Gönüldaşlarım;
Mensubu olmaktan şeref duyduğum ve çizgimi bir milim dahi değiştirmediğim ülkücü hareketin mensupları..
Çıktığımız ve her türlü övgüye layık davamız; aksiyon haline geldikten sonra süregelen şanlı tarihi boyunca nice ülkü erlerini, nice asenalarını şehit veya gazi vermiş.. Zamanın ruhu gereği binlercesi taş medreselerde çileler doldurmuş.. Hülasa vatan, millet, bayrak, ezan için “Varlığını Türk Varlığına Armağan” etmişlerin ve “Bu ülkeyi karşılıksız sevmişlerin” oluşturduğu kutlu bir harekettir...
İşte bu yola baş koymuşların biri de ağabeyimiz Ruhi Kılıçkıran idi…
Osmaniye’nin karayağız kavruk delikanlısı; okumak, vatanına-milletine ve ailesine faydalı olmak üzere geldiği başkentte, kaldığı Ankara Atatürk (Site) Öğrenci Yurdunda, mübarek bir Ramazan ayı akşamı ve henüz 22 yaşında iken; Allah’a, Kur'an'a ve mukaddesatlarımızın tümüne ağza alınmayacak küfürler eden ve ana muhalefet CHP'nin koruyucu annelik yaptığı komünist militanlar tarafından 17 Aralık 1967'de ağır yaralanmış, ancak kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştur. Yani lafın özü alçakca katledilmiştir.
Tarih 04 Ocak 1968’dir.
Ki, Şehit ve gazilerle dolu kutlu davamızın ilk şehidi Ruhi Kılıçkıran ağabeydir.

İlahiyat Fakültesi öğrencisi olan ve yokluk-fakirlik içerisinde okumak için uğraş veren Ruhi Kılıçkıran ağabey, Ramazan ayının 14'üncü günü akşamı iftarını açmış yurdun kantininde otururken ağzından salyalar akan sarhoşların; mukaddes değerlere yaptıkları galiz küfürlere daha fazla dayanamamış, yerinden kalkarak karşı çıkmış, akabinde ise azılı militanların kurşunlarına hedef olmuştur..!
…
Bu vesileyle, davamızın ilk şehidi olan Ruhi Kılıçkıran ağabeyimizin nezdinde bütün ülkücülerin yanı sıra bu vatan için toprağın kara bağrına emanet ettiğimiz cümle şehitlerimizi rahmetle, tazimle ve dualarla anıyorum…
Ruhları şad, mekanları cennet olsun…
Harun KILIÇ
ANKARA
