Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk "Hedefimiz ilk maçta üstünlük sağlamak" dedi.
Türk futbolunu temsil etmek adına çok önemli bir karşılaşmaya çıkacaklarını ifade eden Okan Buruk “Bir yandan bu maçı en iyi şekilde oynarken bir yandan da basit kart görmemek için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Oyun içinde her türlü kart olabilir ama basit kartlardan kaçınmamız lazım. Çünkü iki maç oynayacağız” diye konuştu
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu'nda Liverpool ile evimizde oynayacağımız maç öncesi düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularına yanıt verdi.
Okan Buruk'un değerlendirmeleri şu şekilde:

"Şampiyonlar Ligi’nde son 16’da olmak bizim için çok gurur verici. Sadece bizim için değil, Türk futbolu için de bu çok önemli ve çok değerli. Hem ülke puanı açısından hem de Avrupa’da Türk futbolunu temsil etmek adına bence çok önemli bir karşılaşmaya çıkıyoruz.
Birinci hedefimiz tabii ki ilk maçta üstünlük sağlamak. Rakibimizin ne kadar iyi olduğunu biliyoruz. Bu seneki inişleri çıkışları olsa da rakibimizin çok önemli oyuncuları var. Şu anda kendi liglerinde şampiyon olma şansları neredeyse imkânsız gibi, o yüzden en büyük hedefleri Şampiyonlar Ligi.
"ÜÇ KULVARDA MÜCADELE EDİYORUZ"
Biz de Galatasaray olarak hem Şampiyonlar Ligi’nde yüksek yerlere gelebilmek hem de Türkiye Ligi’ni ve Türkiye Kupası’nı kazanmak istiyoruz. Yani üç kulvarda mücadele ediyoruz. Bu bizim 11. Şampiyonlar Ligi maçımız olacak. Bu da sezon başından beri oyuncularımla birlikte ne kadar çok emek verdiğimizi, ne kadar yoğun bir fikstür içinde olduğumuzu gösteriyor. Ama burada olmaktan da ne kadar mutlu olduğumuzu belirtmem gerekiyor.
Üç günde bir maç oynasak da belki en büyük mutluluk bizim için bu maçları oynamak. Oyuncularımla birlikte haftada tek maç oynamaktansa bu maçları oynamayı tercih ederiz. O yüzden hiçbir bahanemiz yok. İki gün önce maç oynamış olsak da yarın kendi stadımızda, taraftarımızla birlikte yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışacağız.
"DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR"
Dediğim gibi iyi bir takıma karşı oynayacağız ama önemli bir tecrübemiz var. Daha önce rakibimizle oynadık, onları daha iyi tanıyoruz. Onlar da bizi tanıyor. İki taraf için de önemli bir tecrübe var. Tek hedefimiz ilk maçı kazanarak ikinci maç için önemli bir avantaj elde etmek.
Tabii ki sekiz maça çıktıktan sonra iki de play-off maçını koyduğunuzda toplamda on maç oluyor. Aslında on maç sonrası belki sarı kartlarla ilgili bir düşürme olabilirdi. Şu andaki görüntüde sarı kartlar yarı finalde silinecek. Bu tabii ki birçok oyuncu için zor bir durum. Dediğim gibi maç sayısı arttıkça bununla ilgili UEFA’nın bir değişikliğe gitmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yedi oyuncumuz sarı kart sınırında. En zoru da aynı mevkide olmaları. Savunmada daha önceki maçlarda çok yer almış dört oyuncumuz, kalecimiz ve iki hücum oyuncumuz var. Bunların hepsinin bir arada bu sınırda olması bizim için zor. Ama bunu en iyi şekilde yönetmemiz gerekiyor.
Bir yandan bu maçı en iyi şekilde oynarken bir yandan da basit kart görmemek için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Oyun içinde her türlü kart olabilir ama basit kartlardan kaçınmamız lazım. Çünkü iki maç oynayacağız. Tabii ki önemli bir kadroya ve önemli oyunculara sahibiz ama bazen aynı mevkide oyuncuların kart cezası alması bize sıkıntı yaşattı. İnşallah bu sefer olmaz.
Onlar için de önemli bir tecrübe oldu. Burada bir maç oynadılar, stadyumu gördüler. Bizi daha iyi tanıyorlar, biz de onları tanıyoruz. Takımlar birbirini tanıyor. Ama onlar için de önemli bir deneyimdi. Grup aşamasında sadece Galatasaray’a ve PSV’ye kaybettiler.
O yüzden bize karşı daha dikkatli olacaklarını düşünüyorum. Son 16’dan sonra artık Şampiyonlar Ligi finaline giden yol başlıyor. Bu aşamadan sonra herkes için çok önemli. Liverpool’un ligdeki durumuna baktığımızda Şampiyonlar Ligi onlar için daha büyük bir motivasyon olabilir. Grup maçlarından çok daha farklı bir mentaliteyle sahaya çıkacaklarını düşünüyorum.
"HERKESİN İLERLEME ŞANSI VAR"
Bizim için en önemli olan ilk maç. Bu maç her şeyden önemli. Uzun uzun düşünmeye gerek yok, maç maç gitmemiz gerekiyor. Yarın bu maçı oynayacağız, sonra lig maçımız var, ardından tekrar Liverpool ile oynayacağız. Bu yüzden ilk maç bizim için hedef. Tabii ki çok önemli takımlar var, çok güçlü 16 takım var. Herkesin bir yerlere ulaşma şansı var. Ama bunları sadece maç maç düşünerek ilerleyebiliriz. Şu anda tek düşüncemiz Liverpool’a karşı kendi sahamızda avantaj yakalayabilmek. Çünkü çok güçlü bir takıma karşı oynayacağız.
Roland çok önemli işler yapıyor. Kadromuzda birçok oyuncu var ve hepsinden maksimum verimi almaya çalışıyoruz. Roland geldiği günden beri hem profesyonelliği hem de karakteriyle çok iyi bir insan ve çok iyi bir profesyonel. Takım için her mevkide destek veriyor.
Geçen hafta bir sakatlığı vardı. Beşiktaş maçında bir bölüm arkada, bir bölüm önde oynattık. Bu da bizim için çok önemli ve değerli. Bu maç içinde de düşünebileceğimiz oyunculardan biri.
Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon yeni formatla birlikte çok daha farklı rakiplere ve senaryolara karşı oynadık. Bence Şampiyonlar Ligi’nde önemli ya da önemsiz takım yok. Kadro değeri ve oyuncu kalitesi çok yüksek takımlar var ama ilk sekiz maç belirlenirken en kolay gibi görünen takım Bodo/Glimt’ti ve şu anda son 16’dalar. Bu da bu organizasyonun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Biz de aynı şekilde daha önce söyledim, bir önceki turun favorisi Juventus’tu ve Juventus’u eledik. Bu turun favorisi tabii ki Liverpool ama biz Galatasaray’ız. Özellikle kendi sahamızda oynayacağımız ilk maç bizim için çok önemli.
Birçok takıma karşı oynadık ve önemli tecrübeler kazandık. Juventus deplasmanında yaşadığımız da önemli bir tecrübeydi. Çünkü iki maçlı eleme sistemini uzun zamandır oynamıyorduk. Türkiye Kupası’nda bile bu sistem yok. İçeride ve dışarıda oynanan bu maçların psikolojisine alışmak önemli bir avantaj.
Ceza konusunda da çok adil olduğunu düşünmüyorum. Taraftarımızın ikinci maçta olmaması gibi bir durum söz konusu olabilir. Belki bu değişir. İtiraz yapıldı ama sonucu henüz bilmiyorum.
Sadece tek taraftan bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Taraftarın davranışı kadar polislerin taraftarımıza nasıl davrandığı da önemli. O yüzden ikinci maçta taraftarımızın yanımızda olması güzel olur.
Anfield çok güzel bir stat ve çok özel bir atmosferi var. Ben daha önce futbolcu olarak orada bulunmuştum. Şimdi teknik adam olarak da bunu yaşamak istiyorum. Taraftarımızın da orada olmasını ve Liverpool taraftarıyla birlikte aynı atmosferi paylaşmasını isterim.
Yarınki maç bizim için çok önemli. Taraftarımızın iç saha maçlarında ne kadar etkili olduğunu Avrupa’da herkes gördü. Belki de Avrupa’nın en iyilerinden biri. Yarın da bize büyük bir güç vereceklerine inanıyorum.
Tabii ki duran toplarda çok iyiler. Özellikle Virgil van Dijk gibi çok güçlü bir oyuncuları var. Beş tane uzun oyuncuya sahipler ve duran topları iyi kullanan oyuncuları da var. Buna karşı önlem almamız gerekiyor. Her takıma karşı olduğu gibi rakibin güçlü yönlerine göre çalışıyoruz. Ama bir yandan da ofansif duran toplar bizim için fırsat olabilir çünkü onlar da duran toplardan gol yiyebilen bir takım.
"TAKIM OLARAK OYNAMAMIZ GEREKİYOR"
Transferler kadromuzu daha da güçlendirdi. Hepsinden çok memnunum. Noa, Yaser, Sacha Boey, Renato Nhaga ve Armando… Beş transfer yaptık ve hepsi hem karakter olarak hem oyunculuk olarak Galatasaray’a kendilerini ait hisseden oyuncular. Bu da kadro kalitemizi yükseltti. Tecrübemiz arttı, özgüvenimiz yükseldi. Ligde öndeyiz, Şampiyonlar Ligi’nde son 16’dayız. Pozitif çok şey var ama yarın oynanacak 90 dakika her şeyi belirleyebilir. Bu yüzden takım olarak oynamamız gerekiyor. Beraber savunma yapmamız gerekiyor. Özellikle bu tür maçlarda savunma sadece savunma oyuncularıyla değil, en önden başlar. Bunu doğru yaptığımızda rakibimize karşı şansımızın artacağını düşünüyorum.
Takım savunması sadece savunmacılarla olmaz. Önden başlayan bir yapı olmalı. Zaman zaman kompakt kaldığımız, ön alan baskısını doğru yaptığımız ve topun arkasına doğru geçtiğimiz bir oyun ortaya koymaya çalışıyoruz.
Savunma çizgimizi ne kadar öne itebilirsek ve kalemizden ne kadar uzakta savunma yapabilirsek rakibe o kadar az pozisyon veririz. Elbette pozisyon verdiğimiz maçlar da oldu. Bu bazen rakibin bireysel kalitesiyle de ilgili.
Ama genel olarak oyuncularımızın birlikte savunma yapma isteği ve özellikle öndeki oyuncuların agresifliği bu sezon çok daha iyi seviyeye geldi. Bu da bizim pozitif yönlerimizden biri."