Haber Editörü

Ramazan DURMUŞ / GELDE YAZMA

ramazandurmus44@gmail.com

Mevlüt Karakaya: "İç cepheyi güçlendirmek Türkiye'nin bekası için zorunlu"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Mevlüt Karakaya, bugü katıldığı bir tv programında güncel gelişmelere ilişkin olarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mevlüt Karakaya:
SİYASET 11.01.2026 19:12:00 0

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof.Dr. Mevlüt Karakaya, iç cepheyi güçlendirmenin Türkiye'nin bekası için zorunlu olduğunu belirterek, bölgede oynanan oyunun artık gizli saklı olmadığını ifade etti.

Sözde Kürt devleti projesinin arkasındaki asıl gücün İsrail olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Karakaya, şu uyarılarda bulundu:

"Oyun artık açık. Orada bir Kürt devleti kurmanın arka planında İsrail var. Kürtleri bir vekil unsur olarak görüp, orada bir devlet kurdurup, Türkiye'ye yönelik bir bölünme tehdidi oluşturmak istiyorlar. Ancak bizim Kürt kardeşlerimiz, İsrail güdümlü bir yapıya, onlara gebe kalacak bir projeye asla müsaade etmeyecektir" dedi.

Prof.Dr. Mevlüt Karakaya, Lider Devlet Bahçeli’nin “iç cepheyi güçlendirme” vurgusunun Terörsüz Türkiye hedefinin temelini oluşturduğunu belirterek, İmralı çıkışının da bölgedeki planları bozmaya yönelik stratejik bir mesaj olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Mevlüt Karakaya, bugün katıldığı bir tv programında güncel gelişmelere ilişkin olarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin son dönemdeki "Terörsüz Türkiye" ve "İç cepheyi güçlendirme" çağrılarının bu büyük tehlikeye karşı bir ön alma stratejisi olduğunu belirten Prof.Dr. Karakaya, Lider Devlet Bahçeli'nin devlet tecrübesiyle bu oyunu gördüğünü ifade etti.

 

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Mevlüt Karakaya'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Sayın Genel Başkanımız 2024 yılında iç cepheyi güçlendirme söylemiyle birlikte, aslında bu konuların arka planına dikkat çekerek Terörsüz Türkiye projesini ortaya koydu. İmralı konusu söz konusu olduğunda 'gerekirse ben tek başıma giderim' dedi. Bu çıkış, İsrail'in bölgedeki planlarını bozmaya yönelikti.

“BÖLGE HALKI GERÇEĞİ GÖRDÜ”

Kürt kardeşlerimiz işin realitesini gördüler ve anladılar. Terörsüz Türkiye projesine Türkiye'nin tüm kesimlerinden çok ciddi bir katkı ve destek geliyor.

Gezi olayları ve 15 Temmuz, Türkiye'de yapılan birer denemeydi. Venezuela'nın yapısı farklı olabilir ama Türkiye'de de devleti ele geçirme, işgal etme ve vekaletler üzerinden bir operasyon yürütüldü. Seçilmiş Cumhurbaşkanı alaşağı edilmeye, kurumlar işgal edilmeye çalışıldı.

“İSRAİL YPG'Yİ BESLEMEYE DEVAM EDİYOR”

İsrail'in arkasındakilerin, terör örgütü YPG'yi bugüne kadar var eden ve besleyenlerin, binlerce tır silah yardımında bulunanların bu bölgeyle ilgili hevesleri bitmedi. Türkiye güçlü bir ülke, kimse Türkiye'yi doğrudan karşısına almak istemiyor ancak bu politikalarla zayıflatmaya çalışıyorlar.

Eğer Türkiye Suriye'ye girmeseydi, 30 kilometre derinlikteki o güvenlik hedeflerini gerçekleştirmeseydi, bugün kendi sınırları içerisindeki sıkıntıları ve çatışmaları konuşuyor olacaktı.

Kürt kardeşlerimizle diğer etnik unsurlar arasında hiçbir zaman anlaşmazlık olmadı. Herkes eşit vatandaştır. Bölgesel ayrımcılık iddialarına gelince; ben Ankaralıyım. Ankara'nın dibindeki Yakupabdal'ın arkasındaki köylere bakın, Güneydoğu'daki birçok köyden daha geri kalmıştır. Mesele etnik değil, kırsal kalkınma eksikliğidir. Bunun kimlik temelli değerlendirilmesi doğru değil.

Kürt kardeşim gidip de İsrail projelerine destek vermez. Bu projeye en fazla destek verenler Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Kürt kardeşlerimizdir.

 

 

Cumhur İttifakı sokakta kuruldu dedik. 15 Temmuz'da millet işgale karşı bir direnç gösterdi ve o akşam bu yapı oluştu.

Terörsüz Türkiye'ye gelinmesinde 40 yıldır güvenlik güçlerimizin yaptığı mücadeleye ve şehitlerimize borçluyuz. Hükümetin kararlılığı ve milletin desteğiyle bu noktaya gelindi.

Biz ekonomiyi yönetmiyoruz ancak MHP olarak hükümetin başarılı olmasını istiyoruz. Seçim beyannamemizde verdiğimiz sözlerin yapılması konusunda hükümeti uyarıyor ve gündeme getiriyoruz. Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda bu ana çatının sağlam kalması için çalışıyoruz.

Terörün Türkiye'ye maliyeti 2 trilyon dolardır. Bu paranın yarısı ekonominin içinde kalsaydı, bugün şikayet ettiğimiz konuların çoğu olmayacaktı." 

Haberi Sesli Oku

YAZARLAR