RAHMETLİ ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNDEN SONRA UNUTTURULAN: “BALIKESİR HUTBESİ.”
ATATÜRK’Ü;
-NE “DİNSİZ” GÖSTERME AMACI
TAŞIYAN PAYLAŞIMLAR,
-NE DE “DİNİ BÜTÜN” GÖSTERME
GAYRETLERİ ASLINDA MANASIZ.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Anadolu'yu karış karış gezerek
halk ile temas kurduğu günlerden, yanında eşi Lâtife Hanım ve Kâzım Karabekir Paşa ile birlikte İzmir'den Balıkesir'e geçti.
Burada bulunan ZAĞNOS PAŞA Camii'nde tertip edilen bir mevlit programına katıldı.

Okunan Kur'an ve mevlidin ardından, cemaatle birlikte kılınan öğle namazını müteakip Atatürk, minbere çıktı ve tarihe "Balıkesir Hutbesi" olarak geçen şu konuşmasında;
-Allah’ın birliğinden, şanının yüceliğinden,
-İslam dininin SON, buna bağlı olarak da kusursuz MÜKEMMEL bir din olduğundan bahsetmiştir.
Mustafa Kemal’in, anne soyu çok dindardır. Doğal olarak Mustafa Kemal Atatürk’te bu dindarlıktan etkilenmiştir.
Atatürk’ün yıllar sonra dile getireceği şu sözlerin temelinde onun annesinden, ailesinden aldığı dini eğitimin büyük etkisi vardır. Balıkesir Hutbesindeki sözleri bunun en güzel örneğidir.
“-Ey millet…Allah birdir! Şanı büyüktür. Allah'ın selâmı, âtıfeti, hayrı üzerinize olsun.
-Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimiz hazretleri Cenâb-ı Hak tarafından insanlara hakâyık ve akâid-i kat'iyyeyi (kesin inançları) telkin etmek için me'mûr olmuştur (görevlendirilmiştir), mersûl olmuştur (gönderilmiştir).
-Bu nusûha istinâden tesis etmiş olan dinimiz 1300 kadar seneden beri âlem-i beşere feyz-i rûhânî vermiş son dindir ve dîn-i ekmeldir (mükemmel).
-Çünkü tabiata, akla, mantığa tamamen muvâfık, mutâbık ahkâmı ihtivâ eder.
-Artık bizim dinimizin gereklerini öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Analarımızın, babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, bize dinimizin esaslarını anlatmaya yeterlidir.”
*******
Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın “her sene KADİR GECESİ Kur’an okunup Peygamber Efendimiz’in ve cümle şehitlerimizin ruhuna armağan edilmesi şartıyla” Darüşşafaka’ya 20.000 kuruşluk bağışta bulunmuştur. Belgesi aşağıdaki fotoğrafta…
Zübeyde Hanım'ın bu bağışının gereklerini titizlikle yerine getiren Darüşşafaka Cemiyeti, her yıl Kadir Gecesi’nde artık aramızda olmayan bağışçılarının, Darüşşafaka'ya hizmeti geçenlerin ve bütün şehitlerimizin aziz ruhları için Erenköy Galip Paşa Camii'nde Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okutuyor ve indirilen Hatm-i Şerif’in duası yapılıyor.
******
Atatürk, Ramazan ayı gelir gelmez:
-İnce saz heyeti Çankaya Köşküne giremezdi,
-Kandil geceleri de saz çalınmazdı,
-Çankaya Köşkü'nde Kur’an-ı Kerim’den ayetler okutulurdu,
-Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu Camilerinde şehitler adına Hatm-i Şerif okutulmasını emrederdi…
Her Ramazan Ayında kız kardeşi Makbule Hanım’a, annesinin ruhu için Hatim indirilmesini rica eder ve hafız için, içinde para bulunan bir zarf verirdi.
-Riyaset–i Cumhur İnce Saz Hey’eti Şefi Binbaşı Hafız Yaşar Okur anlatır;
“-Bir Ramazan günü Atatürk beni huzuruna davet etti. Sure–i Yusuf’tan bir sahife okumaklığımı söyledi ve okudum. Atatürk derin bir müşahedeye vardı. Sessiz sedasız dalgın ve kendinden geçiyordu.
Kıraatı (okumayı) müteakip pek sevdiği Süleyman Çelebi’nin Mevlit’inin Viladet bahrini (bölümünü) okumamı söyledi. Okudum. Çok mütehassis oldular. Ve Mevlid’i ne zamandan beri okuduğumu ve hafızlığımın tarihini sordu…”
-Binbaşı Hafız Yaşar'dan Ramazanlarda bir ay süreyle şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumasını isterdi. Hatmi Şerifin okunduğu camiler tıklım tıklım dolardı.
-Evet, Atatürk'ün Ramazanları böyle geçerdi.
-Atatürk düşmanlarının Ramazanları da maalesef ona küfretmekle geçiyor!
Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerim’de
buyurur ki;
“Muhakkak ki Allah hiç bir haini ve nankörü sevmez.”
(Hac-38)
Bu mıymıntı tipler için büyük Türk dostu Pakistan’ın milli şairi Muhammed İKBAL der ki;
“Müsülmanlardan kaçıp;
İSLAM’A SIĞINDIM.!”
Kibir ve gurur…Kabalığın, hamlığın, yetişmemişliğin, hayalperestliğin tezahürüdür.
Sabahtan akşama “BEN(!)”diyerek etrafındaki varlığı titreten beşer; kendini kainatta güneş yerine koyarda fark etmez dünyanın onun çevresinde dönmediğini feleğin tokadını yemeden.
Milli şairimiz M.Akif ERSOY ne güzel söylemiş;
“-Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol,
-Yol varsa budur, bilmiyorum başka yol.”
Evet, bu bilgiler Şevket Süreyya Aydemir'in "Tek Adam" kitabının 3. cildinde (s. 469) ve Hafız Yaşar Okur'un "Atatürk'le On Beş Yıl Dini Hatıralar" adlı eserinde yer alır.
-Çeşitli tarihi kaynaklar, Atatürk'ün Ramazan'da Kur'an okuttuğunu ve saygı gösterdiğini doğrular…
*********
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy memleketin işgalden kurtulacağına inanıyordu. Bu inancını şu dizelerle belirterek, Türk Milletine seslenmiştir;
-“Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın,
Belki yarın, belki yarından da yakın..!”
İstiklal Savaşının kazanılacağına neden bu kadar inandığını soran arkadaşına;
“Başımızdaki adamı kim görse inanırdı.” diye karşılık vermişti.
M.Akif Atatürk’e inançla bağlıydı. Nitekim Türk İstiklal Savaşı, onun inandığı gibi, M.Kemal Paşa’nın “liderliğinde” kazanıldı.
Atatürk 1920 yılında M.Akif’e Burdur’dan milletvekili olmasını ve camilerde vaaz vermesini rica etti. Mehmet Akif, M.Kemal Paşa’nın bu ricasını geri çevirmedi. Burdur milletvekili olarak TBMM’ne girdi ve halkı Milli Mücadele konusunda aydınlatmaya çalıştı...Allah ondan razı olsun..
Atatürk M.Akif’in bilgi birikimine şiir sanatına saygı duyardı... İstiklal Marşı şiir yarışması yapıldığında TBMM M.Akif’in şiirini 12 Mart 1921’de İSTİKLAL MARŞI olarak kabul etti..
Atatürk Büyük Zaferden sonra, Türkçeye ve Arapçaya bu kadar vakıf, bilgili, yetenekli sanatçı bir kişi olan M.Akif’e Kur’an’ı Kerim’i Türkçeye çevirmesi teklifinde bulundu.”Her Türk, Kur’an’ı Kerim’i gerektiğinde, kendisi okuyarak, anlamalı.” diye düşünüyordu.
Böylece cahil, bilgisiz, bir takım kişilerin, kendilerini hoca diye tanıtıp, halkı aldatmalarının önüne geçebilirdi.
Beş vakit namaz kılan, ağzı dualı, rahmetli Zübeyde Hanımın sevgili oğlu M.Kemal Paşa’nın gerçek din adamlarına, alimlerine saygısı vardı.
TBMM Cuma namazı sonrası dualarla açıldığı bilinmektedir.
-50 yıl önceki (75-80) Dil-tarih’deki “âlim” hocalaımızdan biliriz ki bu manevi istek M.Kemal Paşa’dan gelmiştir.
Kur’an’ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesi teklifi bazı çevrelerin etkisiyle ve mahalle baskısıyla M. Akif bu teklifi kabul etmedi.
Sonradan Elmalılı Hamdi YAZIR bu görevi başarı ile yerine getirmiştir.
Atatürk’ün Elmalılı Hamdi Yazır’a hazırlattığı Kur’an tefsirinin bütün giderlerini kendi cebinden karşıladığı bilinmektedir..
Dil-Tarih’den Can Ülküdaşım eski MHP Genel Başkanı Başdanışmanı eski Anıt-Kabir Komutanı Tarihçi-emekli Albay Hacettepe Ünv. Öğretim Görevlisi Dr.Ali Güler kardeşimin yazdığı “Bayraklaşan Akif” eserinde der ki;
“M. Akif Mısır’da 11 yıl kalıyor. Arkadaşına yazdığı bir mektupta “Burada 11 yıl kaldım, 11 dakika daha kalmaya tahammülüm kalmadı. Her şeyin güzeli bizde.. Dinin de ibadetin de iyisi bizde.! Ömrümün kalanı mümkün olsa da Allah ona verse..” biçiminde Atatürk’e sevgi ve saygısını dile getiriyor.
Milli şairimiz M.Akif Ersoy yalnız şair değil, tefekkür sahibi, ehli gönül, çok yalın, sade yaşayan haksızlık karşısında susmayan örnek bir insandı. Rabbim mekanını CENNET eylesin..
********
Çanakkale Zaferinden sonra tarihi liselerde yapılan yoklamalarda şehitlerin ismi okunduğunda;
-ŞEHİT.! CENNET-İ ÂLÂ’DA!!
diye öğrenciler haykırırlardı.
Zamanla bu hareket Atatürk’ün vefatından sonra unutturuldu!
*Aynı… İngilizleri perişan ettiğimiz
KUT’ÜL AMERE Savaşı gibi.
*Aynı…Kağıt paralardan “ATATÜRK ve BOZKURT” fotoğraflarının İnönü dönemin de kaldırılması gibi.
*Aynı… Balıkesir Hutbesinin unutulması gibi.
Hangi birini yazalım…Unutulanları yazarsak BURDAN KÖYE YOL OLUR!
*******
Şehit kanlarıyla sulanmış bu
mübarek Anadolu topraklarında
Türk düşmanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin KURUCU DÜŞMANLIĞINA İZİN VERİLMEMELİ.
Yakın Tarihe ilgi duyan bir tarih öğretmeni olarak deriz ki;
Atatürk'ü sevmeyenler kimlerdir?
1. Onun mağlup ettiği İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan’dır.
2. Sözde Türkiye Ermenistanı, Pontus Cumhuriyeti ve Türkiye Kürdistanı hülyasına kapılanların torunlarıdır.
3. Kisvesi ne olursa olsun “Cumhuriyet” tercihinden rahatsız olanlardır…Vesselam.
Bir asırdır…
ABD’de de iktidarda ister Cumhuriyetçiler olsun, ister Demokratlar olsun ABD’nin Başkan Wilson’dan beri Türkiye politikası;
-Türkiye’nin kalbinden Gazi M.Kemal Atatürk’ün İstiklal Savaşı’nda yaktığı Kuva-i Milliye ve yerli/milli düşüncelerin silinmesini istemektedirler.!
Deriz ki…
Kim ki Gazi Paşa’ya saldırıyorsa, kimin Gazi Paşa’ya kötü sözü dokunmuşsa:
-Ya soy kütüğünde bir karanlık
nokta,
-Ya da mazisinde yüzünü kara çıkaracak bir mahcubiyeti vardır.
Herkes bilsin ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizim ve milletimizin kırmızı çizgisidir.
-İlk Cumhurbaşkanımız ve Milli Mücadelenin yol başçısıdır.
-İman ve insaf sahibi herkes ona hürmetle mükelleftir.
Ülkücü Türk Gençliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eserini her zaman yaşatacak, nesilden nesile taşıyacaktır.
Gençlere, Türk balalarına bunları anlatmak gerekir…Yeni nesil, pırıl
pırıl...Asıl sıkıntı yeni nesle atalarını unutturan yetişkinlerde.!
Yeni nesili şuurlu yetiştirmek için devletimizin banisi Gazi M.Kemal ATATÜRK ne de güzel yol gösteriyor;
“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istikbâline, kendi benliğine, millî an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”
İmanlı, bayrak, vatan ve millet sevgisiyle bezenmiş, taassuptan uzaklaşmış, tahriklere yüzünü dönmüş, küçüğünü büyüğünü bilen, milli seciyesiyle gururlanan, hadiselerin akışına milli ve yerli bakabilen Türk Gençliği irfan sancağımız, istiklal zırhımızdır.
Yazılarımın tamamına yakını gençlere yöneliktir. Çünkü sağlam gençler yetiştirmek, !Y! bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten kolaydır.
********
Rahmetli Atatürk’ü;
-Ne “DİNSİZ” gösterme amacı taşıyan paylaşımlar,
-Ne de “DİNİ BÜTÜN” gösterme gayretleri aslında manasız.
Atatürk bir devlet adamı ve asker olarak bu ülkeye verdiği hizmetler tartışılmalı ki zaten o konuda da kimsenin diyecek sözü olamaz diye düşünüyorum.
Dualı ve şühedalı bir kutlu Anadolu topraklarına ihanet edenlerin ecdata dil uzatanların sonu ne acı ve ne rezilcedir.!
Allah bize bunları tek tek seyr-i alem yapacak.! Bizde ibretle izleyeceğiz sonlarını.
Zilletli bir yükselişin bilinen akibeti sadece düşüş değil, ani ve acıklı bir çakılmadır. Vatana ihanet edenler buna müstahaktır.
********
SÖZÜN ÖZÜ CANLAR…
Ulu Türk Devletinin ve Aziz Türk Milletinin varlığı DAİM OLSUN olsun inşallah.
Bakın...Niyazî-i Mısrî kimlerle anlaşabileceğimizi çok güzel ifade etmiş;
“Dünyaya muhabbet ve rağbet edenler bizi anlayamazlar...Bizi ancak Allah’a aşık olanlar anlayabilir..”
Deriz ki…Tilki ile yoldaş olan çakal ne kadar hile bilirse bilsin Kurt da o kadar yol bilir.
Kurt gibi yuvana ve devletine sahip çıkmazsan it gibi kapı kapı dolaşırsın!
Kapı kapı dolaşmamak…Her şey sana bağlı… Nasıl olacak bu?
-Tarihini bileceksin…
-Dilini, edebiyatını, müziğini…bileceksin.
-İçini TÜRK olarak inşa edeceksin…
-O “mana”yı içine koyacaksın.
-Hani…Lise yıllarımızda Adana Ocağı’nda seminerde Rahmetli Şehidimiz Tevfik PAMPAL Tarih Hocamız derdi ya;
“-Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir…Yüzde 10’luk inşa edersen her şey yarım yamalak olur.!”
-Bırak başkalarıyla uğraşmayı.
-Başkaları başka başka olsun.
-Sen kendin olmaya bak.
Gayret edersen;
-Habib’ine layık ümmet olursun.
-Ecdadına layık millet olursun.
HER ŞEY SANA BAĞLI…
*********
Mübarek Ramazan Ayı’nın hayrı, bereketi, sağlık ve mutluluğu ülkemizin, milletimizin, bütün Türk-İslam Âlemininin üzerine olsun inşallah…
Devletimizin banisi/kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Allah rahmet eylesin. Nezd-i İlahi’de makamı âli olsun inşallah..
Bu toprakları kan ve canları ile bize VATAN olarak emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, O'nunla birlikte İstiklal Harbine katılan tüm kahramanlarımızı şehit ve gazilerimizi rahmet. minnet ve hürmetle anıyoruz.
Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER🌹🇹🇷🌹
21 Şubat 2026
Taş Medreseli Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK