Haber Editörü

Ramazan DURMUŞ / GELDE YAZMA

ramazandurmus44@gmail.com

Dr. Özarslan: "Dört Parçalı Büyük Kürdistan" hedefi tarihe karışacak"

Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Dr Bahadır Bumin Özarslan, Suriye ile PYD-YPG arasında bugün varılan yeni mutabakatı değerlendirdi.

Dr. Özarslan:
GÜNDEM 30.01.2026 20:07:00 0

Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Dr. Bahadır Bumin Özarslan, Suriye ile PYD-YPG arasında bugün varılan yeni mutabakatı değerlendirdi.

Anlaşma ile yeni bir çözüme varıldığı ve PYD-YPG'nin fiilen elindeki alanlarda, bir devlet olarak Suriye'nin büyük oranda tam egemen olacağı yönünde uzlaşıldığının anlaşıldığına dikkat çeken Dr. Özarslan, "Yapılan anlaşma tam olarak uygulandığında "Dört Parçalı Büyük Kürdistan" hedefi de tarihe karışmakta; KCK'nın varlığı, fiilen anlamsızlaşmaktadır" dedi. 

Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Dr. Bahadır Bumin Özarslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şunları söyledi:

"Suriye'nin resmî organları ile PYD-YPG tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla 30 Ocak 2026 tarihinde yapılan anlaşma ile yeni bir mutabakata varıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar anlaşmanın içeriği ile ilgili çelişkili açıklamalar olsa da genel bir takım hususların kesinleştiği görülmektedir.

Uygulanamama olasılığı 

Genel olarak bakıldığında, anlaşma ile yeni bir çözüme varıldığı ve PYD-YPG'nin fiilen elindeki alanlarda, bir devlet olarak Suriye'nin büyük oranda tam egemen olacağı yönünde uzlaşıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, PYD-YPG'nin bir bütün hâlinde olmasa bile fiilen silahlı varlığını kısmen koruyabileceği, potansiyel olarak ise yeniden canlandırabileceği bir anlaşma yapıldığı da dikkatlerden kaçmamaktadır. Yeniden canlandırılabildiğinde, eski gücüne ulaşamasa bile Suriye devleti için bir baş ağrısı teşkil edebileceği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca bu durum, alışık olduğumuz bir durumun tekrarlanmasına ve 30 Ocak anlaşmasının da uygulanamamasına yol açabilir. Zira önceki anlaşmalardan sonra da çözümün gerçekleştiğine ve Suriye sorununun çözüldüğüne dair beyanlar, muhtelif sebeplerle ama özellikle KCK elebaşılarının aksi yöndeki tutumları ve temelde, silah bırakıp Suriye Ordusu ile bütünleşmeye (entegrasyona) yanaşmama sebebiyle hep havada kalmıştır. Benzer bir tutum ve akıbet, şaşırtıcı olmayacaktır.

Anlaşma tam olarak uygulanırsa…

Öte yandan, yapılan anlaşma tam olarak uygulandığında "Dört Parçalı Büyük Kürdistan" hedefi de tarihe karışmakta; KCK'nın varlığı, fiilen anlamsızlaşmaktadır. Bununla birlikte, KCK dışındakiler başta  olmak üzere, genel olarak Kürtçü akımlar için yeni siyasî kıble, büyük oranda Irak'ın kuzeyine kaymış olacaktır. Zira dört devlet içinde sadece Irak'ta, Barzani-Talabani ekseninde siyasî bir statü söz konusudur. Dolayısıyla Kürtçü akım, elinde kalan ve ayrıcalık elde ettiği tek bölge olan Irak'a ve aralarındaki ideolojik iç çekişmelerden bağımsız olarak, Barzani-Talabani çizgisine odaklanacaktır. 

Barzani-Talabani etkisi

Bu durum, 30 Ocak anlaşması sonrasında Suriye özeline de yansıyacak ve Suriye'deki Kürtçü akım, Barzani-Talabani etkisi altına girecektir. Bir başka deyişle Barzani-Talabani ekseni, kendi içinde bütüncül hareket etmeyi başarabilirse Kürtçülük için tek umut kapısı ve gelecekteki bir deneme için tek coğrafya niteliği kazanacaktır.

Anlaşmanın fiilen hayata geçmesi durumunda, gerek Suriye'nin gerek Türkiye'nin gerekse Irak'ın ve şu aralar PJAK üzerinden benzer bir tehlikeyle tehdit edilen İran'ın bu hususu göz ardı etmemesi gerekir."

Haberi Sesli Oku

YAZARLAR