Amalek
Eski Ahit'e göre Hz. Musa döneminde Mısır'dan çıktıktan sonra çölde ilerleyen İsrailoğullarına Amalekliler saldırır. Yahudi inanışına göre bu saldırı tarihte kendilerine yapılan ilk saldırıdır. Bu saldırıdan sonra Amalek, Yahudiler için mutlak kötülüğün temsilcisine ve sembolik bir düşmana dönüşür.
Tarihi süreç içerisinde İsrailoğulları kendi kirli emelleri önünde engel gördükleri herkesi Amalek olarak ilan etmişlerdir. Bunlar bazen Hristiyanlar olmuş bazense Müslümanlar. Kimi zaman Romalılar olmuş kimi zamansa Araplar. Kâh Türkler olmuş kâh Farslar.
Soykırımcı Netanyahu'nun da sık sık atıfta bulunduğu ve kendisine referans kabul ederek katliamlarını meşrulaştırmak için bir aparat olarak kullandığı Amalek, Yahudiler için önemli bir tarihi ve dini dayanak noktasıdır.
Siyonist Netanyahu İran savaşı hakkında geçenlerde Tevrat'tan şu alıntıları yapmıştı: "Amalek'in size yaptıklarını hatırlayın" ve "Şimdi git ve Amalek'i vur, sahip oldukları her şeyi tamamen yok et, onlara acıma; erkek, kadın, bebek, çocuk, öküz, koyun, deve, eşek, hepsini öldür.” Bu ifadeleri yine aynı şekilde Gazze için de defaatle kullanmıştı.
"Mesih'in gelişini hızlandırmak" ve "Tanrı'yı kıyamete zorlamak" isteyen Evanjelist-Siyonist ittifakı savaş ve katliamlarına son yıllarda daha da hız verdi. Günümüzdeki bu savaşlar şer ittifakı tarafından "Armageddon Savaşı"nın ön hazırlığı olarak görülmektedir.
İran ve ABD-İsrail arasındaki savaştaki en kirli senaryo Mescid-i Aksa için gerçekleştirilecek diye düşünüyorum. Evet lafı uzatmadan direkt söyleyeyim; bir gün birkaç füzeyle Mescid-i Aksa'nın yerle bir edildiğini görürseniz şaşırmayın. Muhtemeldir ki önümüzdeki dönemde İsrail bunu yapar, suçu İran'ın üzerine atar ve hayalini kurdukları üçüncü tapınağın inşasının temellerini atmış olur.
Kendilerine vadedilmiş olduğuna inandıkları Nil'den Fırat'a kadar olan bölgeyi adım adım ele geçirmek için Siyonistler her türlü yola başvuracaktır. Onlar açısından bu yoldaki en kritik viraj Mescid-i Aksa ve Kudüs'tür. İran savaşını bahane ederek bizim için kutsal olan yerlere yönelik olarak en çirkin girişimlere imza atmaktan geri durmayacaklardır.
Tarihe atıfta bulunarak yazımı sonlandırayım; "Mesih Çağı"nı başlatma hevesinde olan Netanyahu'nun akıbeti geçmişte bu hevese kurban giden "yalanın oğlu" veya "hayal kırıklığının oğlu" Bar Kohba gibi olacaktır!

