-BUGÜN 20 OCAK…ÇOĞU ERMENİ
ASKERİ RUS KUVVETLERİNİN BAKÜ
KATLİAMI…
AZERBAYCAN;
-KÖKLÜ BİR AİLENİN NAZLI ÇOCUĞU,
-TÜRK DÜNYASININ NADİDE ÜLKESİ.

Mustafa Kemal Paşa Azerbaycan Başbakanı “PEHLİVAN” anlamına gelen Nerimanov’dan Kurtuluş Savaşı sırasında “BORÇ PARA” ister…
Azerbaycan Başbakanı NERİMANOV, Atatürk’e gönderdiği mektupda gönül tellerimizi titreten şu cevap verir;
“-PAŞAM…Bizim Türk Milletinde gardaş gardaşa borç vermez, elinden tutar.! BİZ GARDAŞIG.”
Azerbaycan...
-Köklü bir ailenin nazlı çocuğu..
-Türk dünyasının nadide ülkesi.
-Şair ruhlu duygusal insanların yoğun olduğu bir Turan ülkesi.
Sözleri Yahya Kemal’e ait…
Bestekâr Selâhattin Pınar’ın Bayâti makamında Türk Sanat Müziğinde bir güzel şarkı da söylenir ki;
“Kalbim yine üzgün seni andım da derinden,
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.”
BAKÜ…Nadide ülkenin cefa ve vefa tüten ocağı. Kanla büyütülmüş, gözyaşıyla bezenmiş bir şehir ve o şehirde yapılan bir katliam.
36 yıl önce dünyada medeniyet naraları atılırken Batı Asya'nın bu güzel şehrinde Ermeni destekli Rus kuvvetlerinin katliamı insanlığa dair bir şeyler yok oldu.
BAKÜ…Vicdan kelimesinin yetersiz kaldığı, yapanları tanımlayacak tek bir kelimenin dahi bulunamadığı yer. Kan, gözyaşı, acı gibi kelimelerin içinin boş kaldığı koca bir feryat.
BAKÜ…35 yıl önce insanlık dışı bir kelimenin ortaya atıldığı, oradaki çığlıkların sessiz kaldığı, kimsenin görmek, bilmek istemediği bir Türk şehri.
20 Ocak…Yıldızlar altında hüzünlü gecenin ahı..
O gece ermeni destekli işgalci Rus kuvvetleri, dünyanın gözü önünde Bakü’de genç, çocuk, yaşlı, kadın ayrımı yapmaksızın katliam yaptılar.!
BAKÜ…annelerin, babaların öksüz kaldığı şehir.
Orada burada asılsız iddialarla, ayaklarını yere vurarak tepinen Ermeni ve Rusların böyle bir vahşetin altında imzaları olmalarına rağmen tersini söylemeleri dünya ile alay etmektir.!
Bu insanlık suçu, çok değil bundan 36 yıl önce yaşanmış ve emperyalist ülkeler, bilhassa Avrupa yapılan bu zulmü sadece seyretmekle yetinmişlerdir.
Ermeni kuvvetli Ruslara destek çıkanların bu olayda üç maymunu oynaması da ayrı bir riyakarlık. Onların bunu alelade bir şeymiş gibi göstermesi de bir aşağılık hali.!
Biliriz boynu bükük bırakılan o insanların vebalini hiçbir şey ödeyemez.
Ölümü bilmek için tatmak gerekmez.
Dünyanın “KİLİT TAŞININ” üzerinde oturuyoruz. Tarihin-coğrafyanın ve inançlarımızın, ideallerimizin üzerimize yüklediği vazife çok ağır olsada “neme lazım” demek asla mümkün değildir.!
Rahmetli Dündar Taşer büyüğümüzün dediği gibi “atalarımız çadırlarını sırtlanların yolu üzerine kurmuşlardır”.
Bazı gaflet ve dalalet içerisinde olanların “alay” etmesine rağmen bir tarih öğretmeni olarak biliriz ki bu mübarek bereketli Anadolu ve Kafkasya toprakların her dönem BEKA SORUNU olmuştur.
Dünyanın kilit taşının üzerinde oturuyoruz. Tarihin, coğrafyanın, inançlarımızın ve ideallerimizin üzerimize yüklediği vazife çok ağır.
Bakü’de yaşayan Oğuz Nesli Türkmen soydaşlarımıza/ gardaşlarımıza kayıtsız kalamazdık.
Azerbaycan Türkmen soydaşlarımızın güvenliğini ve haklarını araması anavatan Türkiye için hayati bir meseledir. Çünkü Türkiye’nin Kuzey-Doğu sınırlarının güvenliği Kafkasya’dan başlar,
Nasıl bir fıtrattır bizimkisi bilmem. ki:
-Vatana, milli manevi değerlerimize kem göz değince göz doluyor, yumruk sıkılıyor, kılıç kınında kıpırdıyor,
-Bu asil kan damarlarda ayrı bir deli akıyor.
Altay’dan Tuna’ya koca bir yükü sırtlamış bir milletin evladı olarak
deriz ki;
Bakü demek İzmir demektir, Laçin demek Sarıkamış yaylası demektir.
Batı ve Rus ile Ermeni Dünyasında “merhamet” yoktur. Acımasız ve gaddarlar.
Yakın tarihteki Bosna-Hersek’deki “Boşnak katliamı” hala tazeliğini korumaktadır.! Çünkü Avrupa’daki Roma Medeniyetinin temeli Mısır’daki zalim “FİRAVUN” medeniyetine dayanmaktadır.
Atalarımız…Gerek Suriye’de gerek Kafkasya’da, gerekse Şühedalı Anadolu’nun bereketli topraklarına çadırlarını kurmuşlardır.
Ancak bu coğrafi konum aynı zamanda “sırtlanların yolu” üzeridir.! Batılı Haçlılar bu yolu her dönem kullanmışlardır.
Bu yüzden her yönüyle güçlü kuvvetli ve birlik beraberlik içinde olunmalı ki Anadolu ve Suriye’de dedelerimizin anlattıkları Haçlı vahşeti bir daha torunlarımız yaşamasın.
Çünkü Malazgirt’ten beri bin yıldır Haçlı uyumuyor.!
Ermenilere karşı çarpışırken tüfeğin elinde patlamasıyla sağ el parmaklarını kaybeden “Gavurdağlı Çolak Hacer Nene’nin” torunu olarak ve 80’li-90’lı yıllarda İkinci Ordu ve Konya Valiliğinin görevlendirilmesiyle öğretmen arkadaşlarım ile birlikte çok sayıda konferans ve seminerler veren bir tarih öğretmeni olarak memleketim Adana’da özellikle Tepebağ’da Kanlı Bebekli Kilisesi’nde Ermeni kanlı katil Manok ŞİŞMANYAN alçağının, canisinin insanlık dışı vahşetini ilgiyle anlatırdım.
Adana’da ilkokulumun adı;
Vehbi Necip SAVAŞAN’dır. Atatürk tarafından SAVAŞAN soyadı verilen Kuvay-i Milliye komutanı Vehbi NECİP, Toroslardan inen yörük gençleri yanına alarak isyan eden Ermenileri 5 Ocakta Adana’yı Ermenilerden temizlemişlerdir.
Allah’a şükür şer’den hayr çıkmıştır.
Ancak...Deniz yoluyla kaçtıkları Lübnan’dan 10 sene sonra Fransız yönetimi altında olan Hatay karayoluyla ve yüzlercesi müslüman isimlerle tekrar Çukurova’ya “kripto” olarak geri dönmüşlerdir.!
Büyük bir kısmı Lazkiye liman şehrinde ve Lübnanda yaşamaktadırlar ve son derece Türkiye’ye karşı KİN beslemektedirler.
ASALA’da bunların arasından
çıkmış ve Paris’e yerleşmişlerdir.
Bir kısmıda Afrin’e yerleşip PKK’yı kurmuşlardır.!
Sonuç olarak deriz ki;
Son 16 yılda petrolden gelen gelir ile silahlı kuvvetlerini güçlendiren ve hızla kalkınan Azerbaycan Türk Ordusunun kısa süre içinde işgal altındaki Karabağ gibi vatan topraklarını tarihi düşmanımız Ermenilerden “TAMAMEN” kurtardılar ve Azerbaycan Kafkasya’nın PARLAYAN YILDIZI olmuştur.
YÜREKTEN KUTLUYORUM AZERBAYCANLI TÜRKMEN GARDAŞLARIMIZI…
SÖZÜN ÖZÜ CANLAR;
-Azerbaycan’ın kederi bizim kederimizdir.
-Sevinci bizim sevincimizdir..
-Bakü ve Karabağ Türktür ve her daim TÜRK kalacaklardır.
-BİZ DOST DEĞİL,KARDEŞİZ/GARDAŞIG…
Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER.🌹🇹🇷❤️
20 Ocak 2026
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK
