Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay "Bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlılıkla işaret ettiği terörsüz Türkiye vizyonu sıradan bir güvenlik konsepti veya dönemsel bir politika değildir" dedi.
Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, küresel güçlerin hemen sınırlarımızda yeni haritalar çizmek için pusuda beklediği karanlık ve puslu bir dönemde olduğumuza dikkat çeken Akçay, böylesi bir kuşatmayı yarmanın ancak çelikten bir iç cepheyle ve sarsılmaz milli birlik ruhuyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, TBMM Genel Kurulundaü yaptığı konuşmada şunları söyledi:
BAĞIMSIZLIK MÜHRÜ
"Bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlılıkla işaret ettiği terörsüz Türkiye vizyonu sıradan bir güvenlik konsepti veya dönemsel bir politika değildir. Bu vizyon Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına Türkiye yüzyılı olarak vurulacak bağımsızlık mührüdür. Bizim kardeşliğimiz masa başlarında, kirli pazarlıklarda değil, Malazgirt Ovası'nda, Çanakkale siperlerinde kanla ve dua ile yazılmıştır.
Etnik ve mezhebi fitne tohumlarıyla bu asırlık çınarı kurutacağını sananlar milletimizin kudreti karşısında ezilmeye mahkûmdur.
Terörsüz Türkiye hedefi sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda jeopolitik düşünce ile stratejik bir akılla örülmüş bekamızın tahkimidir. Terörü bitiren Türkiye, bölgesel fırtınalara karşı çelikten bir güç ve irade kazanacaktır. Türkiye'de 86 milyonun aynı istikamette yürümesi bugün en büyük milli gücümüzdür.
ÇİFTE STANDART VE ZULÜM
Dışarıda savaş büyürken, içeride kardeşliği, barışı, hukuku, demokrasiyi büyütmek Türkiye'nin en güçlü cevabı olacaktır. Bugün insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük krizlerden biri yalnız savaşların yayılması değil, uluslararası hukukun göz göre göre etkisizleştirilmesidir.
Güçlü olanın ihlal ettiği, zayıf olanın bedelini ödediği bir düzende hukuktan değil, çifte standarttan ve zulümden söz edilir. Birleşmiş Milletler kararlarının tozlu raflarda, masumların toprağın altında kalması, mevcut dünya düzeni adına utanç verici bir tablodur.
Hukuk üstünlüğünde bombalar konuşmaktadır. Mescid-i Aksa meselesi de tam burada yalnızca bir inanç başlığı değil, aynı zamanda bir hukuk, tarih ve insanlık meselesi olarak karşımızdadır. Mescid-i Aksa milyonlarca insan için kutsal bir emanet, Kudüs ise vicdanın sınandığı yerdir. Kudüs'te çiğnenen sadece taş değil, insanlığın ortak haysiyetidir.
Kutsal mekanların statüsünü zorla değiştirmeye dönük her girişim, bölgesel barışı daha da zedelemektedir. Mübarek günleri kan gölüne çeviren cinayet şebekesi, ilk kıblemiz Mecid-i Aksa'yı ablukaya almaya, Müslümanların ibadet hürriyetini namluların gölgesinde boğmaya cüret etmiştir. Küresel vicdan sağır, sözde medeni batı ise bu katliamın tescilli suç ortağıdır.
"ULUSLARARASI HUKUK KANLI BİR PAÇAVRAYA DÖNDÜ"
İnsan hakları havarisi kesilen kurumlar, Gazze'nin enkazı altında kalmış, uluslararası hukuk kanlı bir paçavraya dönmüştür. Şunu herkes çok iyi bilmelidir. Kudüs, Siyonizmin at koşturacağı bir tatbikat alanı değil, İslam'ın çiğnetilemez namusudur.
Gazze'de emzikli bebeklerin kanı üzerine kurulan hiçbir emperyalist düzen iflah olmayacaktır. Türk milleti mazlumun ağını arşa yükselten bu zulmün karşısında hakkın gür sesi olmaya devam edecektir. Soykırımcılar tarih ve adalet yönünde mutlaka hesap verecektir."
"SU BİR SAVAŞ ARACI OLDU"
22 Mart tarihinin Dünya Su Günü olarak anıldığını hatırlatan MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Bugün suyu yalnızca ekolojik bir hassasiyet değil, küresel bir beka ve milli güvenlik meselesi olarak konuşmak mecburiyetindeyiz. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu'yu ateşe atan ABD, İsrail ve İran eksenleri şiddetli çatışmalar bizlere acı bir gerçeği göstermektedir. Su altyapıları artık doğrudan hedef alınmakta, su bir savaş silahı ve stratejik bir şantaj aracı olarak kullanılmaktadır" diye konuştu.
Geçtiğimiz yüzyıla petrol savaşlarının damga vurduğunu, içinde bulunduğumuz yüzyıla ise enerji ve su savaşlarının damga vuracağının açıkça görüldüğünü ifade eden MHP Grup Başkanvekili Akçay, daha sonra şöyle dedi:
"Bu karanlık tablo, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığı gerçeğiyle birleştiğinde, su kaynaklarımızı korumanın vatan savunmasıyla eş değeri olduğunu bizlere ihtar etmektedir.
Her bir damla suyumuz, taviz verilemez stratejik bir gücümüzdür. Unutulmamalıdır ki, bir damla suyumuzu israf etmek, geleceğimizden ve bağımsızlığımızdan çalmaktır. Çünkü su aynı zamanda vatandır."