Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Uyumayacağız, uyuyup rehavete kapılmamızı bekleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Uyuşuk kalmayacağız, punduna getirip, tuzağa düşmemizi planlayıp zaaf anımızı, zayıf hatlarımızı ve yumuşak karnımızı kollayanlara dipdiri duruş göstereceğiz ve boyun eğmeyeceğiz” dedi.
“Köfteden kahramanlık taslayıp yağmadan pay kapma hesabında olan akıl ve zeka özürlüsü gafil ve garabet yuvaları, Huzur ve kardeşlik muhalifi serseri tabiatlılar, size sesleniyorum, sizler uyumaya devam edebilirsiniz, ama biz asla uyumayacağız, devamlı uyanık ve zinde kalacağız” diyen Devlet Bahçeli, tehditin büyük, yaygın, yoğun ve küresel olduğunu ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşmanın ilk bölümünde şunları söyledi:

"Değerli Dava Arkadaşlarım,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Basınımızın Değerli Temsilcileri,
İnişleriyle çıkışlarıyla, dünyanın çivisini çıkaran pek çok olayın sahnelenmesiyle insanlığın ortak hafızasına kazınan 21’inci yüzyılın ilk çeyreği artık geride kalmıştır.
Bugün aynı zamanda büyük umutlarla kapısından girdiğimiz, sayfalarını ileriye doğru çevirmeye başladığımız 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinin ilk grup toplantısını da gerçekleştiriyoruz.
Bu tarihi eşikten geleceğin ufkunu güçlenmiş ve güncellenmiş taptaze irade haysiyetimizle kavrıyor ve kuşatıyoruz.
Konuşmamın başında muteber ve müstesna heyetinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyor, Rabbim’den hepinize kolaylıklar ve başarılar niyaz ediyorum.
Her zaman olduğu gibi; gözü ve kulağı bizde olan, dualarında devamlı bizleri hatırlayan, üç hilali yüreğinin gönderinde sallayan, televizyon ekranları, sosyal medya platformları ve radyo kanalları vasıtasıyla yurt içinden ve yurt dışından bizleri takip eden aziz vatandaşlarımıza,
Aynı tarih kulvarında ortak hatıralarımızın, inanç ve kültür bağlarımızın derinlere nüfuz eden miras ve emanetini taşıyan, daha mühimi kardeşliğin meşalesiyle aydınlanan gönül ve kültür coğrafyalarımızın vefakar ve fedakar insanlarına şükranlarımı sunuyorum.
En başta toplantımıza teşrif eden sizlerin, bununla mündemiç büyük Türk milletinin, Türk-İslam aleminin; barış, huzur ve refah susuzluğundan mütevellit yaşama enerjisi gittikçe tükenen insanlık ailesinin yeni miladi yılını kutluyorum.
Timur’un Anadolu’da dört nala ilerleyiş kaydedip hakimiyet alanlarını genişlettiği dönemde, Yıldırım Bayezid’in bir çoban kavalının yanık sesinden esinlenerek şunları söylediği rivayet edilmektedir:
“Çal bre çoban çal! Ne canın yandı ne ciğerin dağlandı! Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Sivas gibi şehrin mi yıkıldı?”
Bütüncül zaman telakkisiyle ifade ve iddia edebilirim ki, bu topraklar üzerinde görülen ve gösterime sokulan felaketlerden zaferlere kadar her ne yaşanmışsa maşeri vicdanda mahfuz ve mazbuttur.
Tarihin acıklı kıvrım noktalarında canımız yansa da, ciğerimiz dağlansa da, felaketler tıpkı arı kolonisi gibi oğul verse de, milli varlığımızın ve muazzez vakarımızın minnetsiz muhafazası üstün azim ve cesaretle sağlanmıştır.
Yeni yüzyılın zorlu etaplarını birer birer geçerek, geçmişin çağrısını geleceğin çehresiyle birleştirmek, ecdadımızın hükmünü evlatlarımızın haysiyet ve hürriyetiyle örtüştürmek müşterek gaye olarak önümüzdedir.
Milliyetçi Hareket Partisi bu gayenin her yönüyle şuurundadır.
Cumhur İttifakı bu gayenin icra ve ifa amacındadır.
21’inci yüzyılın ikinci çeyreğini Türkiye ve Türk milletinin lehine çevirmek mümkündür, bu istikametin rotasında kararlı adımların birbirini dengeli şekilde takip ve temini asıl olmalıdır.
Türk ve Türkiye Yüzyılının bereket vadisinde muazzam gelişmelere imza atmak, ülkemizi ve milletimizi hayal ve hedeflerimizin mutena sınırlarına taşımak elimizde ve imkanlarımız içindedir.
21’inci yüzyılın ikinci çeyreği bizi 2053’e, yani İstanbul’un fethinin 600’üncü yıldönümüne götürecektir.
Bu tarihteki ulaşılabilir stratejik hedefimiz bugün atacağımız güçlü temellerle Süper Güç Türkiye’yi inşa etmek olmalıdır.
Ayakları yere basan, analitik ve gerçekçi bir fikrin tezekkürüyle diyebilirim ki, yeni yüzyıl süper güçle taçlanmış bir Türkiye’ye gebedir.
Bu kutlu doğumun gerçekleşmesi Türk milleti mucizesinin beşeriyeti sarmasına yol açacak; adalet, ahlakiyet, insaniyet, merhamet, cesaret, hakkaniyet, fazilet, medeni kuvvet merkeziyetinden dünyanın saygı ve hayranlığı da kazanılmış olacaktır.
Söz konusu uzun soluklu süreç sancılı olabilir.
Ağır sorun ve sıkıntıların gölgesi de üzerimize düşebilir.
Velakin iman varsa imkan vardır diyerek, insan varsa eşrefi mahlukatın bacası tütüyor diyerek, zirveler kartalsız, coğrafyalar Bozkurtsuz, gönüller kızılelmasız olmaz diyerek yürüyeceğiz, yükseleceğiz, elhak muzafferliğin mührünü bu yüzyılın alnına vuracağız.
Yüklerini atmış, bağımlılık katsayısını azaltmış; ekonomik büyüme, sosyal gelişme, milli bütünleşme mihverinde zincirlerini parçalamış kalkınma ve gelişme dinamiklerini eşzamanlı hayata geçirmiş milli ekonomimizle;
Kutuplaşmayı törpüleyip kucaklaşmayı takviye ve teşvik eden, ahlaki temizlikle çerçevesi çizilen köklü siyasal ve demokrasi kültürümüzle,
Asırlara sari olmasının yanında kudret ve kifayetle harcı karılan, felsefesiyle, teamülüyle, gelenekleriyle, hepsinin öncesinde ise hukuki vasfı ve hükümran mazisiyle dünya çapında muharrik ve müteyakkız farkla sivrilen Türk devlet ve yönetim müktesebatımızla,
Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyen şerefli millet fertlerinden mürekkep büyük Türk milletiyle,
Sanayiden tarıma, turizmden doğal kaynaklara, eğitimden sanata, enerjiden ulaştırmaya, dev bir potansiyel olan Türk gençliğinden çevremizde billurlaşıp istikrar, güven, gelecek, kardeşlik, barış, zenginlik ve huzur vadeden Türk Kuşağı’yla,
Önü alınan değil ön alan ve öncü olan, dar seçeneklere sıkışıp kalan değil devamlı seçenek üretip hamle üstünlüğü kazanan, durgunluk yerine vızır vızır hareket içinde seyreden, donmak yerine akışta demetlenen, arabulucu ve yatıştırıcı özellikleriyle ihtilaflı tarafları buluşturabilen, dahası bir masa etrafında toplayabilen yeni yüzyıl diplomatik vaziyet ve vizyonumuzla,
Savunma sanayinde altın çağımızla birlikte; sabrın ve şükrün kümesinde inançla değer üreten, Türk markalarını dünyanın her yerine götüren, ekmeği büyüten, erdemi teşmil eden, yeni nesil teknolojik atılımları kendi sahalarına uyarlayabilen müteşebbis ve iş insanlarımızla,
Caydırıcılığı, kahramanlığı, inancı, vatan sevgisi ve mücadele kabiliyeti destansı seviyede bulunan asker ve polisimizle; nihayet terörü hayatımızdan sürüp çıkaran Terörsüz Türkiye hedefinin adım adım gerçekleşmesiyle,
Biliniz ki, başaramayacağımız bir şey yoktur, yapamayacağımız bir şey yoktur, süper güç Türkiye’nin engellenmesi diye bir şey de söz konusu olamayacaktır.
Merhum şair ve yazarlardan Melih Cevdet Anday’ın Telgrafhane isimli şiirine kulak verdiğimizde ne yapacağımız bellidir, nitekim diyor ki:
Uyumayacaksın,
Memleketin hali seni seslerle uyandıracak,
Oturup yazacaksın,
Çünkü sen artık o sen değilsin.
Şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin,
Durmadan sesler alacak, sesler vereceksin.
Uyumayacaksın,
Düzelmeden memleketin hali,
Düzelmeden dünyanın hali.
Gözüne uyku giremez ki…
Uyumayacaksın.
Uyumayacağız, uyuyup rehavete kapılmamızı bekleyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Uyuşuk kalmayacağız, punduna getirip, tuzağa düşmemizi planlayıp zaaf anımızı, zayıf hatlarımızı ve yumuşak karnımızı kollayanlara dipdiri duruş göstereceğiz ve boyun eğmeyeceğiz.
Cırcır böceği gibi ötenler, kelebeğin ömrüne özenenler, daha ötesi sürünerek yaşamayı meslek edinenler,
Köfteden kahramanlık taslayıp yağmadan pay kapma hesabında olan akıl ve zeka özürlüsü gafil ve garabet yuvaları,
Huzur ve kardeşlik muhalifi serseri tabiatlılar, size sesleniyorum, sizler uyumaya devam edebilirsiniz, ama biz asla uyumayacağız, devamlı uyanık ve zinde kalacağız.
Çünkü tehdit büyük, yaygın, yoğun ve küreseldir.
İşte Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayış ve ahlaki mizan kapsamında şevkle, özveriyle, özgüvenle, öz disiplin içinde çalışıp sahadaki siyasi ve psikolojik üstünlüğünü korumaktadır.
24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları” mucibince bugüne kadar 81 il, 963 ilçede olmak üzere 49 bin 725 program yapılmıştır.
Ne diyeyim, hepinize helal olsun diyorum, alayınızı canı gönülden kutluyorum.
Bu çalışmaların ikmal, idare ve idamesinden doğrudan sorumlu olan Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Prof.Dr.Edip Semih Yalçın’la beraber, Başkanlık Divanı üyelerimize, MYK-MDK üyelerimize, siz değerli milletvekillerimize;
İl ve ilçe başkanlarımızla belediye başkanlarımıza, tüm dava arkadaşlarımıza takdir ve teşekkürün en hasını paylaşıyor, bundan sonra da aynen ve artan tempoyla yola devam diyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı,
Solan yüzleri canlandıran, kalplere yuvalanmış hüzünleri her cephede kovan ve dağıtan,
Nasırlı, çilenin izleriyle bezenen kahırlı elleri şefkat ve sevgiyle tutan,
Göz pınarlarından oluklar halinde inen yaşları sabırla silen,
Dertlere derman, değilse bile ortak olmayı vecibe sayan tam kapsamlı bir inanmışlığın, tavizsiz bir irade bıçkınlığının, tartışmaya kapalı nitelikli dürüstlüğün ve samimiyetin siyasetteki ahlak markasıdır.
Bu marka var olacak, Türkiye’nin yeni yüzyıl marka değerini neresi en yüksekse oraya çıkaracaktır.
Diyor ya istiklalimizin manzum dehası Merhum Akif;
Beraber ağlamazsın, sonra kör, sağır dersin,
Bu hissizlikten insanlık hem iğrensin, hep ürpersin.
Ağlayanla yanak yanağa verip ağlayacağız, gülenle el ele verip gülmesini bileceğiz.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.
Biz Cumhur İttifakı’yız.