Sosyolojik tahlilleriyle büyük değerimiz olan Türk aydını merhum Erol Güngör, “İnsana ahlâkî şahsiyetini asıl veren yer, onun yakın çevresidir.” der.
Aklın, ahlâkın, îmânın, insânî değerlerin ve ölçünün kaybolduğu ortamlar, mecâzen çukura düşmeyi ve orada debelenmeyi tarif eder.
Bu yüzden çevre çok önemlidir.
O çevre nicelerini yoldan çıkarmıştır. Abdurrahim Karakoç’un “Dönekname” şiirindeki gibi olmuştur birçok karakter:
“Tevâzuu severdi, kaynatıp taşırdılar
Girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha…
Haramla yağladılar, kibirle pişirdiler
Bulanık göl ettiler, akamadı bir daha…
Yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini
Doldurdular ve sonra dökemedi bir daha…”
“Cennetlik” dediğimiz nice insan, çevresinin tesiriyle çukura batmış; gün geçtikçe bedeninde yük, ruhunda ağırlık hissettikçe, insânî değerleri bünyesinden atmış ve cehennemin yolunu adeta kan-ter içinde örmeye koyulmuştur.
Ah o para hırsı, ah o makam hırsı, ah o gelecek hesabı, ah o her şeye hâkim olma ihtirâsı…
Zaptedilmeyen nefsânî arzular öylesine sınırları aşmıştır ki, o çevrenin içindekiler bile “utanç” noktasına gelmiştir.
Kötülüğün sembolü İblis, adeta bunların ruhunu ele geçirmiş; bedenlerine yön tayin etmektedir.
Bu yüzden bunların îmân ve insânî değer adına hiçbir kutsal yanı kalmamıştır. Daha doğrusu, hiçbir konuda Allah korkusu kalmamıştır.
Şu mübârek günlerde bile kötülük kadehlerini İblis doldurmaktadır.
Mânevî atmosferde dualara “âmin” demek, günahlardan arınmak, bin pişmanlık duymak ve “Biz bu çukura nasıl düştük?” diye muhasebe etmek yerine; zanlarla, şizofrenik üretimlerle hâlâ şeytan yarıştırıyorlar…
Çünkü her kötü tarifte kendilerine seslenildiğini sanıyorlar. Çünkü yaşadıkları hayata ayna tutuluyor.
Şeytanın yarıştığı bir ortamda dürüst, ahlâklı, tuz ekmek hakkını bilen bir dost kalmayınca, kimse “Kendinize çeki düzen verin” diye uyarmıyor; onlar da doğal olarak İblis’in ödülüne talip olmak için koşturuyorlar…
Çukur çok kişiyi yutmuştur.
Kimi de son anda hidayete ererek çukurdan kurtulmayı başarmıştır.
Ancak bazıları o kadar derine batmıştır ki, onlara “alçak” bile demek haksızlık olur. Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş:
“Bazı kişiler vardır ki, onlara alçak bile diyemem. Çünkü alçaklık bir seviyedir, onlar çukurdur, çukur.”
Allah bize “Cennetlik” tadındaki insanları hayatımızda dost olarak nasip eylesin…
Ve son nefesimize kadar onlarda, biz de bozulmayalım. Amin…