Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, Kafkasya'ya kalıcı barışın gelmesi gerektiğini belirtti.
Hocalı Katliamı'nın kurbanları için Meclis'te düzenlenen anma programında konuşan Memmedov, "Büyük bedel ödediğimiz devleti yaşatmak için, gelecekte milletimizin bu tür katliamları yaşamaması için gayret etmeliyiz." dedi.
Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov 34 yıl önce Azerbaycan'da kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve insanlığa karşı suç işlendiğini, katliam yapıldığını söyledi.

"Bu acıyı birlikte anmak, iki kardeş halkın dayanışmasının güçlü bir göstergesi"
"Küçücük kasabada 613 kişi katledildi. Bunlar sadece Türk ve Müslüman olduğu için katledildi." diyen Memmedov, bu katliamların bugün de farklı coğrafyalarda devam ettiğini dile getirdi.
Memmedov, etkinliğin bir yas töreni olmadığını, Hocali Katliamı gibi soykırım girişimlerinin gelecekte yaşanmasın diye düzenlendiğini vurguladı.
Memmedov, şöyle devam etti:
"Bugün bir barış süreci başladı, ne kadar ağrılı da olsa bu süreci tamamlamalıyız. Bu barış ile Kafkasya bir barış yurdu olacaktır. Türkiye'nin önemli bir rolü mevcuttur. Azerbaycan-Türkiye her konuda el ele vermektedir. Kalıcı barışın inşasında Türkiye önemli bir rol oynayacaktır."

Sabina Aliyeva "İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç"
Azerbaycan Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Sabina Aliyeva, Hocalı'nın Azerbaycan halkının tarihi hafızasında silinmez izler bıraktığını, insanlık tarihinin en acı sayfalarından biri şeklinde kayıtlara geçtiğini dile getirdi.
"Hocalı soykırımının yıldönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kardeş Türkiye'de, Ankara'da bu acıyı birlikte anmak, iki kardeş halkın dayanışmasının ve ortak tarihi hafızasının güçlü bir göstergesidir." diyen Aliyeva, Hocalı'da sivillere karşı işlenen vahşetin, yalnızca bir şehrin trajedisi değil, uluslararası insancıl hukukun ağır şekilde ihlal edildiği ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tarihe geçtiğini vurguladı.
Aliyeva, Hocalı'da yaşananlarla uluslararası hukukun temel normlarının açık şekilde ihlali edildiğini vurgulayarak, Cenevre Sözleşmeleri, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ve diğer uluslararası insan hakları belgelerinin ağır şekilde ihlal edildiğini, yaşam hakkı, kişi dokunulmazlığı ve işkence yasağı gibi en temel hakların vahşice çiğnendiğini hatırlattı.
Hocalı Katliamı'nın sorumlularının belirlenmesi ve adaletin sağlanması amacıyla farklı dönemlerde soruşturmalar yürütüldüğünü, özellikle 1994'te verilen talimatlarla soruşturmanın kapsamlı şekilde sürdürülmesinin sağlandığını hatırlatan Aliyeva, sorumluluğu bulunan kişilerin uluslararası aranmasına rağmen uluslararası toplumun konuya kayıtsız kalması sonucu adaletin geciktiğini belirtti.
Konuşmaların ardından katliamda yaşananlara ilişkin fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi.