Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, emeklilik sisteminde yaşanan eşitsizliklerin ve yapısal sorunların mutlaka giderilmesi çağrısında bulundu. Kalaycı, ödediği prim daha fazla olanlarla daha az olanlara aynı tutarda emekli aylığı ödenmesinin sosyal sigorta sistemine aykırı olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, şunları kaydetti

“Gönül ister ki daha yüksek artışlar yapılabilsin”
"2026 yılı ocak ayı itibariyle memur ve memur emekli aylıkları 18,6 oranında artırılmış, ayrıca memur taban aylığına 1.000 lira eklenmiştir.
SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları ise yüzde 12,2 oranında artırılmıştır.
Alt sınır emekli aylığı da bu Kanun teklifiyle, yüzde 18,48 oranında artırılarak 20.000 liraya yükseltilmektedir.
Böylelikle en düşük emekli aylığı 3.119 lira artırılarak, dosya maaşı 20 bin liranın altında kalan 4 milyon 917 bin emeklinin yararlanması sağlanmaktadır.
Elbette gönül ister ki daha yüksek artışlar yapılabilsin.
Emeklilerimiz ömrünün büyük bir kısmını üretime, ülkemizin kalkınmasına, katma değer yaratmaya adamış kişilerdir.
Emeklilerimizin derdi derdimiz, beklentileri beklentimizdir.
Emeklilerimizin beklentilerinin önümüzdeki süreçte karşılanacağına inanıyoruz.
Bugün emeklilik sisteminde yaşanan eşitsizliklerin, yapısal sorunların mutlaka giderilmesi gerekmektedir.
Bağlanan emekli aylıkları, emeklilik tarihinde geçerli mevzuata bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu da aynı prim ödeme gün sayısına ve prim tutarına farklı emekli aylığı bağlanmasına neden olmaktadır.
Bugün emeklilerimizin "Ben daha çok prim ödedim ama daha az prim ödeyenle yaklaşık aynı emekli aylığını alıyorum." diye haklı şikâyetleri bulunmaktadır.
"Ne kadar prim o kadar maaş"
Aslında ödenen primler ile bağlanan emekli aylıkları arasında bir denge olması gerekmektedir. Prim-maaş dengesi kısaca "ne kadar prim o kadar maaş" olarak ifade edilmektedir.
Prim gün sayısı ve ödediği prim daha az olan sigortalılar ile prim gün sayısı ve ödediği prim daha fazla olan sigortalılara aynı tutarda emekli aylığı ödenmesi sosyal sigorta sisteminin ruhuna aykırıdır.
Prim-maaş dengesi gözetilerek mevcut emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri giderecek intibak düzenlemesinin kademeli bir şekilde yapılmasını, ayrıca, emekli aylığı bağlanmasında güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranlarının gözden geçirilmesini gerekli görüyoruz.
Sistemin emeklilik şartları da farklı hükümlere tabi bulunmaktadır. Emekli olabilmek için SSK'lılar 7200 gün, BAĞ-KUR'lular 9000 gün prim ödemektedir.
Yine memur emekli aylığı ile SSK ve Bağ-Kur emekli aylığı artışlarının farklı hükümlere tabi olması nedeniyle her maaş artışı döneminde farklı oranlar ortaya çıkmaktadır.
Sigortalılar arasında her bakımdan norm ve standart birliğinin sağlanması, tüm emeklilerin maaş artışlarının aynı esaslara göre belirlenmesi, emekli aylıklarında yapılan artışların genel enflasyon endeksi yerine bu kesimin tüketim kalıplarını ve hayat standardını dikkate alan özel bir endekse göre yapılması görüşündeyiz.
Emekli aylığı, maaş ve ücret artışlarının kalıcı refah artışına dönüşmesinin tek yolu, enflasyonun kalıcı biçimde düşürülmesidir.
Uygulanmakta olan dezenflasyon politikasının temel amacı enflasyonun düştüğü, istikrarın pekiştiği bir ortamda kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümeyle kalıcı sosyal refahı sağlamaktır.
Ekonomik göstergelerde olumlu gelişmeler
Kim ne derse desin, program kararlı bir şekilde uygulanmakta, ekonomik göstergelerde olumlu gelişmeler görülmektedir.
Türkiye ekonomisi en zor etapları geride bırakmış, en çetin süreçleri aşmıştır. Yıllık enflasyon, 2025 yılı sonu itibariyle yüzde 30,9'a kadar inmiştir. Cari açığın millî gelire oranı sürdürülebilir düşük seviyelerdedir.
Merkez Bankası rezervleri rekor seviyeye yükselmiş, ülkemizin risk primi son yedi yılın en düşük seviyesine inmiş, dış borçlanma maliyetlerinde önemli iyileşme sağlanmıştır.
2025 yılı Bütçe performansı da beklenenden daha olumlu yöndedir. 1,8 trilyon lira gerçekleşen bütçe açığı geçen yıldakine göre yüzde 14,6, programa göre yüzde 6,8 oranında azalmıştır.
Bu durum önümüzdeki süreçte bütçe imkanlarının artacağına işaret etmektedir. Kuşkusuz bütçe imkânlarındaki artıştan başta emekliler ve çalışanlar olmak üzere toplumun her kesimi hak ettiği payı mutlaka alacaktır.
Bakınız, asrın deprem felaketini yaşayan 11 ilimiz yeniden ayağa kaldırılacak sözü de tutulmuş, 455 bin konutun teslimi yapılmıştır. Dikkatinize sunuyorum. Saatte 23, günde 550 konut üretilmiştir. Acaba bunun dünyada eşi benzeri var mıdır?
Milletimiz biliyor ki Cumhur İttifakı söz verdiyse mutlaka yapar. Elbette, yaparsa Cumhur İttifakı yapar.
“Emekli aylıklarını bütüncül bir şekilde artacağına inanıyoruz”
Önümüzdeki süreçte, emekli aylıklarını bütüncül bir şekilde artıracak ve eşitsizlikleri giderecek, BAĞ-KUR prim gün sayısını 7200'e düşürecek, 1'inci dereceye gelen memurlara 3600 ek gösterge verecek, ev kadınlarına prim desteğiyle birlikte emeklilik hakkı tanıyacak düzenlemelerin yapılacağına inanıyoruz.
Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak proje hâline getirdiğimiz, asgari refah seviyesinin endeks üzerinden hesaplanması ve belirlenen gelir seviyesine erişene kadar ailelere asgari gelir desteği verilmesi uygulamasının hayata geçirilmesi de beklentimizdir."