-HEM ULU ÇINAR ÜÇ HİLALİ BÖLÜCÜ PARTİNİN GERİSİNDE
BIRAKIYORSUNUZ…
-HEM DE İÇ VE DIŞ OLAYLARDA
MHP’YE “SORUMLULUK” ÇIKARIYORSUNUZ…
BU DURUM
TEK KELİMEYLE RİYAKARLIKTIR!
AHMET HAŞİM NE DE GÜZEL DER:
“-MELÂLİ ANLAMAYAN NESLE ÂŞİNA DEĞİLİZ “

Suret-i Haktan görünüp, hem şühedalı ve kutlu ulu çınar Üç Hilal’i ve Devlet Bey’i 50 milletvekili ile bölücü partinin gerisinde bırakıyorsunuz hem de:
“-MHP uyuyor mu.?! diye feryat ediyorsunuz. Bu ne yaman çelişki!
Devlet Bey’e ve MHP’ye iç ve dış olaylarda “sorumluluk” çıkarmak tek kelimeyle riyakarlıktır.!
Önce MHP’yi milletvekili sayısında bölücü DEM partinin önüne geçir ki hesap sorasınız, sitem edesiniz efendiler!
DEVLET BEY bu karamsar fitne münafıklar için ne de güzel söyler;
“Bakarsınız büyük dava adamı pozu verirler. Gerçekte koca bir hiçtirler.! İşlettikleri DEDİKODU ŞANTİYESİ, kaynattıkları FİTNE KAZANIDIR.!”
O neme lazımcı dedikodu şantiyesinde çalışan ensesi kalınlar, erkeğiyle kadınıyla, memleket yanarken bir deste otu yanmayan tiplerdir…
Hükümetler kurar, hükümetler düşürürler; atar tutar, asar keserler..
Darbe gecesi saklanırlar…Çünkü bütün dünyaları MASA-KASA-NİSA üçlüsüdür…Ortalık durulunca kahramanca ortaya çıkarlar ve ellerindeki bayrakla kalabalığa karışırlar..
Söze ‘azizim’ diye başlayıp tarihten, bilimden, edebiyattan, sanattan, dinden, kültürden yüksek yüksek fikirler serdederler..
Bildikleri içindir ki yeri geldiğinde “VATAN-MİLLET-SAKARYA” nutukları atmaktan bir an geri durmazlar bu vatansever(!) görünen tatlı su milliyetçiler!
Sanırsınız ki ha deyince kendini vatan için ateşe atmaya hazırlar…Oysa ki fitne münafık günümüz Dırar Mescidi mensuplarıdır…Güvenilmez.
Öze değil kabuğa bakmışlar. Elbette akıl tutulmasına ve teslimiyetçilik girdabına düşmüşlerdir.
50 yıldır “YAKIN TARİHE” ilgi duyan
bir tarih öğretmeni tecrübesi ile deriz ki;
-Muhalefetin ve müzmin muhaliflerin işi gücü sadece eleştirmek ve iktidarın yaptıklarını yerden yere vurmak değildir. Muhalefetin görevi felaket tellalığı yapmak da değildir.
-Muhaleferin görevi yol göstermektir, proje üretmektir, yeri ve zamanı geldiğinde eleştirmek ve iktidarın hizaya sokulmasını sağlayabilmektır.
-Muhalefet, muhalefet olsa iktidarın tozunu attırır. Muhalefetin iktidar karşısında zayıf ve yetersiz kalması memleketin hayrına değildir. Bize güçlü iktidarla birlikte güçlü muhalefet de lazımdır.
-Muhalefeti güçlü ve etkili olan demokrasilerde, iktidarın icraatleri ve hizmetleri daha farklı ve sıkı bir denetim pozisyonu yaratır.
-Muhalefet demek, iktidarın yaptığı her şeye karşı çıkamak değildir. Muhalefet demek, ulusal çıkarlarda ve hayati meselelerde iktidarın, milletin ve devletin yanında olmaktır.
Bizim muhalefet sanki iktidar yüzü görmeyecekmiş gibi milli konularda bile karşı görüş geliştirmeye çalışıyor:
-Karabağ'ın kurtuluşuna karşı çıktılar. -Mavi Vatan'a karşı çıktılar.
-Libya'ya gitmemize karşı çıktılar.
-Suriye'de bulunmamıza karşı çıktılar.
-Avrupa ve Amerika'nın yanında durarak Türk çıkarlarına karşı çıktlar.
Yollara, köprülere, tünellere, havalanlarına, şehir hastanelerine, üniversitelere, hızlı trenlere; Avrasya ve Marmaray gibi gözde temel hizmetlere karşı çıktılar.
Geliştirilen ve atılım üzerine atılım yapılan yüz akımız savunma sanayimize bile dolaylı yollardan karşı çıktılar.
Bölücülerle, Fetöcülerle verilen mücadelede devletin yanında hiç olmadılar. Bu şer odakların ayakta kalmasını sağlamak için demokrasiyi, özgürlüğü ve insan haklarını kalkan olarak kullandılar.
İnsan bazen sormadan edemiyor. Acaba dünyada, bizim muhalefet gibi yıkıcılığa ve bozgunculuğa bilerek veya bilmeyerek hizmet eden başka bir muhalefet örneği var mıdır?
Muhalefet toparlanıp kendisine gelmedikçe, milli sorunlarda öze dönüp milletle birlikte hareket etmedikçe daha nice elli seneler (1974)iktidar yüzüne hasret kalacaktır.
Beceriksizliğinden dolayı padişah Abdülaziz tarafından sürgüne gönderilen Serasker katil Hüseyin Avni Paşa’nın dediği gibi;
“DİNİM KİNİMDİR” sözünden
hareket ederek “Erdoğan ve Bahçeli düşmanlığı” onların gözünü kör, kulağını sağır, dillerini lal eylemiş.
Biliriz ki aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır.
Rabbim bu Necip Millete ve Ulu Devlete “hizmetkâr” olan Devlet Beyimize ve milyonlarca ülküdaşımıza sağlıklı uzun ömürler nasip etsin inşallah.
Türk’ün muazzam tarihinden kuvvet alarak şanlı ve büyük geleceğine yönelen kutlu hareketimizi:
-O’nun üslubundan,
-O’nun geniş ve derin tecrübesi,
-Rahmetli Başbuğumuzun dizi dibinde yetişme kültürü ile görmeli ve değerlendirmeliyiz.
Şurası bir gerçek ki Aziz Türk Milletinde; Çağrı ve Tuğrul Beyler, Sultan Alparslanlar, Melikşahlar, Sultan Sencer ve Kılıç Arslanlar, Osman Beyler, Orhan Beyler,Mustafa Kemaller, Alparslan Türkeşler, Devlet Bahçeli’ler tükenmez Allah’ın izniyle.
Tarih 7 Haziran 2015…
-Tayyip Erdoğan’ı devirebilmek için HDP odaklı proje devreye sokulmuştur.
Seçim sonuçlarına göre AK Parti tek başına iktidar olma gücünü kaybetmiştir…
Batı merkezli bilumum işbirlikçiler ve terör yandaşları sevinç çığlıkları atmaktadır…
Bütün gözler Devlet Bahçeli’nin üzerindedir…
Zamanın CHP lideri Kılıçdaroğlu, Bahçeli’ye Başbakanlık teklif eder.
Bu Cumhuriyet tarihinde bir ilktir.
Başta emperyalistler olmak üzere bütün işbirlikçiler Devlet Bahçeli’nin vereceği cevaba kilitlenir.
Devlet Bahçeli sert bir uslupla şöyle seslenir:
“-Vehimli ve telaşlı bir ruh haliyle mezun olmadıkları koltuk ikramına meyledenler, sanıyorum hırslarına yenilenler, ilkelerini çoraklaştıranlardır.
-KOLTUK BİR AMAÇ DEĞİL, VASITADIR.!
-Ülküsüz bir koltuk, ilkesiz ve iradesiz bir duruş akıllıya deli, alime cahil, kahramana korkak demektir.
-Türklük ve Türk milleti süreç ihaneti tarafından cendereye alınmışken, biz kırmızı plakalarla gezeceğiz öyle mi?
-Biz millet ve vatan davasının savunucusuyuz” diyerek BAŞBAKANLIK KOLTUĞUNU ELİNİN TERSİYLE İTEREK BÜYÜK OYUNU BOZAR.!
Yani makam ve koltuk sevdası başka, Başbakanlık sevdası başka, VATAN ve MİLLET Sevdası ve de “DEVLET ADAMLIĞI” bambaşka…
MHP her zaman devletin bekasını, milletin birliğini hep esas almış bir siyasi parti olmuştur. Bu amaçla milli değerleri benimsemiş bir gençlik yetiştirmeyi hep ön planda tutmuştur. Bunda da başarılı olunmuştur.
…Ve yine deriz ki:
Devlet Bey gibi ferasetli dervişliğiniz yoksa Cihangir olsanız ne yazar.
Lider Devlet Bahçeli Beyimizin sözleri dışında, hiç kimsenin sözüne itibar etmem.
Deriz ki:
-Her zor süreçte fikri savurganlık yaşayanlar, yalpalayanlar ve başkalarının kirli sofralarına meze olanlar,
-Türk milliyetçilerine istikamet tayin edemez.
-Türk milliyetçilerinin tek partisi vardır, o da MHP'dir ve bir tek lideri vardır, o da Devlet Bahçeli'dir.
DEVLET BEY…
Türkiye’yi hedef alan saldırılar karşısında parti çıkarları ve günlük siyaset hesapları yapmaksızın ortak bir duruş ortaya koymaya ve Türkiye’yi zayıflatarak uluslararası operasyonlara açık hale getirmeye yönelik her türlü faaliyetin karşısında yer almaya kararlıdır.
-Birliğimize, huzurumuza ve dirliğimize uzanan eller,bugüne kadar devletimizin kudreti, milletimizin celadetiyle daima kırılmıştır, bundan sonra da kırılmaya devam edilecektir.
-Türk bayrağına uzanan hain ellerin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devletin kudreti ve milletin iradesiyle kırılacağı biliyoruz.
MHP ve Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” hedefine kararlılıkla bağlı olacaktır.
Çünkü bu hedef artık bir devlet politikasıdır ve hiçbir provokasyonla durdurulamayacaktır.
Tarihi eserleri okumayı gençlik yıllarından beri düşkün olan Devlet Bey…İkinci bir Endülüs ve Balkanlar olmamak için iç barışın sağlanması gerekiyordu.
Osmanlı fethettiği ülkelerde kaç sene hüküm sürdü ?
-Yunanistan:501 yıl
-Bulgaristan:510 yıl
-Arnavutluk :527 yıl
-Romanya :478 yıl
-Macaristan :192 yıl
-Suriye :402 yıl
-Mısır :401 yıl
-Bosna Hersek :415
-Suudi Arabistan :401 yıl
-Devlet Bey’in ufkunu ve ferasetini anlamayanlara deriz ki:
-HANİ…756 YILLIK ENDÜLÜS
(İSPANYA) NEREDE?!
-HANİ…550 YILLIK BALKANLAR
NEREDE?!
Biliyoruz ki…İkinci bir Endülüs ve Balkanlar olmamak için iç barışın sağlanması gerekiyor…Satrançta bir hamle değil en az üç hamle ötesini görmektir.
Sayın Bahçelinin hamleleri çok değerlidir. Sonuçlarına hep birlikte bakacağız.
1991 Genel Seçiminde 3 partili ittifak döneminde İstanbul’da, aklı feraseti kıt, tarih, coğrafya bilmez, ufku dar, kendini beğenmiş “narsist ruhlu” biri yemek sonrasında “dost meclisine” sonradan katılmış “ahmak Bilo’ya” benzeyen biri ERBAKAN Hocaya sorar;
“-Siz İstanbul'u Bizans alacakmış gibi, Pontus tazelenecekmiş gibi evhamlar üretiyorsunuz. 5 asırdır İstanbul'da ezanlar okunuyor” der.
Rahmetli Başbuğumuzun arkadaşı Rahmetli ERBAKAN Hoca cevaben der ki;
“-ENDÜLÜS’TE DE 8 ASIR EZAN OKUNMUŞTU…O EZANLAR, NEREDE ŞİMDİ?!”
İlk gün (22 Ekim) yazdığımız gibi…Bizim Türkmen Beyimiz yanlış hamle yapmaz.
-Devlet aklı, bin düşünür bir söyler. Düşmanı düşündürür!
- Cahil aklı bir düşünür, bin söyler. Düşmanını güldürür.
-Düşününüz ve düşmanı güldürmeyiniz.
Merhum Ahmet Arvasi’nin dediği gibi;
“-Milliyetçi Hareket, küçük parti hesaplarında değil bütün parti ve politikalara yön veren milli ve mukaddes bir aksiyondur.”
“Yakın tarihe ilgi duyan” bir tarih öğretmeni olarak görüyorum ki;
Bugünkü siyasi gelişmeler ARVASİ Hoca’yı HAKLI çıkarmıştır.
-Terörsüz Türkiye istikametinde atılan adımları DEM kim köstekliyor çünkü hain bir yapıdır! Kim de ayak sürüyorsa o yeni vahşi sömürü düzeninin, son taşeronudur.
-O bakımdan MHP’nin durduğu yer eskiden nasıl tutarlıysa şimdi de aynı tutarlılıkta olacaktır.
Ahmet Haşim ne de güzel söyler:
“MELÂLİ ANLAMAYAN NESLE ÂŞİNA DEĞİLİZ “
“Sıkıntıyı/hüznü anlamayan kişilere tanıdık değiliz”, onlar bizi anlayamaz, baktıklarında sadece dış görünüşümüzü görürler; derinliğimizi bilemezler…
Sanki o günlerden bugünün ahvalini görüp de söylemiş Ahmet Haşim bu güzide dizeyi.
Ne onlar bize aşinadır ne de biz onlara aşınayız. Melâl olmadan yaşamak manası niyedir? Gel de anlat.
Her şeye rağmen…Kelamımızı güzel bir dörtlü ile bitirelim Canlar;
Allah bize yar olsun
Turan iller var olsun
Bir turkuaz şafakta
Türkiyem bahtiyar olsun.
Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER🌹🇹🇷🌹
24 Ocak 2026
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK
