Menü MİLLİ SES | ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER | UCUNCUSAYFAHABER.COM.TR
Tarih: 27.03.2026 17:04
Prof. Dr. Zühal Topçu: "Unutmayalım ki kadının güçlü olduğu yerde toplum güçlüdür"

Prof. Dr. Zühal Topçu: "Unutmayalım ki kadının güçlü olduğu yerde toplum güçlüdür"

Facebook Twitter Linked-in

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topçu, "Unutmayalım ki kadının güçlü olduğu yerde toplum güçlüdür; toplumun güçlü olduğu yerde Türk dünyası daha parlak bir geleceğe yürür" dedi.

İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü tarafından düzenlenen "Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir" temalı programın açılışında konuşan 

Prof. Dr. Zühal Topçu, "Bugün burada Şefika Gaspıralı'yı anmak, aslında bir tarih figürünü hatırlamaktan çok daha fazlasıdır. Bu anma, Türk dünyası kadınlarının geçmişten geleceğe uzanan büyük yürüyüşünün simgesidir" diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topcu'nun, İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü tarafından düzenlenen "Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir" temalı programda yapmış olduğu konuşma şöyle:

 

 

"Şefika Hanım'ın hayatı, sadece bir kadının mücadelesi değil"

"Saygıdeğer konuklar, kıymetli bilim insanları, sevgili dava arkadaşlarım,
Bugün burada, İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü'nün düzenlediği bu anlamlı etkinlikte, "Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir" başlığı altında, Türk kadın hareketinin öncülerinden Şefika Gaspıralı Hanımefendi'yi anmak ve onun mirasını konuşmak üzere bir aradayız.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak, bu açılış konuşmasını yapmaktan büyük bir onur ve sorumluluk duyuyorum. Çünkü Şefika Hanım'ın hayatı, sadece bir kadının mücadelesi değil; bütün bir milletin, özellikle Türk kadınının uyanışının, eğitimle yükselişinin ve fikir dünyasında söz sahibi oluşunun en parlak örneğidir.
1886'da Kırım'ın Bahçesaray'ında doğan Şefika Gaspıralı, büyük düşünür İsmail Gaspıralı'nın kızı ve en yakın yardımcısıydı. Şefika Gaspıralı, babası İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarını kadınlar için hayata geçiren eşsiz bir liderdir. O, henüz 20. yüzyılın başlarında, kadınların eğitim hakkı, mesleki gelişimi, toplumsal görünürlüğü ve düşünsel özgürlüğü için cesurca mücadele etmiştir.

Hayatının hiçbir döneminde zorluklardan yılmadı

1917'de Kırım Halk Cumhuriyeti'nin Kurultayı'nda milletvekili seçildi, başkanlık divanında yer aldı. Siyasette, eğitimde, basında aktif rol aldı. Hayatının hiçbir döneminde zorluklardan yılmadı: İki kez ölüm tehlikesi atlattı, eşini kaybetti, iki küçük çocuğuyla önce Azerbaycan'a, sonra Türkiye'ye sığındı. Yanında getirdiği dev arşiv, Türk uyanışının tarihi belgeleriydi. Türkiye'de yokluk içinde yaşarken bile Kırım Tatar Kadınlar Birliği'ni kurdu, Kızılay'da görev yaptı, Emel ve Kırım dergilerine yazılar yazdı. 1975'te İstanbul'da vefat ettiğinde geride, Türk kadınının onurlu mücadelesinin unutulmaz bir mirasını bıraktı.
Kıymetli katılımcılar, Şefika Gaspıralı'nın mücadelesi, 20. yüzyıl başlarında "Dilde, fikirde, işte birlik" idealini kadınlar üzerinden hayata geçirme çabasıdır. O, kadının cahil bırakılmasının milletin yarısını karanlıkta tutmak demek olduğunu çok iyi biliyordu. Bu yüzden eğitimde reformu, kız çocuklarının okullaşmasını, öğretmen olmasını, karar mekanizmalarında yer almasını savundu. Kendisi sadece bir kadın aktivist değil; bir milletin uyanışında, kadınların özgürleşmesinde ve Türk dünyasının modernleşme yolculuğunda unutulmaz bir semboldür.
Türk tarihine baktığımızda da kadın hep ön saftadır.
Tomris Hatun'dan günümüze, Türk kadını daima devlet aklının, toplum liderliğinin ve cesaretin sembolü olmuştur. Bu kadim miras bugün de devam etmektedir. Modern dünyada Türk kadınları bilimde, siyasette, sanatta, diplomaside ve girişimcilikte adından söz ettirmektedir.
Küreselleşen dünyada artık biliyoruz ki bir ülkenin gelişmişliği, kadınlarının güçlenmesiyle doğru orantılıdır. Kadının eğitime erişimi, ekonomik üretime katılımı, siyasette temsil gücü ve toplumsal haklar konusunda elde ettiği ilerleme sadece o topluma değil, bütün Türk coğrafyasına ilham vermektedir.

"Görevimiz; Türk dünyası kadınlarının dayanışmasını artırmak"

Bu nedenle bizim görevimiz;
Türk dünyası kadınlarının dayanışmasını artırmak, ortak projeler geliştirmek, kültürel bağlarımızı güçlendirmek ve her alanda daha fazla görünürlük sağlamaktır.
Küreselleşmenin sunduğu fırsatları kadınlarımızın yararına dönüştürmek; bilgiye, teknolojiye ve uluslararası iş birliklerine erişimlerini güçlendirmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü güçlü kadın güçlü aileyi; güçlü aile güçlü toplumu; güçlü toplum ise güçlü bir Türk dünyasını inşa eder.
Bugün burada bir kez daha ifade etmek isterim ki;
Türk dünyasının geleceği, kadınların kararlılığı, zekâsı, emeği ve cesaretiyle şekillenecektir.
Bugün, 21. yüzyılda, yapay zekânın, dijital dönüşümün, uzay teknolojilerinin hızla ilerlediği bir dünyada yaşıyoruz. Ama temel gerçek değişmedi: Bir milletin geleceği, kadınlarının eğitim seviyesine, fikir dünyasına ve toplumsal katılımına bağlıdır. Şefika Hanım'ın 1906'da matbaa ve dergi ile başlattığı uyanış, bugün bizim dijital platformlar, online eğitim ve teknoloji alanlarında kadınların öncü rolüyle devam ediyor.

Türk dünyasının kalkınması ve geleceği için 

Küreselleşen dünyada kadınların güçlenmesi, yalnızca bir toplumsal dönüşüm değil; aynı zamanda Türk dünyasının kalkınması ve geleceği için stratejik bir gerekliliktir.
Bugün Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırım'dan Türkiye'ye, Kırgızistan'dan Özbekistan'a kadar geniş bir coğrafyada kadınlar; eğitimde, siyasette, ekonomide, bilimde ve uluslararası ilişkilerde etkili roller üstlenmektedir.
Ancak bu ilerlemeyi sürdürülebilir kılmak için birlik gereklidir.
Tıpkı Şefika Gaspıralı'nın bir asır önce söylediği gibi:
"Kadınlar ilerlemeden milletler ilerleyemez."
Bu nedenle bizim görevimiz:
• Türk dünyası kadınlarının dayanışma ağlarını güçlendirmek,
• Ortak eğitim, girişimcilik ve liderlik projeleri üretmek,
• Genç kızlarımızı bilime, sanata, siyasete teşvik etmek,
• Kadınların karar mekanizmalarında daha görünür olmasını desteklemektir.
Unutmayalım ki kadının güçlü olduğu yerde toplum güçlüdür; toplumun güçlü olduğu yerde Türk dünyası daha parlak bir geleceğe yürür.
Bugün burada Şefika Gaspıralı'yı anmak, aslında bir tarih figürünü hatırlamaktan çok daha fazlasıdır.
Bu anma, Türk dünyası kadınlarının geçmişten geleceğe uzanan büyük yürüyüşünün simgesidir.
Cesaretin, bilginin, emeğin ve adalet mücadelesinin bir bayrak gibi devredildiğinin göstergesidir.

 

 

Şefika Gaspıralı gibi öncülerin izinde yürümek…

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, eğitimde millî ve manevi değerleri esas alan bir anlayışla, gençlerimizi -özellikle genç kızlarımızı- bilinçli, yetkin ve çağın gerektirdiği becerilerle donanımlı, ülkücü bireyler olarak yetiştirmeye büyük önem veriyoruz. Çünkü Şefika Gaspıralı gibi öncülerin izinde yürümek, sadece geçmişe saygı değil; geleceğe güçlü bir yatırım demektir.
Değerli katılımcılar, Şefika Hanım'ın hayatı bize şunu öğretiyor:
Cesaret, ilim ve vatan sevgisi birleştiğinde bütün engeller aşılır.
Kadın eğitilirse toplum eğitilir, millet aydınlanır.
Bu vesileyle, Türk dünyasının kadın, eğitim ve fikir alanındaki bu büyük öncüsünü saygıyla anıyor, onun fikirlerinin bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ettiğini vurgulamak istiyorum. 
İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı ve Yönetimine bu güzel organizasyon için teşekkür ederken, bugün panelde konuşacak bütün değerli akademisyen arkadaşlara da başarılar diliyorum.
Hepinize sağlık, başarı ve Türk dünyasının birlik ve dirliği için nice güzel çalışmalar diliyorum. 
Geleceği kuracak güçlü kadınların birliğinin, dirliğinin daim olması dileğiyle saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —