür.
-Düşününüz ve düşmanı güldürmeyiniz.

-Liderimi tanır, Liderimi bilirim. Teşkilatımı bilirim..Devlet Beyimize inancım tamdır. O ne derse ona inanırım…Gerisi "lafügüzaf" yani rahatsız edici gereksiz boş laf…

MİLLİYETÇİ HAREKET;
-Türk milletini 50 yıl, 100 yıl, 200 yıl sonra nasıl geliştiririz?
-Türk insanı nasıl mutlu olur?
-Devletimiz nasıl büyük olur? 
-Dünyayı nasıl adaletli hale getiririz?
-Nasıl ilk beşte büyük süper devlet haline geliriz? düşüncesi ile HAREKET eder…

O yüzden MHP'yi böyle algılamak, böyle anlamak, böyle değerlendirmek gerekir.

-MHP her zaman devletin bekasını, milletin birliğini hep esas almış bir siyasi parti olmuştur. 
-Bu amaçla milli değerleri benimsemiş 
bir gençlik yetiştirmeyi hep ön planda tutmuştur.
-Bunda da başarılı olunmuştur.

DEVLET BEY...
Hem Başbuğumuzun hemde rahmetli Dündar Taşer Beyin yanında yıllarca yetişmiş edepli, imanlı, ferasetli, merhametli, cömert ve ileri görüşlü teşkilatçı devlet adamıdır.  ALLAH ONDAN RAZI OLSUN...

DEVLET BEY...
Bu Aziz Milletin yıllar sonra bile hayırla anacağı bir BİLGE devlet adamı ve kendisini Ülkücü olarak adlandıran herkesin örnek alacağı Dünya Türklüğünün karargahında bulunan lideridir.

Rahmetli Başbuğumuzun ve Bilge Lider Devlet Beyimizin yolunda yürümek bizim için şereftir.

HESABÎ…Kendi menfaatini düşünerek başkasının sırtından geçinmeye çalışır.

HASBÎ ise sadece Allah-u Tealanın  "rızası" için hareket eder. Neticesini düşünmez bile zira gaye Allah rızasıdır.

Bu kutlu dava…"İstemezmisin ya Ömer! Bu dünya onların olsun ahiret bizim" davasıdır.

Bu dava başkanlık, vekillik davası değil, ALLAH DAVASININ DAVACISI OLABİLMEK DAVASISIDIR.

CUMHUR İTTİFAKI:
Türkiye'yi hedef alan saldırılar karşısında parti çıkarları ve günlük siyaset hesapları yapmaksızın ortak bir duruş ortaya koymaya ve Türkiye'yi zayıflatarak uluslararası operasyonlara açık hale getirmeye yönelik her türlü faaliyetin karşısında yer almaya kararlıdır.

Bu kararlılık ve işbirliği ile ittifak Türkiye'yi bölgesel güç ve lider ülke yapacak, İ'lâ-yı Kelimetullah uğruna asırlarca dünya barışının ve adaletinin teminatı, İslam âleminin ve bütün mazlum milletlerin yegâne ümidi olan Türkiye'yi küresel bir güç haline getirecek, 2053 ve 2071 vizyonunun alt yapısını adım adım inşa edecektir.

Bilge lider Devlet Bey'in ismini verdiği ve kurulmasında etkili olan Cumhur İttifakını anlayanlardanım.

-Her zor süreçte fikri savurganlık yaşayanlar, yalpalayanlar ve başkalarının kirli sofralarına meze olanlar, 
-Türk milliyetçilerine istikamet tayin edemez. 
-Türk milliyetçilerinin tek partisi vardır, o da MHP'dir ve bir tek lideri vardır, o da Devlet Bahçeli'dir.

Devlet Bey ülke geleceğini Cumhur İttifakında görüyor. Bu ittifakta MHP'ye biçilen misyon devletin bekası milletin birliğidir.

12 Eylül Öncesi bizim neslin "cömert ve merhametli" genç asistan ağabeyi "DEVLET ABİSİ"…Bilge Lider Devlet Bahçeli Bey'e Allah'tan sağlık sıhhat ülkü dolu nice güzel uzun ömürler diliyorum...

Dava ve ülkü arkadaşlarımıza karşı bitmeyecek bir vefamız, eksilmeyecek bir muhabbetimiz vardır.

Türkiye söz konusuysa, ülkenin bir ve bütünlüğü söz konusuysa, bayrak söz konusuysa, her kişi, grup, parti birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmelidir

Ülkücü siyaseti, "söz  konusu vatansa gerisi teferruattır"düsturu ile yapar…

Söz konusu vatan olduğunda parti marti ikinci planda olur!

Dava adamı ülkücü…Vatanı bayrağı ve ülkü denen nazlı gelini karşılıksız seven milli şuur sahibi bozkurttur

-Ülkücü dava adamıdır.  

-Ülkücü…Birileri makam mevki sahibi olsun,İktidar olalımda, nimetlerinden faydalanalım diye siyaset yapmaz

-Ülkücü…Her türlü menfaati elinin tersiyle itip,  Ülkücü şehitler ne için hangi idealler uğruna şehit oldularsa, Tasmedreseliler, cezaevlerinde hangi idealler uğruna yattı ise İŞTE O İDEALLERİ HAYATA GEÇİRELİM DÜŞÜNCESİ İLE mücadele eder, SİYASET YAPAR…

-Ülkücü dava adamı sadece ülkücü şehitlerin ne için hangi idealler uğruna şehadet şerbeti içtiğinin bilinci ile onların ideallerinin gerçekleşmesi için mücadele eder.

ÜLKÜCÜ ŞEHİDİMİZİN İDEALİ:
-Türkiye'nin bir ve bütünlüğü için Türk milletinin huzuru güvenliği refahı için, Türkiye'nin insan haklarına dayalı, demokratik bir hukuk devleti olarak, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarılması ve Türk İslam ülküsü, Türk birliğinin gerçekleşmesi ülküsüdür.

Türk milletinin huzuru, refahı, Türkiye nin bir ve bütünlüğü içerisinde, tam bağımsız olarak yaşaması ülküsüdür.

-Ülkücü…Birilerinin adamı değil davasının adamıdır. Sadece Allah'a sığınır ve Allah Rızası için mücadele eder

Milliyetçi Hareket içindeki ve dışındaki nankör ve müzmin muhalifler modern çağın celali ve yeniçerileridir. Geçmişteki isyanların çağdaş versiyonudur.

Hasbelkader Milliyetçi-Ülkücü Hareket'te yer bulan, bu vesileyle itibar kazanan, makam ve koltuk ikbaliyle çevre yapan ve saygı kazanan, bir avuç kendini bilmez ahmakların ileri geri konuşmaları her şeyden önce edepsiz bir hezeyandır..

CHP'ye yanaşmış ve CHP'ye yapışmış bu ilkesizlerin hariçten gazel okumaları boş varilin çıkardığı ses kadar anlamlıdır..

Esasen fazilet ve fikir sahibi olmaksızın sığındıkları camiamızda kurnazca kendilerini saklayan, köşe bucak dedikodu yapanların maskesi düşünce aramızdan sıvıştıkları hepinizin bildiği ve yaşadığı bir gerçektir..

Başkalarının atına binenlerin bize seyislik taslaması utanmazlıktır..

Bir zamanlar DEVLET BEY'E "sadakat naraları" arkasına sığınarak Sevgili Peygamberimizin "Ebu Fasık" adını verdiği fitne-münafık EBU AMİR rolüne soyunanlarıda  Ülkü Ocakları'nda  yetişen ve Aziz Türk Milletinin "erken uyarı" sistemi olan ülküdaşlarımla birlikte üzülerek izliyoruz.

Durumunu çıkarına göre ayarlayan bazı siyasi bukalemunlar var ki şühedalı-dualı kutlu Üç Hilal'in "dışında" olmaları daha hayırlı olmaktadır ve olmuştur.

Çünkü bu kutlu dava gönül davasıdır; makam-menfaat işi değildir.

Diline ve kalemine sahip olmayanı şeytan her sahada oynatır. Büyük bir uçurumun kenarına getirir, yüzüstü yuvarlar, felakete sürükler.

Dile ahlak dizgini vurulursa dünya ve ahiret saadetine kavuşur. Başıboş bırakılırsa zarardan zarara girer..

Hz. Ali (r.a.) der ki;
"Dil yırtıcı hayvan gibidir..
Serbest bırakılırsa sahibini parçalar.!"

Babamdan…Atamdan…Ve dahi 50 yıllık kadim tecrüberimizden biliriz ki:

-Saygıda asalet,
-Sevgide şefkat,
-Hoşgörüde hürmet,
-Susmakta hikmet vardır.

Söyledikleri kötü sözler eninde sonunda dönüp dolaşıp sahibini bulacak, hatta mahcup ve ahlaken de mahkûm olacaklardır.

"Farklı düşünmek" gerekliliktir. 
Farklı düşünenlerin "edep" dairesinde tartışması "erdemdir."

-İtiraz etmek "yiğitliktir.." 
-İtiraz edeni dinleyip izahta 
bulunmak ise "olgunluktur."

Bu sayılanların her bir aşamasında kavga üslubuyla tavır almak ve edep dışı sözler sarfetmek ise "zayıflık acizliktir ve cahilliktir."

Kim ne derse desin yılların tecrübesi ile bu garip böyle düşünüyor..

Her daim deriz ki…VEFA;
Yangın varken seçtiğindir. Söndükten sonra seçsen ne yazar, vazgeçsen ne yazar.

SADAKAT ise:
-Sevginin,  muhabbetin mayasıdır.
-Fikri mayası bozuk olanın sevgisi şaibelidir, çökmüştür.
-Allah sadık ve sıddık kullardan olmayı nasip etsin.
-Ülkücü gönüllerden düşürmesin…

Devletin zaafa uğraması pahasına siyasi gelecek planları yapanların devleti ayakta tutmak adına siyasi bedel ödemeyi göze almış MHP'nin siyasetini anlaması da mümkün değildir.

Asıl olan söz dili değil, hal dilidir. Konuşmaktan çok yaşamaktır.

"BİR ZAMANLAR"… Adam sandığımız  Ülkücü Hareketin ağabeylerine (!) deriz ki;
-Attığınız taş ürküttüğünüz kuşa değdi mi?!
-Bir köşede, küçük bir vakıf odasında otursaydınız, gelen giden gençlere çay ikram edip hatıralarınızı, Dokuz ışığı ve Dündar Taşer'in büyük Türkiye'sini anlatsaydınız ve…
-Herkesin  "abisi" olsaydınız daha şık ve daha doğru, faydalı, itibarlı olmazmıydı?!

Bu şühedalı ocaktan çıkan "vefasızların" isimlerini yazmaya kalksam Konya'dan; Ankara'ya yol olur

Allah ölenlere rahmet eylesin, kalanlara da "yalnızlığa" katlanma gücü versin.

Ortak yönleri;
-Her biri kendisini dünyanın merkezi görmüş, 
-Bütün yükün tek taşıyıcısı saymış,
-…Ve bir noktadan sonra "yalnız kurt" olmuş ve sonra kaçınılmaz kader:
"YALNIZLIK!"

Herkese "kendi yalnızlığı" hayırlı olsun…

Arkadan gelenlere demem o ki;
-Siz bu yolu seçmeyin. İki akıl bir akıldan üstündür. 
-İşlerinizi istişare/danışarak yürütün. Ortak akılla yürümek en doğru yoldur. 
-Detaylarda tartışıp egolarınıza uyarak narsist yalnızlaşmak yerine tevazuya sığınıp hayatı birlikte omuzlayın.

Ancak hiç de öyle yapılmıyor. Daha ilk kelamında dava cehaleti ortaya çıkan, ezberlediği cümleleri yüksek ses tonuyla söylemeyi marifet sanan,hak hukuk bilmez, tarih okumaz , ilmihalden ve gıybetten habersiz, dava, düstur bilmez zübüklerin hal ve hareketlerini Ankara'da daha üniversite yıllarımda tasvip etmezdim.

Bu yüzden deriz ki;
Türk Devlet Geleneğinden ve teşkilat terbiyesinden uzak, tarihin hangi devrinde olursa olsun, köküne yabancılaşan, devlet ve teşkilat terbiyesi nedir bilmeyen zevatın taş üstüne taş koyması, ufkun ötesini görebilmesi, sadece ham bir hayaldir.

Mesele elinle BOZKURT işareti yapmak değil.! Asıl mesele...O işareti yaparken yüreğinde hissettiğin SEVDANIN TADINA VARMAKTIR. Asıl olan söz dili değil, hal dilidir. Konuşmaktan çok yaşamaktır.

Sadakat, sevginin muhabbetin mayasıdır. Fikri mayası bozuk olanın sevgisi şaibelidir, çökmüştür.

Allah sadık ve sıddık kullardan olmayı nasip etsin. Ülkücü gönüllerden düşürmesin.

CHP'nin kayığında İP olanlarla mağlubiyetin pençesinde zafer nutku atanların sadece cemayüz evvellerini değil, ciğerlerinin kaç okka olduğunu da gayet iyi biliriz..

Devlet Bey'in el eteğini  öpmekten başlarını dahi kaldıramıyanlar Türk ve Dünya siyasetimize en küçük katkı vermiyorlar, veremiyorlardı..

Kedinin ayna karşısında kendisini aslan görmesi neyse, bunların durumu üç aşağı beş yukarı aynısıdır..

Hayatıyla haysiyeti ters köşe olmuşların bize anlatacak, bize aktaracak, bize güzergah tayin edecek bir şeyleri olamaz.!

Son 50 yılın tecrübesi ile deriz ki:
Sırtlarına "MHP muhalefeti" yaftası asılan ancak MHP Camiası ile alakası kalmayan rahmetli Başbuğumuz Türkeş dahil bu kesime bir türlü lider beğendiremediğimiz müzmin muhaliflerin "tarihi ve psiko sosyal" incelemesi  yapıldığında görülmektedir ki bu da bir "fitne ve bozgunculuk" hareketidir.!

Çünkü bunlar "Ülkücü" olmayı  öğrendiklerini sandıkları rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'ten bu yana CKMP ve MHP Genel Merkezine başkaldırmayı alışkanlık haline getirmişlerdir.

Doğru olan şeyleri dahi yanlış görüp göstermek, bunların alışkanlıklarıdır.

Ömürleri… Devlet Bahçeli ve MHP düşmanlığıyla geçmiş, gezmedik parti bırakmamış, siyasi rakipten ziyade 12 Eylül öncesi ülküdaşlarımızı hedef gösteren sürekli düşmanlarımızın safından bize saldırmış bu kişilere, değer yüklenmesi akıl tutulmasıdır.

MHP hangi noktada durduysa, 
bunlar bugüne kadar hep karşısında durmuşlar, "MHP başarısız olsun" diye her türlü düşman oluşumda yer almışlar, MHP hakkında akla-hayale gelmeyecek kara propaganda yapmışlardır.

OYSA Kİ;
-BİR DURUŞU OLMALI İNSANIN,
-BİR BAKIŞI, BİR ANLAYIŞI, 
-BİR AŞKI, BİR DAVASI OLMALI.

Daha ilk kelamında dava cehaleti ortaya çıkan, ezberlediği cümleleri yüksek ses tonuyla söylemeyi marifet sanan,hak hukuk bilmez, tarih okumaz , ilmihalden ve gıybetten habersiz, dava, düstur bilmez zübüklerin hal ve hareketlerini Ankara'da daha üniversite yıllarımda tasvip etmezdim.

Kimlerin kuru yaprak misali nerelere savruldukları artık bu saatten sonra bizi ilgilendirmiyor.

Okur-yazar bile olamayan sade bir vatandaş İRFAN ve İTİDAL sahibi olabiliyor ama YARI AYDINLARIN ise bilgisi de yok, irfan ve itidalide yok.

Büyük Türk şairi Şehriyar ne güzel söylemiş;

"Gurt gurtnan dolaşır, itler it inen, 
Gurt şikarnan doyar, itler küt inen, 
Heç elden özgeye gardaş olar mı? 
Oğuz Atam bizi görse neyliyer, 
Dövüner dizini helak eyliyer, 
Heç elden özgeye gardaş olar mı? 
Yılandan, çiyandan yoldaş olar mı?"

Merhum Seyit Ahmet Arvasi
der ki;
"Milliyetçi Hareket, küçük parti hesaplarında değil, bütün parti  ve politikalara yön veren milli ve mukaddes bir aksiyondur."

Bugün görülüyor ki  yakın tarih Arvasi Hocayı HAKLI çıkarmıştır.

Ulu Çınar Üç Hilal;
Türk Milletinin devşirme değil mayasıdır. GÖNÜLLER DE BU MAYA TUTMUŞTUR.

Mayası sağlam, manası engin, maksadı göz kamaştırıcı olan ihlaslı yükselişler ezeli bir sevda ebedi sevenle buluşur.

Üç Hilal...Türk Milletinin devşirme değil MAYASIDIR…Gönüller de bu maya tutmuştur.

Bu mayanın bozulması-ekşimesi-bitmesi mümkün değildir. Boşuna uğraşmayın.

Çünkü Üç Hilal anamın her sene Adana/Yavuzlar'da bahçelikli ev duvarının dibine ektiği bir yıllık-kısa ömürlü SARMAŞIK değil ulu çınardır.

Türk Milleti, kendi selametini, kendi beka kaygısının teminatını MHP'de görüyor, MHP'yi en önemli siyasi güvencesi olarak görmeye devam ediyor.

Başbuğumuzun dizi dibinde yetişen Lider Devlet Bahçeli'de der ki;

"Benim yol arkadaşım;
-Haramı helâli bilen,
-Ülküdaşını kollayan,
-Çizgisinde net olan,
-Allahtan korkup kuldan utanan,
-Fitne, fesat işlerle uğraşmayan, 
-Teşkilatın  emrinde olandır.."

İnsanlar gelir-geçer. Ancak kurumlar hele, hele kuruluş amacı "Türk Cihan hakimiyeti mefkuresi" olan ve Türk Devlet geleneğine bağlı kalan köklü teşkilatlar ilelebed KALICIDIR.

Turan Coğrafyasının yegane ümidi olan Üç Hilalli MHP bizim için sadece siyasi bir parti değildir. Onun çokkk ötesinde bir anlamı ve vazgeçilmezlik ruhu vardır.

Çünkü bu KUTLU HAREKET:
- Türk Milletinin sigortası ve erken uyarı sistemidir. 
-Yarım asırdır hep HAKLI çıkan KUTLU harekettir.

Can-ı Gönülden inanıyorum ki bizim çilekeş ülküdaşlarımız;
-Akıp giden zaman nehrinde boş yere sürüklenmeyen, mekanın ruhuna ülkülerini anlatmaktan bir an olsun vazgeçmeyen iman erleridir…

Tarihin derinliklerinde altın çağlarımız vardır, önemli olan bu çağları gelecekte de inşa ve ihya etmektir.

Ülkücü/Milliyetçi Hareket bekamızın ve milli beraberliğimizin can damarıdır.

O damar ki, milli kudret ve kuvvetin meskenidir.

Nitekim hiç kimse fıtrat değişir zannetmesin, bu kan yine o kandır.

Terörsüz Türkiye Sürecine çatlak sesler çıkaranlara deriz ki:

-İkinci bir Endülüs (711-1492) ve Balkanlar (1354-1913) olmamak için iç barışın sağlanması gerekiyor,
-Satrançta bir hamle değil en az üç hamle ötesini görmektir.

Ya Rabbi…
-Bizi bize düşürme, düşman etme, düşmanlarımıza fırsat verme,
-Bizlere muhtemel tehlike ve felaketlere karşı dik durabilmeyi,                                                                  -Hakk'ın ve hakikatin yanında olmayı nasip eyle,
-Aziz Türk Milleti'nin umut ve beklentilerini boşa çıkarma!    

Milli şairimiz M.Akif ERSOY ne de güzel söylemiş;
"-Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol,
Yol varsa budur, bilmiyorum başka yol."

Meram Bağları'ndan;
SEVGİLER🌹🇹🇷🌹

3 Ocak 2026
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —