Ramazan DURMUŞ  / GELDE YAZMA

Haber Editörü

Ramazan DURMUŞ / GELDE YAZMA

ramazandurmus44@gmail.com

Ptof.Dr. Kamil Aydın: "12 Mart iki olayı hafızalara nakşeden kutlu bir gün'"

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı, İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yılı olduğunu belirtti.

Ptof.Dr. Kamil Aydın:
SİYASET 12.03.2026 16:26:00 0

Milliyetçi Hareket Partisi MHP Erzurum Milletvekili Prof.Dr. Kamil Aydın, 12 Mart'ın iki olayı hafızalara nakşedilen kutlu bir gün olarak nitelendirdi.

Prof.Dr. Kamil Aydın "Bunlardan birincisi 'Çanakkale geçilmez' denilerek başlayan Türk milletinin bağımsızlık serüveninin devamı niteliğindeki 12 Mart 1918'de uzun işgal ve mücadeleler sonucunda esaretin son bulup istiklalin kazanıldığı Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşudur. İkincisi ise 'Ya istiklal ya ölüm' kararlılığıyla başlayan nihai milli bağımsızlık yürüyüşünün nihayete ermesiyle verilen mücadelenin ve onun ölümsüz kahramanlarının dizelere nakşedildiği İstiklal Marşı'nın bundan 105 yıl önce kabul edildiği gündür. Her ikisi de kutlu olsun" dedi.

TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Erzurum Milletvekili Prof.Dr. Kamil Aydın, Erzurum'a yönelik çalışmalara değinerek, Türkiye'nin batı-doğu hattındaki yüksek hızlı tren bağlantısının Sivas'tan Kars'a uzatılmasının ivedilikle programa alınmasını istedi. Aydın, doğal gaz fiyatlarının da bölge şartlarına uygun iyileştirilmesini talep etti.

 

MHP Erzurum Milletvekilimiz Kamil Aydın’ın 12 Mart Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. Yıldönümü hakkında gündem dışı konuşması şöyle:

"Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 108, İstiklal Marşı'mızın kabulünün de 105'inci yılı vesilesiyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tarih, kadim devletlerin ebet müddet varlık serencamında en etkin yön tayin edici yani kutup yıldızıdır. Şayet tarihin kılavuzluğuna başvurulmaz ve ders alınmaz yani ihmal edilirse zaferden çok hezimet kaçınılmaz olur. Dahası, maziye dair kutlu yaşanmışlığı olmayan ulusların gelecekle ilgili güçlü hayal ve tasavvurları olamaz. İşte bu nedenle, binlerce yıllık şanlı tarihî müktesebatımızın bizlere yüklediği sorumluluk, nesilden nesile karakter edindiğimiz hürriyet ve bağımsızlık yüksek ilke ve ülküsünü nesilden nesile aktararak kalıcı kılmaktadır. Bu kutlu karakterin abide temsilcileri şanlı Türk tarihinin hemen hemen her kritik döneminde saldırı ve işgal sağanağına mahkûm şartlarda bile yeniden dirilip istiklallerini tüm cihana haykırmayı başarmışlardır. İşte, bugün yani 12 Mart günü bu anlamda iki tarihî olayın hafızalarımıza nakşedildiği kutlu gündür. Bunlardan birincisi, "Çanakkale geçilmez!" denilerek başlayan Türk milletinin bağımsızlık serüveninin devamı niteliğindeki 12 Mart 1918'de uzun işgal ve mücadeleler sonucu esaretin son bulup istiklalin kazanıldığı Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşudur. İkincisi ise "Ya istiklal ya ölüm!" kararlılığıyla başlayan nihai millî bağımsızlık yürüyüşünün nihayete ermesiyle verilen mücadelenin ve onun ölümsüz kahramanlarının anısının dizelere nakşedildiği İstiklal Marşı'nın bundan tam 105 yıl önce kabul edildiği gündür. Her ikisi de kutlu olsun.

Sayın milletvekilleri, Erzurum özelinde mart ayı yakın tarihimizin zaferler ayıdır. 18 Mart 1915 yılında Çanakkale'de simgeleşen Türk milletinin ve vatanının esaret altında tutulamayacağı kararlılığı ve iradesi millî mücadele simgesi olan Erzurum'da 12 Mart 1918 tarihinde yeniden tezahür etmiştir. Zaferimiz, 25 Şubatta İspir'le başlamış, 12 Martta şehrin kurtuluşuyla taçlanmış ve 7 Nisanda Şenkaya'nın özgürlüğüyle noktalanmıştır. Bu vesileyle, emperyalizme karşı "Vatan bir bütündür, parçalanamaz." millî iradesini eyleme dönüştürerek gelecek nesillere yani bizlere ve bizden sonrakilere güçlü bir bağımsızlık mirası bırakan, kahraman şehrin gül bahçelerine giren kahraman şehitlerini rahmet ve minnetle anar, dadaşlar diyarı Erzurum'a ve Erzurumlulara kutlu olmasını dilerim.

Sayın milletvekilleri, bu kahraman ecdadın kutlu mirasının temsilcileri olan dadaşlar, taşıdıkları vakar gereği her daim şükür, sabır, kanaat ve millî ve manevi değerlere sadakatleriyle maşerî vicdanlarda sembolleşmişlerdir. Dadaşlar diyarı Erzurum her türlü coğrafi ve iklim güçlüklerinin yanı sıra, deprem kuşağında bulunması ve çok geniş ve engebeli bir arazide yer almasına rağmen yine de yılmadan, yakınmadan ve yüksünmeden varlığını idame ettirmeye büyük gayret göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, yıldan yıla topyekûn bu güçlüklerden dolayı göçe revan olan nüfus kaybına rağmen Erzurum, yine de eğitimden sağlığa, tarım ve hayvancılıktan turizm ve ticarete, bölgenin her bağlamda taşıyıcı kolunu ve hizmet merkezi olma misyonunu büyük bir özveriyle sürdürmektedir. Genelde Doğu Anadolu'nun ve özelde Erzurum'un her türlü olumsuzluğa rağmen hâlâ hayvancılıkta önemli bir yere sahip olması her türlü takdire şayandır. Bu bağlamda, çeşitli projeler adı altında desteğini esirgemeyen Hükûmetimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Sayın Milletvekilleri, göçlerle ilgili tüm bilimsel ve akademik çalışmalara baktığımızda, göçün öncelikli nedenleri başında emniyet ve güvenlik endişeleri, ekonomik sıkıntılar, işsizlik, zor coğrafi ve iklim koşullarının geldiğini görmekteyiz. Hemen hemen son iki yüz yıldır bu nedenlerin hepsini farklı format ve zaman dilimlerinde iliklerine kadar yaşayan Erzurum sürekli nüfus kaybına uğramıştır. Dünyanın her yerinde doğası gereği göçlerin Batı'ya yönelik olması beklenen bir durumdur fakat göçü önleyici tedbirlerin de eş zamanlı olarak alındığına tanıklık etmekteyiz. Yani somutlaştırmak gerekirse, göçün kaçınılmaz olduğu mahrumiyet bölgelerine yönelik birtakım özel bölgesel kalkınma planları, hizmet tedarikinde öncelik ve ayrıcalık, ekonomik iyileştirme hamleleri ve dolaylı katkılar sağlanmaktadır. İşte, yaşadığımız sıkıntıların doğal yansıması olarak vuku bulan âşıklık, ozanlık geleneğinin simge ismi Sümmânî'nin de ifade ettiği gibi, bahtı kara yazılan Erzurum'un bugün birçok temel ihtiyaçlar ve hizmet kalemleri bağlamında elde ettiği imkânlar göz ardı edilemez doğal olarak yani elektrik, içme suyu, yol yapımı, sağlık, eğitim, doğal gaz ve ulaşımda sağlanan imkânlar takdire şayandır.

Fakat ülkemizin batı-doğu hattında gerçekleştirilen yüksek hızlı tren bağlantısının Sivas'tan Kars'a uzatılması ivedilikle programa alınmalıdır. Öte yandan, yılın sekiz ayında tamamen ısınma amaçlı tüketilen doğal gaz fiyatlarının bölge şartlarına uygun iyileştirmeye tabi tutulması bölgemiz için elzemdir. Dahası, Erzurum'a ve bölgeye yapılacak her türlü ekonomik ve ticari yatırımlar 6. Bölge statüsünde değerlendirilip pozitif ayrımcılığa tabi tutulmalıdır diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Zaferiniz kutlu olsun diyorum."

Haberi Sesli Oku

YAZARLAR