SİYASET
SİYASET Haberleri
MHP'li Mustafa Kalaycı "Vatandaşın alım gücünü artıracak düzenlemeler yapılmalı"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Kalaycı: "Fiyat artışları nedeniyle sıkıntı çeken başta emekliler, çalışanlar, küçük esnaf ve çiftçiler olmak üzere vatandaşlarımızın alım gücünü ve refahını artıracak düzenlemeleri de yapmalıyız" dedi
Milliyetçi hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı: "Fiyat artışları nedeniyle sıkıntı çeken başta emekliler, çalışanlar, küçük esnaf ve çiftçiler olmak üzere vatandaşlarımızın alım gücünü ve refahını artıracak düzenlemeleri de yapmalıyız" dedi
TBMM Genel Kurulunda konuşan Mustafa Kalaycı, zorlu bir coğrafyada yaşADIĞIMIZA DİKKAT ÇEKEREK “Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehdit ve risklere karşı güçlü bir savunma sisteminin sürdürülebilir kılınması zorunludur. Savunma sanayisinde elde ettiğimiz mesafenin önemi bugün daha da iyi anlaşılmaktadır. Türkiye, millî savunma sanayisinde dev adımları azimle atmayı sürdürecektir” diye konuştu..
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, kanun teklifleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
"Ülkemizde kripto varlık ekosisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla ilk yasal düzenleme Sermaye Piyasası Kanunu'na ek ve değişiklikler içeren 26 Haziran 2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun'la yapılmıştır. Bu kanun teklifiyle kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yapılan veya aracılık edilen satış ve transfer işlemlerine on binde 3 oranında uygulanmak üzere kripto varlık işlem vergisi ihdas edilmekte ve bu vergi kapsamına giren kripto varlıkların teslimi KDV'den istisna edilmektedir.
Yetkilendirilmiş platformlar bünyesinde elde edilen alım-satım kazançları ile kira, faiz ve benzeri diğer kripto varlık gelirlerinin nihai olarak tevkif yoluyla yüzde 10 vergilendirilmesi, bu platformlar dışında elde edilen kripto varlık gelirlerinin ise beyan yoluyla vergilendirilmesi düzenlenmektedir.
Ayrıca, kripto varlık işlem vergisi oranını sıfıra kadar indirmeye veya 5 katına kadar artırmaya, gelir vergisini de sıfıra kadar indirmeye veya 1 katına kadar artırmaya dair Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Kripto varlıklarının vergilendirilmesine yönelik maddelerin yürürlük tarihi kanunun yayımını izleyen ikinci ay başı -muhtemelen haziran- olarak öngörülmüştür.
Komisyon görüşmelerinde bu maddeler yürürlüğe girerken Türkiye'de platformlarda elde edilen kripto varlık gelirlerinde öngörülen yüzde 10 vergi tevkifatının Cumhurbaşkanı kararıyla sıfıra indirileceği, on binde 3 kripto varlık işlem vergisi ödeyenlerden ilave bir vergi alınmayacağı Hazine ve Maliye Bakanlığı temsilcilerince açık bir şekilde ifade edilmiştir, dolayısıyla iki defa vergileme söz konusu olmayacaktır.
Kanun teklifiyle kıymetli taşlara yüzde 20 oranında özel tüketim vergisi getirilmektedir.
Yine, teklifle, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin ilan ve reklam giderlerinin gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmemesi düzenlenmektedir. Esasen, her türlü şans ve bahis oyunlarının ilan ve reklamlarının yasaklanması daha uygun olacaktır.
Kanun teklifinde bedelli askerlik tutarının hesabında esas alınan 240000 gösterge rakamı yüzde 25 artırılarak 300000'e yükseltilmektedir. Artırılan 60000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu belirlenen tutar Savunma Sanayii Destekleme Fonuna aktarılacaktır. 2026 yılında Savunma Sanayii Destekleme Fonuna yaklaşık 19 milyar lira aktarılması beklenmektedir.
Zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehdit ve risklere karşı güçlü bir savunma sisteminin sürdürülebilir kılınması zorunludur. Savunma sanayisinde elde ettiğimiz mesafenin önemi bugün daha da iyi anlaşılmaktadır. Türkiye, millî savunma sanayisinde dev adımları azimle atmayı sürdürecektir.
Kanun teklifinde asrın deprem felaketini yaşayan 11 ilimizde üretilen konut ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin yıl sonuna kadar peşin ödenmesi hâlinde ilk konut için yüzde 74, ilk iş yeri için yüzde 48 oranında indirim uygulanması öngörülmektedir.
Bilindiği üzere, deprem bölgesinde üretilen 314.323 konutun maliyeti üzerinden Cumhurbaşkanımız yüzde 50 indirim yapmış olup borçlandırılan bedeller anahtar tesliminden iki yıl sonra ödenmeye başlanacak ve on sekiz yıl boyunca 216 eşit taksitle ödenecektir.
Buna göre, ortalama 1 milyon 890 bin liralık 3+1 konutlar için ayda 8.750 lira taksit ödenecektir. Bu teklifle yapılan düzenlemeyle de yıl sonuna kadar peşin ödeme hâlinde bu konutlar için sadece 484 bin lira ödeme yapılacaktır. Dolayısıyla, hak sahibi vatandaşlarımıza çok önemli indirimler ve kolaylıklar sağlanmıştır.
Kanun teklifinde vakıf üniversiteleri, hastane ve sağlık kurumlarının kurumlar vergisi muafiyeti kaldırılmaktadır. Kamulaştırılan taşınmazların devri ile serbest bölge içi ve serbest bölgeler arası satışlar KDV'den istisna edilmektedir.
İşsizlik sigortasında yüzde 1 devlet katkısını yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye dair Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Sigortalılara verilen bir günlük yemek bedelinin 300 liraya kadar olan kısmı prime esas kazançtan istisna edilmektedir.
Ayrıca BOTAŞ'ın vergi borçları ile görev zararı alacaklarının karşılıklı mahsubu ve terkini, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç fazlası taşınmazlarının özelleştirilmesi ve defterdarların görev ve sorumluluklarıyla ilgili düzenlemeler de yapılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, ABD ve İsrail'in İran'a yaptığı haksız ve hukuksuz saldırılarla başlayan savaş tüm dünyada ekonomik darboğaza da yol açmıştır. Enerji ve gübre piyasalarında arz şokları, ticarette aksaklıklar ve fiyatlarda yüksek artışlar ve dalgalanmalar yaşanmaktadır.
Savaşın Türkiye ekonomisine etkisini azaltmak amacıyla hızlı, doğru ve etkin tedbirler alınmaktadır. Petrol fiyat şokuyla birlikte hemen eşelmobil sistemine geçilmiş, ÖTV'den karşılanabildiği kadarıyla akaryakıt fiyat artışlarının yüzde 75'e kadar olan kısmı pompa fiyatlarına yansıtılmamıştır.
Üre gübresinin ithalinde gümrük vergisi sıfırlanmış, gübre ihracatı durdurulmuş, yüzde 33'lük amonyum nitrat gübresi kullanımına mayıs sonuna kadar izin verilmiştir. Bu tedbirlere rağmen mazot ve gübre fiyatlarının çok pahalı hâle gelmesi çiftçimizin üretim yapabilmesini güçleştirmiştir.
Çiftçimiz geçen yıl da zirai don ve kuraklığın etkisiyle istediği verimi ve geliri alamamış, nitekim tarım sektörü 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve gıda arz güvenliğini sağlamak amacıyla çiftçilerimize yönelik bir destek paketini uygulamaya koymalı, ekilebilir tarım arazilerini genişletmeliyiz. Tarımsal desteklerin artırılması ve zamanında ödenmemesi son derece önem arz etmektedir.
Diğer taraftan, savaşın ekonomiye etkisini fırsat bilerek başta gıda ürünlerinde olmak üzere fiyat etiketlerini haksız bir şekilde yükseltenlere karşı daha caydırıcı tedbirler almalı, kesinlikle teşhir ve iş yeri kapatma cezaları getirmeliyiz. Fiyat artışları nedeniyle sıkıntı çeken başta emekliler, çalışanlar, küçük esnaf ve çiftçiler olmak üzere vatandaşlarımızın alım gücünü ve refahını artıracak düzenlemeleri de yapmalıyız.
Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır. Bölgesel ve küresel sınamalara, asrın deprem felaketine, kuraklık ve zirai don afetine rağmen Türkiye ekonomisi 22 çeyrektir aralıksız, güçlü ve dengeli büyümeyle dayanıklılığını ortaya koymuştur.
Ekonomimizin omurgası, üretimin, istihdamın ve ihracatın ana taşıyıcısı olan KOBİ'lerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, istihdam ve yatırım destekleri ile verimlilik artışına yönelik adımların hızlandırılması büyümenin devamlılığı açısından büyük önem taşımaktadır.
15 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla esnaf ve sanatkârlar ile çiftçilerin vergi ve SGK primi borcu olsa dahi kullandıkları kredinin yüzde 25'inin borçlarına mahsup edilmek suretiyle finansmana erişebilmelerinin sağlanması önemli bir adım olmuştur. Ayrıca 30 Ocak 2026 tarihli SGK Genelgesi'yle esnafımızın ve çiftçimizin SGK primi borçlarının taksitlendirilmesinde 250 bin liraya kadar teminat şartı aranmaması, peşinat alınmaması ve ödemelerde bazı kolaylıklar getirilmesi de önemli bir gelişme olmuştur. Bunlarla birlikte e-haciz uygulamasında bankalarla da görüşülerek borçlunun tüm mal varlığı yerine borcu kadar kısmın bloke edilmesi suretiyle mağduriyetlerinin önlenmesini de gerekli görüyoruz."


