Menü MİLLİ SES | ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER | UCUNCUSAYFAHABER.COM.TR
Tarih: 24.03.2026 17:31
"İran'daki gerilim Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren hayati meseledir"

"İran'daki gerilim Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren hayati meseledir"

Facebook Twitter Linked-in

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Doç.Dr.Zuhal Karakoç, Türkiye'nin askeri ve savunma sanayisi kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Orta Doğu'daki hiçbir gelişme Türkiye'den bağımsız değildir. İran'daki gerilim Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren hayati meseledir." dedi.

ALTAY tankının, Kara Kuvvetlerinin ana omurgasını tahkim eden stratejik bir proje haline geldiğini ifade eden MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç.Dr.Zuhal Karakoç, savunma sanayisindeki adımların, Türkiye'yi yön tayin eden ülke konuma getirdiğini dile getirdi.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç.Dr.Zuhal Karakoç'un TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye'nin askeri ve savunma sanayi kapasitesi hakkında yapmış olduğu konuşma şöyle:

"Ordumuzun yüksek teknolojiyle, derin stratejiyle, yerli üretimle, bağımsız savunma sistemiyle donatılması günümüz şartlarında hayati bir meseledir. Savaş meydanları genişlemiş; siber sahamız da milli güvenliğin asli bir cephesi haline gelmiştir.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin isim babası olduğu KAAN, ALTAY, MİLGEM, GÖKBEY, ANKA, AKINCI, KIZILELMA, HİSAR, ATMACA ve daha nicelerinin TSK envanterine kazandırılması; Türkiye'nin, caydırıcı, donanımlı, etkin ve saygın ordusuyla hem bölgesel hem de küresel çapta aktif ve yön tayin eden bir ülke olduğunu göstermektedir.

Ülkemiz bugün; kendi mühendisini yetiştiren ve kendi sistemini geliştiren; başta Türk dünyası olmak üzere gönül coğrafyalarımızdaki kardeş ülkeler için de güvenilir bir ortak haline gelen bir devlettir.

Ortadoğu yanmaktadır: Lübnan'da şehirler bombalanmakta, Suriye'nin toprak bütünlüğü ağır kuşatma altına alınmakta, İran'da siviller savaşın en ağır bedelini ödemekte ve bölgemizin kalbine hançer gibi saplanan her saldırı, insanlığın haysiyetini yaralamaktadır.

Türkiye, çevresindeki yangına seyirci kalan bir ülke değildir. Suriye'de barış için mücadele eden Türkiye'dir. Gazze'ye huzurun ve istikrarın hâkim olması için mazluma ses olan Türkiye'dir. Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarımız ve Kıbrıs Türklüğünün istikbali için duruşundan ödün vermeyen Türkiye'dir. Ve bugün Türkiye, Ortadoğu'da silahların susması, çatışmanın durması ve barışın hâkim olması için mücadele etmektedir.

Bilinmelidir ki "siyonizme ve her türlü emperyalizme karşı son nefer, son nefes ve son damla kana kadar mücadele etmeye" imanla yemin edenler; Türk milletinin sigortası olan ülkücülerdir.

Bölgemizdeki bu gelişmeler karşısında ordumuzun yeni nesil harp anlayışı güçlendirilmelidir.

Askeri hastaneleri yeniden açmak, kadim Türk ordusuna şeref borcumuzdur.

Devlet'imiz başımızda durdukça, ordumuz kudretli oldukça, al bayrağımız mavi göklere kavuştukça, ezanımız camilerimizden duyuldukça kimseden korkumuz yoktur."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —