Devrim hareketleri, fikri hazırlık, örgütlenme, propaganda, ayaklanma ve ihtilal aşamalarından oluşur. Devrimin vazgeçilmez unsurlarından biri de dış destektir.
Suriye Devrimine Türkiye'nin verdiği desteğin Türk Milliyetçileri tarafından benimsenmesinin 100 makul sebebi vardır:
1- 1970'te Hafız Esad'ın iktidara gelmesiyle benimsenen "Büyük Suriye" politikasının hedefleri arasında Türkiye'nin güney illeri, Hatay ve Kıbrıs da vardı. Suriye İsrail'e ikinci kez yenilince Suriye'nin genişleme politikası "düşmanlarını yenemiyorsan güçsüz bırak" konseptine dönüştü.
2- Suriye, 1939'dan sonra Türkiye'yle arasındaki Hatay sorununu, Hatay'daki Arapları Şam'a bağlı kılmak ve Türk ulusunun bir parçası olmalarını önlemek için sürekli canlı tutmuş, yasa dışı THKP-C ve Arap Kurtuluş Ordusu gibi yasa dışı örgütlerin koruyucusu olmuştur.
3- Atatürk'ün yemin ettiği Misak-ı Milli, Suriye'nin kuzeyindeki Keseb- Tel- Rıfat- Deyrizor hattından Musul ve Süleymaniye'ye uzanmaktadır. Sykes Picot ve Mondros hatlarının yapay olması, Türkiye'yi Suriye'deki sınır değişiklikleri konusunda duyarlı kılmaktadır.
4- PKK kurucusu Abdullah Öcalan 1980'de Şam'a sığındı. Suruç'tan Suriye'ye geçen Öcalan'ın Ayn'el Arap'taki ayak izi, zamanla "Kobani"yi bir terör köprüsü haline getirdi. Diyarbakır cezaevinden çıkan "devlete düşmanlaştırılmış" PKK'lılar Bekaa'ya giderken aynı yolu kullandı.
5- Suriye 1984'e kadar Lübnan'ın Bekaa'da yapılan "gerilla eğitimi"nden sonra Türkiye'ye karşı PKK aracılığıyla bir vekalet savaşı (Proxi war) yürüttü. Bu sırada Suriye Kürtlerini, "etnik gestapo" PKK sopasıyla baskılamaktan ve kimliksiz (maktum) bırakmaktan da geri kalmadı.
6- Türk Milliyetçilerinin, Türkiye'nin yumuşak karnı olan 911 km.'lik güney sınırında İngiltere, Fransa ve İsrail'den sonra ABD, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu bir iç savaşa duyarsız kalması, Türkmenleri ve Türkiye'ye müzahir Arapları yüz üstü bırakması akıl dışı bir beklentidir.
7- Suriye Kürtleri, iç savaşta PKK'nın güdümüne girerek bir özerklik politikasına yönelmiştir. Yıkılması Türkiye'nin lehine olan Esad rejimiyle anlaşarak, Türk dostu Arap ve Türkmen muhaliflere saldırmaya başlamışlar, Arap aşiretlerini rejime vekalet ederek rehin almışlardır.
8- Ruslar rejime sorun yaratmayıp Sünni öldürmeye devam ettiği sürece PKK'nın yanındadır.
İran da rejime sadık kaldığı sürece PKK'dan memnundur. Rusya'nın ve İran'ın Türkiye'yi güneyden kuşatması Türkiye'nin İslam dünyasıyla kara bağlantısını kesecek ciddi bir problemdir.
9- IŞİD faktörü ortaya çıktıktan sonra ABD, kaostan yararlanarak Barzani modelini Suriye'de uygulamaya koymuş ve CENTCOM vasıtasıyla SDG görünümlü PKK ile temas kurmuştur. SDG'ye binlerce TIR silah yardımı yapması, Türkiye için en ciddi sınır güvenliği tehdidine yol açmıştır.
10- İsrail, Türkiye'nin Gazze'ye olan Türk ilgisine misilleme olarak 7 Ekim 2023'ten sonra "Arz-ı Mevut"a esas olmak üzere Kürtçü propagandayı artırmıştır. İsrail'in mistik hedefleriyle ABD'nin Erbil'den Akdeniz'e uzanan Petrol istasyonu politikası birbiriyle uyumludur.
11- Suriye'nin kuzeyinde, Irak'taki Kandil dağlarındaki gibi korunaklı dağ yamaçlarından mahrum olan Suriye PKK'sı, bunun yerine geniş bir tünel ağ sistemi kazarak Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Milyarlarca dolarlık petrol geliri PKK'nın kontrolüne girmiştir.
12- Sünni Kürtlerin normal şartlarda Sünni ÖSO Arapları ve Türkmenleri gibi Türkiye'ye yakın olması beklenirken Marksist PKK'nın, Kürtleri, Sosyalist BAAS rejimine emanetçi yapması ve isyancı muhalefetin dışında tutması, Türkiye'nin zararına olan bir istihbarat operasyonudur.
13- Dolayısıyla Apo'ya Şam'da 20 yıl ev sahipliği yapan ve PKK'ya Bekaa kamplarını açan, kendisi Kürtlere kimlik bile vermeyen ve PKK vasıtasıyla kendi maktum ve mazlum Kürtlerini de denetim altına alan Suriye BAAS rejiminin yıkılması Türkiye'nin çıkarlarına uygundur.
14- Bu rejimin yumuşak karnı demografik yapısıdır. Halkın %70'i Sünni Arap'tır. %15'lik Kürt ve Türkmen'i de katarsak geriye %15'lik Nusayri- İsmaili- Dürzi ve Hristiyan ittifakı kalır. Bu gruplar, 1055'te Tuğrul Bey Bağdat'a girdiğinden beri Türk düşmanı ve Haçlı dostudur.
15- Suriye, Türkiye'de Laik sistemin yanlış uygulanmasından yola çıkarak, ulusal bütünlüğü bozmak ve PKK'nın etkisini Kürtlerde Alevilere doğru yayarak mezhepçi BAAS kafasını Türkiye'ye ihraç etmek için elinden geleni yapmıştır.
16- Sivas Madımak olayı ve Başbağlar katliamı, tipik istihbarat operasyonlarıdır. Bir plan program dahilinde "Sünniler Sivas'ta Alevileri katletmiş!" Alevilerin intikamı, iki gün içinde aynı sayıda Sünni Türk köylüsü Kürtçü PKK tarafından katledilmek suretiyle alınmıştır.
17- PKK kurucularındaki Rıza Altun, Mustafa Karasu, Kesire Öcalan, Sakine Cansız gibi Kürtçe bilmeyen Dersim grubunun etkinliği dikkate alındığında bunun Alevileri Kürtlere bağlayarak Türkiye'den koparma operasyonu olarak tezgahlandığı açıktır.
18- Türkiye'de milletin birliği ve devletin bekası, misak-ı milli- Hatay, din kardeşliği, vatanın bütünlüğü, milletin esenliği gibi kaygıları olmayan DHKP-C gibi mezhepçi marjinal gruplar, Türkiye'ye karşı Sosyalist BAAS rejiminin ve PKK'nın yanında yer almışlardır.
19- Sovyet dostu, oligarşik bir mezhep diktatörlüğüne karşı ayaklanan bir Sünni çoğunluğun demokratik bir düzen tesis ederek Türkiye için bela olmaktan da çıkması için Türkiye'nin Suriye Devrimini desteklemesi "Mütekabiliyet" hakkına uygundur.
20- Sünni İslam'ı Laiklik için bir tehdit olarak gören CHP, İP, DEM gibi bazı yapıların da Ak Parti iktidarına denk gelen Suriye iç savaşında Şam ve Lazkiye eksenli BAAS rejimine Ankara'dan daha fazla itibar ettikleri açık beyanlara yansımıştır.
21- Sosyalist BAAS rejiminin Laiklik açısından içerideki Muhafazakar Sağ iktidardan daha kabul edilebilir olduğu tezi, Türkiye Cumhuriyeti'nin de mandacılar eliyle kurulmuş bir azınlık rejimi olduğu algısına yol açar ki bu inkılap anlatısının sonu olur.
22- Suriye iç savaşının başlarında (22 Haziran 2012) Doğu Akdeniz'de devriye uçuşu yapan bir Türk savaş uçağının, Rusya destekli Suriye rejim güçleri tarafından uluslararası sularda vurulması Türkiye'ye yapılmış bir meydan okumadır.
23- PKK'nın, 40 yılın sonunda ABD'nin ve İsrail'in kucağında bir petrol projesinin saha elemanı olarak kullanılması PKK'nın derin bir güvenlik kanserine dönüştüğünü ve çok sağlam bir neşter gerektirdiğini gösteren belirtilerdir.
24- Suriye İç Savaşı başladıktan sonra Abdullah Öcalan, "Kürt bölgelerini korumak için 15.000 asker hazırlamalısınız. Bu stratejiyi uygulamazsanız ezileceksiniz… Her genç Kürt, vatanını korumak için orduya katılmaya hazırlanmalıdır." Demiştir.
25- Öcalan'ın mesajından bir gün sonra (3 Ekim 2012) Tel Abyad'da Özgür Suriye Ordusu'nu ateş altına alan Suriye topçusunun Urfa/Akçakale'ye attığı top mermileri, kadın ve çocuk 5 Türk vatandaşının ölümüne 9 vatandaşın yaralanmasına yol açtı.
26- Suriye iç Savaşıyla birlikte, Türkiye'ye rejim tarafından yaklaşık 4 milyon Suriyeli sürülmüştür. Bu durum, Suriye Türkmenlerini de kapsayan bu "etnik temizlik" Misak-ı Milli'nin güney sınırıyla ilgili milli hedeflerle çelişen kalıcı bir demografik hamledir.
27- Seküler olduğundan bahisle Kendisini BAAS rejimine isyancılardan daha yakın gören Atatürkçülerin bu konudaki pasif ve riyakar tutumu, Atatürkçülüğün sorgulanmasına ve dahili toplumsal kırılmalara yol açmıştır.
28- Farklı dil ve milletten bu çapta bir işsiz nüfusun barınma, beslenme ve istihdamında Türk milletinin verdiği başarılı insanlık sınavı, Türkiye Cumhuriyeti'ni Suriye iç savaşının kaderini tayin konusunda hak ve inisiyatif sahibi kılmıştır.
29- Suriye'den kovulan Sünni Arap ve Türkmen nüfusun evlerine geri dönebilmesinin Suriye iç savaşının Türk düşmanı Suriye rejiminin yıkılmasına bağlı olduğu açıktır. MİT'in bu amaçla aldığı inisiyatifin, jandarma tarafından önlenmesi vatana ihanettir.
30- Sınır hattında rejimin emanetçisi PKK kantonları kurulmuştur. Türkiye'nin rahat operasyon yapabildiği Kuzey Irak'ın aksine hava sahası Rusya veya ABD tarafından korunan bir Kürt özerkliği, Türkiye'nin yumuşak karnına vurulmuş bir hançer olacaktır.
31- PKK kantonları, Türkiye sınırında binlerce kilometrelik tünel hatları kazmıştır. Sınıra yakın bölgelerde üç katlı yer altı terör karargahları kurulmuştur. Bu durum, Kandil'in 1200 km. batıya taşınmasıdır. Bu tünel bataklığı aktif hale gelmeden kurutulmalıdır.
32- Dera'da başlayan, Hama, Humus ve Halep'e yayılan demokratik gösterileri ateşli silah kullanarak bastıran Kanlı Suriye rejimi, Rusya'dan İran'dan, PKK'dan ve Lübnan Hizbullah'ından destek alarak Sünni Arap çoğunluğun ve Türkmenlerin yaşadığı bölgeleri havadan bombalamıştır.
33- Suriye Hava Kuvvetleri, 1970'lerden beri isyan bastırmak amacıyla organize olmuştur. BM'nin Suriye'de işlenen insanlık suçlarının araştırılması yönündeki kararları, defalarca BM'deki "veto hakkı bulunan büyük 5"ten biri olan Rusya tarafından veto edilmiştir.
34- Bu arada Rusya'nın Suriye'deki rejim yanlısı müdahaleleri zaman zaman Suriye hava sahasını Türkiye'ye kapama, zaman zaman da Türkiye'nin hedefindeki PKK unsurlarına bayrak, hava ve yer desteği sağlama gibi düşman eylemlerle devam etmiştir.
35- 1700'lerin başından beri "Sıcak Denizlere İnme Ülküsü"yle Osmanlı Devleti'nin yıkılmasında birinci pay sahibi olan Rusların Türkiye'yi güneyden kuşatmasını önleyerek dost bir Suriye rejiminin kurulmasını sağlamak Kızılelma ülküsüne uygun bir beka çabasıdır.
36- Aynı şekilde yüzyıllarca Anadolu'nun inanç fay hatlarıyla oynayan İran Şia'sının, Lübnan, Filistin ve Mısır'a, Türkiye'yi baskılayacak ve karıştıracak şekilde nüfuz etmesi Türk Milletinin huzurunu bozacak, milli çıkarlarımıza aykırı bir Fars emperyalizmidir.
37- Gezi Parkı olaylarında (Haziran 2013) şehit polis memuru dışında hayatını kaybeden 5 vatandaşımızın da Alevi olması, Hatay'da bazı kitlesel provokasyon arayışlarına gidilmesi, bu olaylara Suriye İstihbaratının müdahalesi yönündeki kaygıları artırmıştır.
38- 17-25 Aralık 2013 Olaylarının Suriye iç savaşı, Batı Kürdistan, Arz-ı mevut, David koridoru projeleri doğrultusunda Türkiye'yi zayıflatmaya yönelik bir istihbarat operasyonu olup olmadığı bugüne kadar hiç sorgulanmamıştır.
39- Kısa bir süre içinde "Baş Çalan, Haramzadeler, Acem Uşakları" gibi abone isimleriyle You Tube'a yüklenen videoların her biri, ön bilgileri, açıklamaları ve renkli yazılarıyla birer propaganda bombasıydı. Olayın İran'la ilişkili olduğunu gösteren pek çok belirti vardır.
40- Böyle bir operasyonun tarihçi gözüyle görülebilen iki hedefi vardır:
1- Türkiye'de iktidarı paylaşan Sünni cepheyi bölerek çatıştırmak.
2- Türkiye'yi zayıflatarak Suriye cephesinde Rusya'ya, İran'a, Hizbullah'a ve Rejimin Şebbihalarına saha avantajı sağlamak.
41- İstihbarat örgütleri savaşlarda vites büyütürler. Nitekim 1 Ocak 2014'te Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ve 19 Ocak 2014'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde Suriye'ye silah götürdüğü iddia edilen MİT TIR'larına jandarmanın yaptığı çevirme, tam bir istihbarat operasyonudur.
42- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 9 Ocak 2014 Cuma günü, "Türkmenlere yardım götüren TIR'la ilgili arama olayı olduğunda savcıya konunun Başbakanın bilgisi dahiline olduğu söylendi ama buna rağmen kararında ısrar etti." Demiştir.
43- Suriye'de Türkmenlerin de olduğu ÖSO'ya silah götüren kamyonların Başbakan'a rağmen yolunun kesildiği bir Türkiye'de, Türk Milliyetçilerinin kayıtsız kalması düşünülemez. Bu tablonun değişmesi için yapılacak her siyasi faaliyet, Ülkücü bir faaliyettir.
44- Dolayısıyla madem ki tehdit Türkiye'nin başına yönelmiştir; öyleyse devletin başındaki güvenilir şahsın yetkilerini artırarak güvenilmezleri temizlemek yönünde bir sistem değişikliğine gitmek Devlet Bahçeli'nin aklına bu dönemde gelmiş olmalıdır.
45- Yarı başkanlık sistemi ve Cumhur ittifakının temelleri burada atılmaya başlamıştır.
Devlet Bey'i tanıyanlar, onun Milli hakimiyet, devlet terbiyesi ve bürokrasi ahlakı konusundaki silsile-i merâtib ve teşrifat hassasiyetini bilirler.
46- Bir Jandarma timinin MİT'e çevirme yapmasının ne demek olduğunu ve devletin nereye doğru gitmekte olduğunu artık kimsenin Devlet Bey'e anlatmasına gerek yoktur. O, habere ve bir iki fotoğrafa bakınca anlayacağını anlamıştır.
47- Türkiye'nin 96 km.'lik Cerablus- Afrin hattında IŞİD'e yol verdiği ve IŞİD'e MİT TIR'larıyla silah gönderdiği iddiasının FETÖ eliyle haberleştirilip, Aydınlık ve Cumhuriyet tarafından manşete taşınması, dış politikadaki geleneksel milli birliğin bozulduğunu göstermektedir.
48- 6-8 Ekim 2014 olaylarıyla 50 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi ve binlerce aracın ve kamu binalarının (Suriye benzeri manzaralarla) tahrip edilmesi, Türk Milleti'nin sabrını taşıran ve Milliyetçi Hareketin inisiyatif almasını gerekli kılan olaylar arasındadır.
49- Türk topraklarının bir 29 Ekim 2014 günü Kobani'ye kolunda Amerikan bayrağı taşıyan Peşmergelerin küstahça geçişi için kullandırılması, bir hükümet kararı olmakla birlikte Türk Milliyetçilerinin Suriye Devrimcileri yanında saf tutmasında etkili olmuştur.
50- Musul konsolosluğumuzun Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından basılması ve Türkiye'nin müdahaleden kaçınması, dönemin "stratejik derinliği"ne uygun gibi görünmekle birlikte, hükümetin yumuşak tutumu, Türk Milliyetçilerinin beklentisini karşılamaktan uzaktır.
51- Kimliğini gizleyerek olası bir baskı ve şiddetten kurtulan Başkonsolos Öztürk Yılmaz, daha sonra muhalif bir parti kurarak politikaya atılmış, hükümeti kökünden eleştiren bir muhalefet başlatmıştır. Bunlar 300 yıllık Türk hariciyesinde görülen olaylar değildir.
52- Süleyman Şah türbesinin 22 Şubat 2015 Karakozak'tan gece karanlığında Kobani Eşme'sine taşınması Türk Milliyetçilerinin güney cephesine olan duyarlılığını iki kat daha artırmıştır. Bunun PYD kantonlarının tanınmasına yönelik "danışıklı" bir çalışma olduğu anlaşılmıştır.
53- Nitekim, TBMM'nin 23 Şubat 2015 tarihli oturumunda, HDP Van Milletvekili Nazmi Gür, "Süleyman Şah Türbesi'ne ilişkin açıklamasında: "Bundan sonra, Türkiye Hükûmetinin Kobani'yle birlikte 3 kantonu tanımasını ve 3 bölgedeki 3 sınır kapısını açmasını" teklif etmiştir.
54- TBMM çatısı altında Türk ordusunun bir askeri operasyonu, bir terör örgütüne muhtaç kalarak yapabildiğinin iddia edilmesi Türk Milleti için büyük bir utançtı. Öyleyse hiçbir Türk Milliyetçisinin bütün bunlar olup biterken "Suriye'de ne işimiz var?" deme hakkı yoktu.
55- Abdullah Öcalan'ın 21 Mart 2015'te Diyarbakır Nevruz mitinginde okunan mektubunda, Kobani direnişi ve zaferi selamlandıktan sonra. Bu temelde gelişen "Eşme ruhu"nu, halklarımız arasında gelişen yeni tarihin sembolü olarak selamlıyorum" demiştir.
56- 15 Temmuz 2016'dan sonra sınıra 35 km. mesafede bulunan ve DEAŞ'ın elinde El Bab'a başarılı bir operasyon düzenleyebilen Türkiye, 28 km. mesafedeki Karakozak'a kadar bir zırhlı tugayla yürüyemez miydi? Türkiye'nin bir kumpasla karşı karşıya olduğu açıktı.
57- Ahmet Davutoğlu 22 Mayıs 2015'te askerler tarafından Eşme'de yapılan biriket türbeyi ziyaret etmiştir. Bu arada PYD sözcüsü Ömer Eluş, bu ziyareti engellemediklerini, IŞİD'le mücadelede Türkiye'yle ortak çıkarları olduğunu ifade etmiştir.
58- Bir Rus savaş uçağının mütekabiliyet etkisi yaratmak üzere düşürülerek Türkiye'nin elinin kolunun bağlanması ve Yaralı pilotu yerde "Bozkurtların öldürdüğü" iddiasıyla Türk Milliyetçiliğinin Rusya çapında yargılanması gibi pek çok ağır gaflar ve yanlışlarla yürütülmüştür. (24 Kasım 2015)
59- Bu dönemde Türk- Rus ilişkilerinin bu çapta bozulması nedeniyle Türk Kengeşi (bugünkü Türk Devletleri Teşkilatı) 2 yıl boyunca toplanamamıştır. Türk- Rus ilişkileri Suriye'de gerildikçe özellikle Kırgızistan ve Özbekistan'ın bu yöndeki cesareti kırılmaktadır.
60- Bu günlerde PKK Terör örgütü, Suriye'deki yapılanmasını tamamlamış Türkiye'yi güneyden kuşatacak şekilde Kamışlı- Resulayn- Tel Abyad- Aynel Arab (Kobani) Cerablus – Afrin – Türkmen Dağı hattında "Batı Kürdistan" (Rojava) projesini hayata geçirmeye başlamıştır.
61- Selahattin Demirtaş'ın "PYD Fırat'ın batısına geçecek siz de mal mal bakacaksınız" dediği yer burasıdır. Sahada üç aktif düşman unsur vardır. 1- Amerikan destekli PYD, 2- Rusya ve İran destekli Suriye rejim güçleri 3-Onların operasyon poligonu olarak kullandığı DEAŞ…
62- Rus uçağının düşürülmesinden sonra başından ÖSO'ya hava gücüyle destek olma şansını kaybeden Türkiye, Suriye'ye Özel Kuvvetlerle sızmak zorunda kalmıştır. Harekat düzenlediği ilk kasaba ise çok sayıda Türkmen köyüyle çevrelenen Azez kasabasıdır.
63- PYD'nin esir almaya çalıştığı Azez çevresinde 97 tane Türkmen köyü vardır. (Ayrıntılı bilgi için Bkz. Prof. Mustafa Kafalı, Suriye'deki Türkmen köyleri ve Ankara Antlaşması'nın Hükümleri, Töre Dergisi, 1973)
64- Yaklaşık 100 Türkmen köyü, tamamen Türkiye'ye bakar ve savunmasız haldedir. Türkiye'ye düşman olan unsurların tamamı bu köylerde yaşayan insanları Türk ajanı olarak görmekte ve fırsatını bulduğu anda katletmektedir.
65- Suriye'de toplam 523 Türkmen köyü vardır. Türkiye'nin FETÖ güdümlü avarelik yıllarında Türkmenleri silahlandırma, eğitme ve donatma konusunda geç kaldığı böyle bir iç savaşa hiçbir Türk Milliyetçisinin kayıtsız kalması mümkün değildir.
Ak Parti, 7 Haziran 2015 seçimlerinde iktidarı kaybetti. Devlet Bahçeli, 7 Ekim akşamı yaptığı basın toplantısında içinde HDP'nin olacağı hiçbir iktidar formülünün içinde MHP'nin yer almayacağını gerekirse MHP'nin tek başına muhalefette kalacağını açıkladı.
Böylece MHP lideri, CHP'den gelen "Başbakanlığı MHP'ye verebiliriz" teklifini dahi elinin tersiyle iterek bir yeniden seçim sürecini başlatmış oldu. Hükümet PKK'yla mücadeleyi yeniden başlatmak zorunda kaldı, 20 Temmuz 2015 itibariyle F16'lar Kandil'e doğru havalandı. .
66- 20 gün sonra (10 Ağustos 2015) Rus haber kanalı Sputnik'te bir haber çıktı: "Türk askeri, Sultan Murad Tugayı görünümüyle Suriye'ye girmiş"ti. BBC'de de "600 Türk askerinin Türkmen köylerine konuşlandığını" iddia ediliyordu. Bunlar, bize tanıdık gelen "kozmik" davranışlardı.
67- Bir iktidar partisi için meclis salt çoğunluğunu kaybetmek kadar meşru bir baskı aracı yoktur. Dolayısıyla Ak Parti ile MHP arasında, Cumhur İttifakı'na dönüşecek yönetim birliğinin temellerinin 2015 yılında yapılan iki seçimin arasındaki bir tarihte atıldığını düşünebiliriz.
68- Türkiye'nin PKK'nın şehir yapılamasından, yayla hakimiyetinden, FETÖ kumpaslarından ve askeri vesayetten kurtulmasıyla sonuçlanan bu süreçte Türk Milliyetçilerinin hem Cumhur İttifakını hem de Suriye siyasetini takip ederek desteklemeleri, ülkücü iradeye uygundur.
69- Türkiye'nin açıktan sahaya inmesinin nedeni, PYD'nin ele geçirdiği her noktada ve en son Tel Abyad'da etnik temizliğe kalkışması, Araplara, Türkmenlere ve hatta muhalif Kürtlere hayat hakkı tanımaması, onları Türkiye'ye doğru sürmesidir
70- Azez koridoru, IŞİD bahanesiyle ABD desteği alan ve Kobani-Afrin arasındaki Türkmen yurtlarını istila etmeye çalışan PYD için stratejik öneme sahipti. Aynı günlerde Türkiye "Azez'e girmeye çalışan IŞİD militanlarına ve YPG'lilere de izin verilmeyeceğini" resmen açıkladı.
71- ABD tarafından SDG görünümü verilen PYD'nin Tişrin Barajı'nı ele geçirmek amacıyla 23 Aralık 2015'te başlattığı operasyon 27 Aralık'ta tamamlanmıştı. PYD, Türkiye'nin "kırmızı çizgimiz" dediği Fırat nehrini geçmiş ve Menbiç yönündeki unsurlarla çatışmaya başlamıştı.
72- Selahattin Demirtaş'ın "PYD Fırat'ı geçecek siz de mal mal bakacaksınız" dediği bu "çizgiyi aşma" olayı karşısında Hürriyet Gazetesi, PYD'nin kuzeye değil güneye doğru gittiğinden, IŞİD'in önünün kesilmesinden, ABD'nin verdiği güvencelerden bahsederek kamuoyunu oyalıyordu.
73- ABD, PYD'ye umut ve silah vermeye devam etmesiyle geçen 6 ayın sonunda Anadolu Ajansı şu haberi geçti: "PYD Azez'i kuşattı!.." (11 Şubat 2016) Sahada Amerika ve Rusya'yla aynı anda vekalet savaşlarına girişmiştik ve ufukta 15 Temmuz yavaş yavaş yaklaşıyordu.
74- Aynı günlerde Rusya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acilen toplantıya davet etti. TSK'nın Suriye sınırına yaptığı yığınağın bir kara harekâtına dönüşmesini önlemeye yönelik 19 Şubat 2016 tarihli Rus önergesi ABD tarafından veto edildi.
75- Rusya'nın PYD'ye verdiği destek, bu PKK omurgalı Sosyalist yapının rejimle anlaşmalı olarak Sünni Araplara ve Türkmenlere karşı savaşmasından kaynaklanıyordu. ABD ise çift taraflı oynayan YPG'yi IŞİD'le savaştırıp bir süre kullanıp sonra Devrimcilerin önüne atmayı planlamıştı.
76- Türk- Amerikan ilişkileri Kuzey Irak'taki Çekiç Güç olayında da gerilmiş, ABD Ankara'da Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'i taşıyan uçağımızı düşürmüş, Ege denizinde ise birlikte tatbikattan dönen Muavenet Muhribimizi iki füzeyle vurarak 5 askerimizi şehit etmişti.
77- Süleymaniye'de Özel Kuvvetler timine çuval geçirmesi de Kürt koridoru ile ilgili hamlelerdi. Öyleyse şimdi Amerika'ya karşı Suriye platformunda açık oynama zamanıydı. Türk Milliyetçilerinin bu geç kalmış Kızılelma yolculuğunun dışında kalması ancak ahmaklıkla açıklanabilirdi.
78- Bu dönemde dağ başında jandarmaya plastik kalkan tutuşturulması, şehir içinden geçirilen Türk piyadesinin yuhalatılması ve Kobani'ye geçirilen peşmergenin alkışlatılması, ABD'nin Türkiye'yi FETÖ eliyle "Kürt Planı" karşısında dirençsiz bırakma operasyonlarıdır.
79- CIA eğer bunları yapmıyorsa acaba ne yapıyordur? Dolayısıyla Suriye cephesi, Türkiye'nin uzun zamandır sırtında taşıdığı Amerikan kamburundan da kurtulma fırsatı sunmuştur, Türk Milliyetçilerinin bu cepheden kaçarak KHK edebiyatı yapması korkaklıktır.
80- Bütün bu olaylara neden olan sıcak çatışma sahası Suriye'dir. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü 22 ülkenin sınırlarını değiştirmesi planlanan BOP projesine hazır hale getirme çabalarıdır. Bu olaylara ve çabalara karşı Türk Milliyetçilerinin duyarsız kalması ahmaklıktır.
81- Türkiye'nin Azez'deki Türkmen yakınlaşmasının dikkatleri Halep'in kuzeyine çektiği günlerde Amerikalı gazeteci Mike Whitney, "Türkiye Suriye'ye askeri bir müdahalede bulunursa ABD, Türk ordusundaki ve MİT'teki ajanlarını kullanarak ortaya çıkan zayıflıklardan faydalanacak..." diyordu.
82- Whitney bununla da kalmıyor, "Sorun çıkaran Erdoğan'dan Washington'ın yönettiği bir darbeyle kurtulmak, CIA'nın Kiev'de yaptığının bir benzeri olacaktır" diye devam ediyordu. Yani 15 Temmuz'da yaşadığımız darbe girişiminin Suriye'den kaynaklandığını anlatıyordu.
83- Bu haber, hem Erdoğan'a tehdit hem de tasfiye kaygısıyla YAŞ'ı bekleyen cemaate açık bir ittifak çağrısıydı. Darbe, Ankara'da bir haftalık askeri kesintiye bile yol açsa; PYD Azez'e girecek, IŞİD buharlaşacak, El Bab ve Tel Rıfat'la birlikte "Rojava devrimi" tamamlanmış olacaktı!
84- Takip eden aylar içinde PYD'nin Menbiç yönündeki ilerleyişi devam etti. Amerikalılar, Türkiye sınırının güneyinde kalan ve IŞİD tarafından kontrol edilen 90 km'ye "Menbiç boşluğu" adını veriyor ve bu "boşluğu" müttefiki PYD ile doldurmaya çalışıyordu.
85- Bu sırada Paris ve Brüksel gibi Avrupa başkentlerinde "Amerikan-PYD ittifakını pekiştiren" patlamalar meydana geliyordu. 22 Mart 2016'da Brüksel'de gerçekleşen patlamadan sonra Amerikan gazeteleri: "ABD ile Türkiye arasında Menbiç Anlaşmazlığından" bahsediyordu.
86- Haberlerde batılı istihbarat birimlerinin: "Paris ve Brüksel saldırılarıyla bağlantılı olan bazı teröristlerin Suriye-Türkiye sınırının güneyinde Menbic'i çevreleyen 96 km uzunluğundaki yolu kullandıkları" iddiasına özellikle yer veriliyordu.
87- ABD "Suriye'nin Seküler Kürtleri" lehine kamuoyu oluşturmak için IŞİD'e Avrupa başkentlerinde patlamalar yaptırılırken Türkiye'de Sol muhalefet, fonlanmış gazeteciler, FETÖ ve PKK hep bir ağızdan "Türkiye'nin IŞİD'e silah yardımı yaptığını" iddia ediyordu.
88- 15 Temmuz ihanetinin Menbiç boşluğu ile ilişkili olduğuna dair pek çok emare vardır.
Mossad IŞİD'i, "Kürt kızıl elmasının çapası" olarak kullandı. PYD, CIA'nın tırmığı, FETÖ de aynı hedefin kazmasıydı. PYD, 4 yıldır alamadığı Menbiç'i 15 Temmuz kaosunu takip eden bir ay içinde aldı.
89- 15 Temmuz Darbesi, başarısız olunca ilk kutlama 16 Temmuz günü Azez'de Türkmenler tarafından yapıldı. 50 bin nüfuslu kentte 5 x 10 metrelik Türk bayrağı, Özgür Suriye bayraklarıyla yan yana dalgalandırıldı. Manzara bize bir Anadolu kasabasındaki bayramları hatırlatıyordu.
90- Bütün bunlar, Türk- Amerikan ilişkilerinin vekalet savaşı boyutunda sarsıldığı Menbiç boşluğunun 15 Temmuz darbe girişiminin dış politik nedenlerinin Suriye cephesinde uç verdiği mesajını veriyordu. Türkiye darbeyle zaafa düşecek, Kobani Afrin'le birleşecekti.
91- 15 Temmuz 2016'dann sonra İncirlik ve Diyarbakır'daki Amerikan üsleri uçuşa kapatıldı. Türkiye Rusya ile olan ilişkilerini düzeltti ve Suriye'de PKK'ya alan açarak İsrail'in çıkarlarını stratejik ortaklığının önünde tutan ABD'ye karşı daha bağımsız bir siyaset izlemeye başladı.
92- Fethullah Gülen'in faaliyetlerini yasaklayan ilk ülke olan Rusya, Türkiye'nin FETÖ'den kurtulma hamlelerini kararlılıkla destekledi ve Andrey Karlov'a yönelik IŞİD havası verilmiş aptal suikast girişimine rağmen Türkiye'nin ABD'den uzaklaşması umudunu canlı tuttu.
93- Bu süreçte Türkiye, Gülen cemaatinin Türk Cumhuriyetlerindeki etkinliğini kırma çabası içindedir.
Aynı zamanda Uçak krizi döneminde Suriye sınırının sorumluluğunu taşıyan ve ABD ile işbirliği içinde olması muhtemel komutanlar yargılanmakta ve çeşitli cezalar almaktadır.
94- 15 Temmuz darbe girişiminin BOP planının bir cephesi olan "Menbiç Boşluğu"ndan kaynaklandığının kanıtı 15 Temmuz'dan hemen sonra başlayan ve El Bab'a kadar uzanan Fırat Kalkanı operasyonunun Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı Paşa tarafından yönetilmesidir.
95- "Operasyonun aslında 24 Kasım 2015 civarında yapılacağı" sonradan ortaya çıkan bilgiler arasında… Kırmızı çizgilerimiz çiğnenmeden önce Menbiç'i PYD'den, Cerablus'u da IŞİD'den koruyabilirdik. Ancak 24 Kasım'da Rus uçağının düşürülmesi, bunu imkânsız kılmıştır.
96- Türkiye, böylece Rusya ve İran'la birlikte Astana barış sürecinin üç garantör ülkesinden biri olmuştur. Bu süreçte Idlib bölgesine sığınmış olan Sünni Arap ve Türkmen nüfusun güvenliğinin sağlanması için Türk karakolları ve mevzileri kurulması Soçi mutabakatıyla imza altına alınmıştır.
97- İşte bu gözlem noktalarından birine intikal halindeki askeri birliğimiz Rusya ve Rejim uçakları tarafından hava saldırısına maruz kalmış ve 34 Askerimiz şehit edilmiştir. Gerçi intikamımız misliyle alınmıştır, ancak bu olay başlı başına bir savaş sebebidir.
98- Bütün devrimciler devrim hareketi başarıya ulaşana kadar illegaldir. Atatürk ve Lenin'e de müesses nizam tarafından "âsi" denilmişti. Hain, eşkıya veya terörist de denilebilirdi. Ancak Devrim tamamlanınca Devrimci artık Cumhurbaşkanı'dır. Alışıp- alışmamak bizim işimiz değildir.
99- Türkiye 5 düşman komşudan kurtulmuş, 1 dost komşu kazanmıştır. Türkiye'yle Suriye'nin dış ticaret hacmi, %50'nin üzerindedir, ihracat ve ithalat rakamları TC- KKTC'nın 5'er puan önündedir. Canı yananlar, Kürtçüler, Komünistler, Mezhepçiler ve Siyonistlerdir. Allah kerimdir.
100 (son)Bütün bunlara rağmen "Türkiye'nin Suriye'de ne işi var? Neden sakallı muhalifleri destekliyoruz? PYD sekülerdir, El Şara El Kaidecidir, falan filan…" diyen sahtekâr bir kafaya Milliyetçi bir yüreğin kan pompalaması mümkün değildir.
Şükrü Alnıaçık
7 Şubat 2026