Selçuk DÜZGÜN / DÜZGÜN'CE

Tarih: 20.02.2026 16:15

Enerji gücümüzün demokrasi ile sınavı

Facebook Twitter Linked-in

Azerbaycan Cumhurbaşkanı ABD 'ye Barış Kurulu toplantısı için gitti...
Kaldığı otelin önünde  Cumhurbaşkanı Aliyev'e protesto girişiminde bulunuldu.

Buraya kadar normal mi ?
Değil.
Hiçte normal değil.

Uluslararası protokoller gereği devlet başkanlarına Koruma prosedürleri vardır.

Bu prosedürleri ugulamakla yükümlü olan devlet ziyaret edilen devlettir.

Eğer o devlet görevini yerine getiremezse ilgili devlet başkanı kendi kendini korumak zorunda kalır.

İşte bunu net örneğidir ;ABD' de Azerbaycan Devlet Başkanının yaşadığı.

Yani!

Yanisi sayın cumhurbaşkanım protesto edilmek istenmiş fakat protestocuları etkisiz hale getirmesi gereken ülke gereğini yerine getirmemiştir veya getirmek istememiştir.

Bu durumda görev Cumhurbaşkanının korumalarına düşmüştür ve onlar da gereğini yerine getirmiştir.

Hatırlayın 2017'de Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a yönelikte bu tür protesto saldırısı olmuştu ve bizatihi Cumhurbaşkanımızın korumaları tarafından protestocular etkisiz hale getirilmişti.

Peki bu yaşananlar neden normal değil?

Neden Avrupa ve ABD’de de bize yönelik bu perde arkası operasyonlar yapılıyor?

Çok basit batı bizden bir şey isteyeceği veya bir anlaşma yapacağı zaman bu tür oyunları oynuyor .

Çünkü batı bizi "demokrasi" silahıyla kontrol etmek istiyor.

Oysa kedileri demokrasinin yüz karası işlere imza atan bir medeniyet.

Bakınız Avrupa'da bir kaç Azerbaycan'lı gazeteci var … Bunlardan birisi geçenlerde Mihriban Aliyev ‘in önünü keserek Azerbaycan’da demokrasiyi sorgulamak istedi.

Gerçekten bunu mu yapmak istedi peki ?
Elbette hayır.

Bu ve bunun gibi birkaç gazeteci var oralarda .

Bunlar istihbarat dairesi gibi Azerbaycan hakkında dosya yayınlıyorlar.

Kim veriyor bu dosyaları onlara başta Alman istihbaratı olmak üzere Azerbaycan 'la enerji anlaşması yapmak isteyen ülkeler.

Niye veriyorlar ve niye bu gazetecileri konuşturuyorlar?

ÇÜNKÜ yapılacak anlaşma öncesi devlet başkanını köşeye sıkıştırmak istiyorlar. Eğer bir sent bile ucuza getirseler anlaşmayı o gazetecileri kendileri yok edecekler sonra…

Evet batının ülkemizdeki demokrasi talepleri enerji anlaşmalarıyla ilgilidir ve bu anlaşmaları kendi çıkarlarına çevirmek için her türlü pisliği reva görürler.

Epstein davası da bu değil mi?

Sorun batının şeytanları değil, sorun batının içimize soktuğu hizmetkarlarında.

Kadın elbisesi giyip terörist olanlarla, kadın elbisesi giyip gazeteci olmaya çalışanların sonu bellidir.

Son söz!
Bir hükümeti veya bir devlet başkanı sevmemek, desteklememek doğal bir şeydir ama o lideri yıkmak için düşmanın köpekliğini yapmak o..çocuğu işidir.

Hiçbir vatanperver Türk kendi ülkesini onu işgal etmeye çalışan ülkelere şikayet etmez.

Mücadelesinde gerekirse zulüm görür, sessizce ölür ama düşmanla işbirliği yapmaz .

'Düşmanın düşmanı dostumdur " sözü namuslu bir Türk için geçerli değildir

Daha çok söylenecek söz vardı, klavyede yoruldu.

Saygılarımla

Selçuk Düzgün


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —