30 AĞUSTOS…BÜYÜK TAARRUZ…
İSTİKLAL SAVAŞI'NIN SON GAZİSİ YAKUP DEDE DER Kİ;
“-DÜŞMAN SADECE YUNAN GAVURU DEĞİLDİ Kİ YAVRUM.”
“-İngilizi vardı, Fransız’ı vardı, İtalyan’ı vardı, Rus’u vardı, Ermenisi vardı…
-Bir de bunlara yardım eden içimizdeki hainler vardı.
Çok şükür bizim bir Allah’ımız vardı.
-Memleketin kıymetini bilin...Biz bu vatanı çok zor şartlarda kurtarıp size teslim ettik, kıymetini bilin.”
Büyük Taarruz ile Türk'ün bitmediğini, askeri gücünün,milli kuvvetinin henüz var olduğunu dünyaya gösterdik. Bunu beklemiyorlardı. Dolayısıyla ezberlerini bozan bir çıkıştı bu.
Emperyalist saldırılara karşı kazanılan Dumlupınar Zaferi'nin dünya için de çok büyük bir örnektir. Büyük Taarruz’da hezimete uğrayan düşman güçlerin bugün de bu emellerinden vazgeçmediler.
Şanlı Türk ordusunun kazandığı Büyük Taarruz… Vatanı sahipsiz, milleti çaresiz sanan bedhahlara karşı var oluş haysiyetidir ve milli onurun dirilişi, teslimiyetçi, tavizkâr yönetimlere karşı milli devletin doğuşudur.
BÜYÜK TAARRUZ…Bölünmemizi, parçalanmamızı, tarihten silinip gitmemizi amaçlayan istilacı devletlere ve işbirlikçilere karşı Türk milletinin imanlı cevabıdır.

BÜYÜK TAARUZ…
Tükenmemizi, yersiz yurtsuz kalmamızı projelendiren zalimleri İzmir’e kadar kovalayan kahramanlığın şahlanışıdır. Bu şahlanışa hürmet ve hayranlık duyuyoruz. Aziz milletimizin kahramanlık beratıdır.
Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’yi tarihin gerisine düşürmeye kimsenin gücü de, nefesi de yetmeyecektir.
Çünkü Kuvva-i Milliye ruhu Aziz Türk Milletinin vicdanında hala kor gibi durmaktadır.
Geçmişte biz Türkler…Orta Asya ve Horasan'dan Akdeniz'e ulaşmayı hedefliyorlardı. Bu hedefe ulaştılar.
Bu kutsî mirasın elden çıkması Gazi Mustafa Kemal'in askeri dehasina ve medeniyet tarihi anlayışına uygun degildi.
Bu nedenle "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir" emrini verdi. 103 yıldır o ruh aynı ruhtur.
Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY memleketin işgalden kurtulacağına inanıyordu. Bu inancını şu dizelerle belirterek, Türk Milletine seslenmiştir;
-“Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın,
Belki yarın, belki yarından da yakın..!”
İstiklal Savaşının kazanılacağına neden bu kadar inandığını soran arkadaşına;
“-BAŞIMIZDAKİ ADAMI KİM GÖRSE İNANIRDI.” diye karşılık vermişti.
M.Akif… Atatürk’e inançla bağlıydı. Nitekim Türk İstiklal Savaşı, onun inandığı gibi, M.Kemal Paşa’nın “liderliğinde” kazanıldı.
Milli Şairimiz M. Akif ERSOY Mısır’da 11 yıl kalıyor. Arkadaşına yazdığı bir mektupta “Burada 11 yıl kaldım, 11 dakika daha kalmaya tahammülüm kalmadı. Her şeyin güzeli bizde.. Dinin de ibadetin de iyisi bizde. Ömrümün kalanı mümkün olsa da Allah ona verse..” biçiminde Atatürk’e sevgi ve saygısını dile getiriyor.
Atatürk'e "lanet okuyan" hangi at hırsızlarıdır;
1. Onun mağlup ettiği İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlı'dır.
2. Türkiye Ermenistanı, Pontus Cumhuriyeti ve Türkiye Kürdistanı hülyasına kapılanların torunlarıdır.
3. Kisvesi ne olursa olsun “Cumhuriyet” tercihinden rahatsız olanlardır.! Vesselam.
-Kurucu Kahramanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ortak değerimizdir. -Atatürk, milli irade, Misak-ı Milli, demokratik-laik Cumhuriyet demektir.
-Üniter,milli devlet demektir.
Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları;
“-Bahçe tanzim etmek,
-Yakınlarını kayırmak,
-Ordu içerisinde fitneye bulaşmayıp",
Bu mübarek Anadolu topraklarını düşman işgalinden kurtarıp Cumhuriyetimizi ve son bağımsız Türk Devletini KURMUŞLARDIR.
Şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek Anadolu topraklarında Türk düşmanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu düşmanlığına izin verilmemeli.!
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve dava arkadaşları, zararlı cemiyetlerle anayasal ve kültürel haklar gibi tartışmalara girmemiş, bölücü ve ayrılıkçı unsurlara asla taviz vermemiştir.
Allah onlardan razı olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e tahammülsüzlük, Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür.
-İdeolojik doğmalarla, ilkel bir taassupla,
-Keskin önyargılarla Atatürk düşmanlığı yapmak, millete değil hıyanete hizmettir.
-Kim Gazi Paşa’ya saldırıyorsa,
kimin Gazi Paşa’ya kötü sözü dokunmuşsa,
-Ya soy kütüğünde bir karanlık nokta ya da mazisinde yüzünü kara çıkaracak bir mahcubiyeti vardır.!
Herkes bilsin ki…
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK;
-Bizim ve milletimizin kırmızı çizgisidir.
-İlk Cumhurbaşkanımız ve Milli Mücadelenin yol başçısıdır.
-İman ve insaf sahibi herkes ona hürmetle mükelleftir.
Milli tarih hainleri unutmaz.! MİLLİ VİCDAN ülkesine ihanet eden hainleri tarihin çöplüğüne atar, onları cezalandırır.
Çünkü şehit kanları ile yoğrulmuş bu mübarek Anadolu toprakları hainleri sevmez ve ilk fırsatta hesabı keser.!
Bir gün ülkemizde hainlerin hiç değilse daha az olduğunu görebilmek ümidiyle desek de…mümkün değil!
Çünkü…
Atalarımız Çağrı Bey ve oğlu Sultan Alparslan çadırlarını sırtlanların yolu üzerine kurmuşlardır.
Dünyanın “kilit taşının” üzerinde oturuyoruz. Tarihin, coğrafyanın, inançlarımızın ve ideallerimizin üzerimize yüklediği vazife çok ağır.
Ülkü Ocakları Genel Başkanı
Sevgili Ahmet Yiğit Yıldırım der ki;
“Ülkücü Türk Gençliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eserini her zaman yaşatacak, nesilden nesile taşıyacaktır.”
Biz de deriz ki;
Bu kahramanlık destanı, milletimizin birlik ve beraberlik içinde neler başarabileceğinin en güçlü delilidir.
Aziz Türk Milleti'nin varlığı ve istiklali için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi, ulu devletimizin banisi ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman ecdadımızı şükranla ve rahmetle anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum.
29 Ağustos 2025
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK