Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Türk turizmi, 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz, yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
Buradan 81 vilayetimizle birlikte dünyanın yüzde 90’ı aşkın ülkesinde hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm kardeşlerimi yürekten selamlıyorum.
Konuşmamın hemen başında inşallah bu akşam idrak edeceğimiz Leyle-i Berat’ınızı tebrik ediyor, Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerife eriştirmesini niyaz ediyorum.
İnsanlarımızın manevi duygularının ziyadeleştiği, gönüllerimizin iyiliklere ve güzelliklere yöneldiği bu mübarek gün ve gecelerin bizi birbirimize daha sıkı bağlamasını, kardeşliğimizi daha da pekiştirmesini diliyorum.
Bugün aynı zamanda 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılı Bayrak Sevgisi dersiyle başladı. Yeni dönemin hem evlatlarımız hem eğitim camiamız hem de ailelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

“23 YILDIR 86 MİLYONUN HER BİR FERDİNE HİZMETKÂRLIK EDİYORUZ”
Değerli arkadaşlar; göreve gelirken ülkemizi her alanda kalkındıracağımızı, yurdumuzu daha emniyetli, daha huzurlu, daha müreffeh, daha bayındır hâle getireceğimizi, Türkiye’nin itibarını uluslararası alanda arttıracağımızı ifade etmiştik. Hangi makamda olursak olalım, hiçbir ayrım yapmadan Türkiye için aşkla koşacağımızın sözünü vermiştik. Allah’a hamdolsun, 23 yıldır milletimize olan ahdimize sadık kalıyoruz. 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkârlık ediyoruz. 23 yıldır aşkla koşuyor, aşkınan koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam, izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz.
“SURİYE VE İRAN BAĞLAMINDA KRİTİK GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük. Bugünkü toplantımızda alınan kararlara geçmeden evvel bu çalışmaları sizlerle ve milletimizle kısaca paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar; 20 Ocak’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri Ödüllerini sahiplerine tevdi ettik. Ortaya koydukları seçkin eserlerle kültür ve sanat mirasımızı yarınlara taşıyan ödül sahibi on usta ismi ve üç kuruluşumuzu bir kez daha şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.
22 Ocak’ta Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu’nun 7. Olağanüstü Genel Kurulu’na iştirak ederek iş dünyamızla bir araya geldik. Bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek ve 500 farklı sektördeki 10 bine yakın üyesiyle TÜGİK ekonomimize çok önemli katkılar yapıyor. Bu katkılar için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
24 Ocak’ta ise toplu açılışlarımızı gerçekleştirmek, yeni konutlarımızın anahtar teslim ve kura çekimi törenlerini icra etmek üzere Efeler şehri Aydın’ımızın misafiri olduk. Aydınlı kardeşlerimizle kucaklaştık. 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Aydın’ımızın merkez ve ilçelerinde inşa edeceğimiz toplam 6 bin 973 konutun kurallarını çektik. Efeler şehrinin farklı mahallelerinde yapımı tamamlanan 1.467 konut ve iş yerini Aydınlı vatandaşlarımıza teslim ettik.
“EGE’NİN İNCİSİNE ÇOK YAKIŞAN AYDIN ŞEHİR HASTANEMİZİ HİZMETE VERDİK”
Ege’nin incisine çok ama çok yakışan Aydın Şehir Hastanemizin de kurdelesini kesmek suretiyle Aydınlı vatandaşlarımızın hizmetine verdik. Eğitim ve araştırma hastanesi olarak da faaliyet gösterecek 1.300 yataklı hastanemizin içerisinde tam 365 poliklinik ve 34 ameliyathane var. Eğitim kurumlarından spor tesislerine, 176 kilometrelik sinyalizasyon projesinden hükûmet konaklarına, yeni köprülerden yangın havuz ve göletlerine onlarca yatırımı Aydınlı kardeşlerimizin kullanımına sunduk. Ziyaretimizde Aydın Büyükşehir Belediye’mizin projelerini de hizmete aldık. Açılışlarını yaptığımız yatırımların Aydın halkı için hayırlı uğurlu olmasını diliyor, tüm bakanlıklarımızı, tüm kurumlarımızı, özellikle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığımızı tebrik ediyor, inşallah bundan sonra da Aydın’a hizmette engel tanımayacağımızın müjdesini buradan vermek istiyorum.
Aziz milletim, değerli basın mensupları; 27 Ocak’ta dünyanın dört bir yanında üstlendikleri projelerle başarıdan başarıya koşan yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüzün temsilcilerine ödüllerini tevcih ettik. Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması ile ikinci sırada bulunuyoruz. Küresel ekonomideki olumsuzluklara karşın uluslararası projelerden 20,8 milyar dolar gelir elde eden bu firmalarımızın 8’i ilk 100, 2’si ise ilk 50 arasında yer alıyor. Yüzde 90’ı iktidarlarımız döneminde olmak üzere bugüne kadar 138 farklı ülkede yürütülen 12 bin 816 projeyle 557 milyar doları aşkın iş alan firmalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

“AFRİKA KITASIYLA İLİŞKİLERİMİZ HER ALANDA GÜÇLENİYOR”
Aynı gün Nijerya Cumhurbaşkanı Sayın Tinubu ve heyetini Külliyemizde ağırladık. 21. yüzyılın yükselen yıldızı olan Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz hamdolsun her alanda güçleniyor. Kıtadaki büyükelçilik sayımızı 44’e çıkardık, hedefimiz ise 50. Ankara’da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler Afrika’da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor. Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan temelinde kıtanın tamamıyla olduğu gibi Nijerya ile de ilişkilerimizi inşallah geliştireceğiz.
“TÜRK DÜNYASI ÇOK CİDDİ BİR GÜCÜ VE POTANSİYELİ TEMSİL ETMEKTEDİR”
Değerli basın mensupları; Türkiye’nin dış politikasında Türk dünyası müstesna bir konuma sahiptir. Yaklaşık 300 milyon nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir alana ve 2 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan Türk dünyası çok ciddi bir gücü ve potansiyeli temsil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında hayata geçirdiğimiz projelerle bu devasa potansiyeli en güzel şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. 2026 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesine Türkiye’de ev sahipliği yapacağız. Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev, 29 Ocak’taki ziyareti bu bakımdan ayrıca anlamlıydı. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizin dördüncü toplantısını Şevket kardeşimle birlikte gerçekleştirdik ve 10 yeni anlaşma imzaladık. Özbekistan’la ikili ticaret hacmimizi son 10 yılda tam 3 kat artırdık. 5 milyar dolarlık yeni hedefimize de inşallah yakında ulaşacağız.
Burada şunu da önemle ifade etmek isterim: Özbekistan, asrın felaketini yaşadığımız günlerde yardımımıza koşan ilk ülkelerden biriydi. TOKİ’mizin Hatay’ın Arsuz ilçesinde inşa ettiği 3 bin 93 konuttan oluşan projede Özbekistan 308 konutun yapımını üstlendi. Şevket kardeşimle birlikte bu konutlarımızın anahtar teslim törenini de bizzat icra ettik. Aynı zamanda Özbekistan’ın yurt dışında inşa edeceği ilk eğitim kurumu olan okulun taş koyuş merasimini icra ettik.
“BÖLÜNMÜŞ YOLLARIMIZIN UZUNLUĞUNU 30 BİN 49 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”
30 Ocak’ta ise yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almanın gururunu yaşadık. Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için yol mu yiyeceğiz diyen, bölünmüş yollarla milleti bölecekler diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık.
Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz: Yol, medeniyettir. Yol, ufuktur. Yol, vizyondur. Yol demek, ulaşım demektir. Sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir. Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede katbekat geri dönüyor. Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Hâlihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz.
“TÜRK TURİZMİ 22025 YILINI REKORLA TAMAMLADI”
Değerli basın mensupları, aziz vatandaşlarım; küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı 2025 yılını enflasyondan ihracata temel ekonomik göstergelerde ümitvar bir şekilde kapatmıştık. Geçtiğimiz günlerde açıklanan veriler turizmde de yüzlerimizin gülmesine vesile oldu. Oldukça iyi başlayan, ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 22025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri, kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız.
“MERKEZ BANKAMIZIN REZERVLERİ 215,6 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”
Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da müspet haberler alıyoruz. Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan, güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın, özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim: Hükûmet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız. İmalat sanayimizi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz.
“İMALAT SANAYİ İŞLETMELERİNE AÇIK 100 MİLYAR LİRA BÜYÜKLÜĞÜNDE FİNANSMAN PAKETİNİ DEVREYE ALIYORUZ”
Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik, 2026 yılında uygulayacağımız istihdam koruma programında istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkânı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkânını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketiyle de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkânına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkânı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimiz de hayırlı, uğurlu olsun diyorum.

“BAŞTA SURİYE OLMAK ÜZERE GÜNEYDEKİ KOMŞULARIMIZLA KARDEŞİZ”
Aziz milletim, değerli basın mensupları; Suriye 911 kilometreyle kara sınırlarımızın en uzun olduğu komşumuz. Bunun da ötesinde Suriye çok köklü dini, kültürel, tarihî, ticari ve beşerî bağlara sahip olduğumuz kardeş bir ülkedir. Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum: Bakınız, yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. Orta Doğu bataklığı dediler. Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek, bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya, söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti.
“BÖLGEMİZİN HER KARIŞINDA BARIŞ VE İSTİKRARDAN YANAYIZ”
Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak, insanları ayrıştırarak, bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye, Suriye yönetimiyle yakın iş birliği hâlinde her türlü insani yardımda bulunuyorken, gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken, ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum: Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan, toplumlararası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz.
Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz. Yanı başımızda sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz. Bütün mücadelemiz önce Suriye’de, ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür.
“TERÖRDEN MEDET UMANLAR HİÇBİR ŞEKİLDE SONUÇ ALAMAYACAKLARINI BİLMELİDİR”
Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye Hükûmetiyle SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz, bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil, huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse, açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun, terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye, çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır.
Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum: Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır: ‘Sel gider, kum kalır.’ Evet, Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum.
“KARDEŞLİĞİMİZİ KUNDAKLAMAYA ÇALIŞAN FİTNE TÜCCARLARINI ARAMIZA ALMAYACAĞIZ”
Kardeşi, kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum.
İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz, İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz, inşallah bunları değerlendireceğiz.
Asrın felaketinin 3. yıl döneminde Osmaniye’de olacak, Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz.
Bu düşüncelerle Kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.”