MHP Malatya Milletvekilimiz Mehmet Fendoğlu, "Gençlere doğru rehberlik sağlandığında avcılık ve atıcılık zararlı değil, tam tersine geliştirici ve topluma faydalı faaliyetlerdir. Bilinçli şekilde icra edilen avcılık ve atıcılık sporları gençlerimizin kişisel gelişimine, ülkemizin sportif başarısına ve doğa bilincine katkı sağlayan önemli alanlardır" dedi
Bilinçli ve kurallara uygun yapılan avcılık ile sportif atıcılığın sadece bir hobi değil, disiplin, sorumluluk ve karakter gelişimi sağlayan faaliyetler olduğunu ifade eden MHP Milletvekili Mehmet Fendoğlu "Gençler yaban hayatını tanıdıkça doğaya zarar vermek yerine onu koruma bilincini geliştirir" diye konuştu.
Fendoğlu kontrolü avcılığın birçok ülkede yaban hayatı yönetmenin bir parçası ve doğa koruma fonlarının da önemli bir kaynağı olduğuna dikkat çekti.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu'nun TBMM Genel Kurulunda görüşülenMilli Parklar Kanun Teklifinin 2.nci bölümü üzerine MHP Grubu adına yaptığı konuşma şöyle:
"Doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarının sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz bu anlamda ulusal ve uluslar arası pek çok kaynak değerine sahip olup biyolojik çeşitlilik bakımından ise Avrupa ve Orta Doğu'nun en zengin ülkelerinden biridir.
Ülkemizde milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanlar ve hassas bölgelerin tespitinin korunmasını, geliştirilmesini, kara avcılığın düzenlenmesini ve yönetilmesini, doğa turizmi potansiyelinin arttırılmasını sağlamak üzere milli parklar kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi grubu üzerine söz almış bulunmaktayım. Kanun teklifine olumlu oy vereceğimizi ifade ederim.
Değerli milletvekilleri bugün sizlere Türkiye'de av turizminin mevcut durumu, ekonomik büyüklüğü ve potansiyel katkıları hakkında kısa bir değerlendirme sunmadan önce dünyada bu durum nedir diye bakacak olursak Amerika kıtasında Kanada dahil on altı milyon avcıyla yüz milyar dolar gelir elde eder. Avrupa kıtasında Fransa, Almanya, İspanya dokuz milyonun avcının dahil olduğu av turizminde yirmi otuz milyar euro ekonomik gelir elde etmektedirler. Buna karşılık ülkemizde iki yüz kırk altı bini aşkın avcı bulunmaktadır.
2025 yılında 189.016 bin avcı harç ödemiş ve yaklaşık 681 milyon ile bir milyar TL gelir elde edilmiştir. Bu gelirin yüzde otuzu 204 milyon TL'si doğrudan Doğu Koruma ve Milli Partiler Genel Müdürlüğü bütçesine aktarılmıştır. Ayrıca 178.331 avcı tarafından satın alınan avlanma izin pulları da bütçeye katkı sağlamıştır.
Mevcut düzenlemede kanunun 29. maddesinde belirtilen fiillerin tekrarı halinde avcılık belgesi süresiz iptal edilmekte ve kişiye yeniden belge verilmemektedir. Ancak uygulamada süresiz iptal edilen kişilerin çoğunlukla kaçak avcılığa yöneldiği de tespit edilmiştir. Teklif ile belirli şartların sağlanması eğitim ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi objektif kriterler çerçevesinde bu kişilere yeniden belge alma imkanı tanınmaktadır.
Böylece kayıt dışılığının azaltılması ve sistem içine yeniden dahil edilmesi hedeflenmektedir. Türkiye coğrafi konumu ve biyolojik çeşitliği sayesinde Avrupa ile Asya arasında önemli bir yaban hayatı koridordur. Özellikle Anadolu yaban keçisi, Kızılgeyik, Karaca ve yaban domuzu gibi türler uluslararası av turizmi açısından dikkat çekmektedir.

Bu faaliyetler Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından kota sistemi ve kontrolü olarak yürütülmektedir. Türkiye'de av turizmi özellikle trofe avcılığı kapsamında yürütülmektedir. Yıllık yabancı avcı sayısı genellikle bin ve bin beş yüz kişi aralığındadır.
Bu sayı gelişmiş ülkeler ile Avrupa ve Amerika kıtasına göre çok düşüktür. Yıllık tahsis edilen trofe kotası türlere göre değişmekle birlikte birkaç yüz adet civarındadır. Resmi açıklamalara göre av turizmden elde edilen doğrudan gelir yıllık yaklaşık olarak 15-20 milyon ABD dolarıdır.
Bu rakam avlanma izin bedelleri rehberlik hizmetleri ve resmi harç gelirlerini kapsamaktadır. Ancak burada önemli bir nokta var. Av turizminin gerçek ekonomik etkisi yalnızca izin bedellerinden ibaret değildir.
Konaklama, ulaşım, tercümanlık, kırsal rehberlik, araç kiralama ve yerel tedarik zincir harcamaları da dahil edildiğinde ekonomiye etkisi çok daha yüksek olmaktadır. Çarpan eksi etkisi hesaba katıldığında av turizminin Türkiye ekonomisine katkısının 30-50 milyon dolar seviyelerine ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Özellikle Doğu Anadolu, Çanadolu ve Akdeniz kırsal bölgelerinde yerel rehberler için istihdam, konaklama, tesisleri için sezon dışı doluluk, köy ekonomileri için doğrudan gelir, kaçak avcılıkla mücadelede yerel sahiplenme gibi önemli faydalar sağlamaktadır.
Bu durum av turizminin yalnızca bir gelir kalemi değil aynı zamanda kırsal kalkınma aracı haline de getirmektedir. Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye'nin av turizm geliri henüz sınırlı seviyededir. Ancak tür çeşitliliği ve trofokalitesi açısından Türkiye özellikle Orta Avrupa ve İskandinav ülkelerinden gelen avcılar için cazip bir destinasyondur.
Türkiye'nin potansiyeli değerlendirildiğinde tanıtım faaliyetlerinin arttırılması uluslararası sertifikasyon ve sürdürülebilirlik standartlarının giderilmesi yüksek gelir grubuna yönelik butik av organizasyonlarıyla gelirlerin orta vadede iki katına çıkma potansiyeli bulunmaktadır. Av turizminin sürdürülebilir olması kritik önemdedir. Kota sistemi, bulimsel envanter çalışmaları ve denetim mekanizmaları sayesinde popülasyon dengesi korunmakta kaçak avcılığın önüne geçilmektedir.
Bu nedenle doğru yönetilen av turizmi doğaya zarar veren değil tam tersine doğayı korumaya finansman sağlayan bir model olabilir.
Bugün sizlere avcılık ve atıcılık sporunun gençlerimiz üzerindeki olumlu etkileri ve ülkemizin geleceği açısına da taşıdığı önemi kısaca paylaşmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bilinçli ve kurallara uygun yapılan avcılık ile sportif atıcılık sadece bir hobi değil, disiplin, sorumluluk ve karakter gelişimi sağlayan faaliyetlerdir.
Birinci olarak disiplin ve odaklanma kazandırır. Atıcılık sporu dikkat, sabır ve konsantrasyon gerektirir. Hedefe odaklanmak, nefes kontrolü sağlamak ve doğru zamanda doğru kararı vermek gençlerin zihinsel kontrol becerilerini geliştirir.
Bu beceriler eğitim hayatına ve meslek başarıya doğrudan yansır. İkinci olarak doğa bilinci ve çevre sorumluluğu oluşturur. Bilinçli avcılık doğayı tanımayı ekosistemi anlamayı ve sürdürülebilirliği öğretir.
Gençler yaban hayatını tanıdıkça doğaya zarar vermek yerine onu koruma bilincini geliştirir. Kontrolü avcılık birçok ülkede yaban hayatı yönetmenin bir parçasıdır. Ve doğa koruma fonlarının da önemli bir kaynağıdır.
Üçüncü olarak özgüven ve sorumluluk duygusu kazandırır. Silah ve ekipman kullanımı yüksek sorumluluk gerektirir. Güvenlik kurallarına uyma alışkanlığı gençleri hayatın diğer alanlarında da bilinçli davranma kültürünü kazandırır.
Kurallara bağlılık ve etik anlayış gelişir. Dördüncü olarak milli spor başarısına katkı sağlar atıcılık branşında ülkemiz olimpik düzeyde önemli başarılar elde etmiştir. Bu sporun özellikle traf ve skit atışlarının genç yaşta tanıtılması uluslararası aranayla daha fazla başarı ve milli kurul anlamına gelir.

Spor gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştıran, disiplini bir yaşam tarzına yönlendiren güçlü bir araçtır. Ama bu gerçeği de buradan ifade edeyim. Traf ve skit atış poligonu başkenti Ankara'mızda yoktur ve birçok büyük şehirlerimizde de yoktur.
Bu olimpik atış sporunun yaygınlaştırılması için poligon sayılarımızın arttırılması elzemdir. Ülkemizin geleceği açısından baktığımızda ise kırsal bölgelerde spor ve doğa faaliyetlerinin artması sosyal dengeyi güçlendirir. Doğa sporları turizmi ve av turizmi bilinçli yönetildiğinde ekonomik katkı sağlar.
Savunma sanayi ve sportif ekipman üretimi açısından teknik bilgi birikimi gelişir. En önemlisi ise sorumluluk sahibi, doğaya saygılı ve disiplinli bir genç nesil yetişmesine de katkı sağlar. Elbette burada temel unsur eğitim, etik değerler ve sıkı güvenlik kurallarıdır.
Gençlere doğru rehberlik sağlandığında avcılık ve atıcılık zararlı değil, tam tersine geliştirici ve topluma faydalı faaliyetlerdir. Sonuç olarak bilinçli şekilde icra edilen avcılık ve atıcılık sporları gençlerimizin kişisel gelişimine, ülkemizin sportif başarısına ve doğa bilincine katkı sağlayan önemli alanlardır. Doğru planlama ve sürdürülebilir yönetim ile hem kırsal kalkınmaya hem de biyolojik çeşitliliği korunmasına katkı sağlayabilecek stratejik bir sektördür.
Evet, gayret bizden tevfik Allah'tandır. Büyük Türk milletinin Türk İslam aleminin kökeni, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın, tüm insanlığın Ramazan ayını ve bayramını şimdiden kutluyor. Barış, huzur, esenlik ve selamet dileklerimi sunuyorum.
Allah'a emanet olun. Servetiniz ana baba duası olsun. Teşekkür ediyorum."