Muhittin GÜMÜŞ / TANRI DAĞLARI'NDAN


AH FENERBAHÇE

Fenerbahçe ya da başkası olabilir ama bence kendi teknik direktörlerimiz varken yabancıyla çalışmak artık gerekli değil.


11 yaşımdan itibaren okul takımlarında, üniversitede meslektaşlar ve öğrencilerimizle 48 yaşıma kadar futbol oynadım. Azıcık da güreşe hevesimiz oldu. Sporu severim... Herkes kadar futbolu da severim. Cemil Turan, Alpaslan Eratlı, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen ve daha pek çok Fenerbahçe efsanesi olan iyi insanlarla sevdim bu takımı. Rakip takımları hiç aşağılamadım, seviyesiz bir biçimde söz kullanmadım. Çünkü birbirlerinin varlığıyla büyük takım olduklarını söyleriz daima. 

Fenerbahçe hakkında yazmak istedim bugün... Mazur görünüz beni... Hep iyi zamanda değil daima desteklemek gerekir. Zaten takım tutmak öyle bir şeydir. İllaki mantık aranmaz…

Diyorum ki...
İsmail kurban edileceğine "Koç" kurban olmalıydı geçen yıllarda...

Ondan da çok önce  kocaman bir kral olan Aykut'u istemeyen Koç, tercihini Koku(Cocu)'dan yana kullandı... Hollanda Koku'su olmaz dedik ama dinlemedi... Pişman olmuşçasına  yerine büyük bir yalan olan Yanal'ı getirdi yine olmadı; çünkü görünen köy kılavuz istemezdi... Erol Bulut, sen bu şampiyonluğu unut dedirtti. Kısa süre Emre Belözoğlu ile namağlup 10 galibiyet bir beraberlik aldı... Tutmadı, sevmedi Emre'yi nedense? Emre DNA'sını biliyordu takımın ama Koç gitti daha önce denenmiş ve koğulmuş Vitor'u getirdi ama adam 5 ay dayanamadı, hep yenildi...
Bu defa İsmail Kartal'ı getirdi... Beğenmedi, Jesus'tan medet umdu... Çiğnediği sakız adamı yoruyordu... İsmail Kartal'ı bir kez daha getirdi... 99 puanla 2. oldu ve herkesçe başarılı olduğu kabul edilen İsmail'i yine kurban seçti bu "Koç"...
Mourinho ile kesin şampiyon olacaktı ama olamadı; Aziz Yıldırım'ın gazına geldi... Bir de adam Fenerbahçe'nin DNA'sını bilmiyordu...

Bundan sonra Aykut Kocaman, İsmail Kartal, Emre Belözoğlu, Volkan Demirel'den biri olur herhalde dedik ama dinlemedi kimseyi... Sezona yine Mourinho'ya bel bağlayarak başladı; yazık oldu…

Bir Fenerbahçeli futbolsever olarak yukarıda saydığım dört Fenerbahçeliden başkasını teknik direktör olarak getirecek olursa yazıklar olsun Koç'a diyeceğim.

İsmail'in yerine kurban edilecek cennetten çıkma bir "Koç" gerekli...

Tercihim Aykut Kocaman/Volkan Demirel ikilisinden yanadır...
İsmail Kartal ya da Emre Belözoğlu'nun da kesin olarak başarılı olacağını düşünüyorum. Emre'nin futbol zekası oyuncuyken de belliydi.

Abdullah Avcı ya da olmadık bir yabancı gelirse stad boşalır... Seyirci, taraftar diye bir şey de kalmaz. Kulübe kilit vurun yeter, derim.

Çoktandır milli takım dışında futbol hakkında yazı yazmadım. 

Günlük futbol takımı çekişmelerinden hiç hazzetmem. Bu sayfada tartışma yazısı da istemiyorum... Vesselam...

Spor; terbiye eder…

Birlikte sevinmeyi ve birlikte mücadele etmeyi öğretir. Neden ve ruh sağlığı ile birlikte insanın sevincini de üzüntüsünü de paylaşma duygusunu da geliştirir.
Rakibe saygı, yarışma kurallarına uyma, zamanı verimli kullanma gibi hususlarda beceri kazandırır ve sorumluluk bilinci aşılar.

Fenerbahçe ya da başkası olabilir ama bence kendi teknik direktörlerimiz varken yabancıyla çalışmak artık gerekli değil. 

Sergen Yalçın yeniden geldi Beşiktaş'a... Çok doğru karar ama geç bir karar... Fenerbahçe de doğru karar verir inşallah biz bu yazıyı yazdığımız sırada...

Derwall, Piontek, Gordon Milne, Daum, Carlos Alberto Parera dışında hiçbir yabancı Türk futboluna katkı sağlamadı.

Yazık oluyor Türk milletinin paralarına…

Muhittin Gümüş 
31.08.2025

YAZARLAR