Ali KUZENCİK / MERAM BAĞLARI


BUGÜN 5 OCAK…

Adana'mızın Fransız ve Ermeni zulmünden kurtuluş günü kutlu olsun. Tüm şehit ve gazilerimizin, bayrak ve vatan şairimiz Arif Nihat Asya'nın ruhları şad mekanları cennet olsun inşallah.


Devletimizin Banisi Gazi M.Kemal ATATÜRK der ki;

“-EFENDİLER.! Bende bu vakayiin 
(Milli Mücadele) ilk teşebbüs hissi bu memlekette bu güzel ADANA’DA vücut bulmuştur.”

Mustafa Kemal Paşa, Adanalı Hacı Seyit'in bağevinde toplantılar yaparak devamlı Adana ahalisi ile görüşüyordu..

Her Adana'lıdan aldığı cevap:
"PAŞAM…VERECEK BİR CANIMIZ DA MI YOK…”

Bu cevap Kurtuluş Savaşımızın cansuyu idi..

Bu arada Toros tünellerini ve Toros yollarını teftiş ederek tespit ettiği noktalara tabyalar yapılmasını işaret etti..

 

 

10 Kasım 1918 günü Adana-Ulukışla tren hattı ile Haydarpaşa'ya uğurlandı.

Kuvayi Milliye'nin Genel Merkezi Adana'dadır. Savaşmadan kendi rızası ile Osmanlı'ya katılan beylik, Adana'daki Ramazanoğlu Beyliğidir…

Osmanlı hükümeti, Mondros Ateskes Anlaşması ve Sevr ile, ülkeyi yabancı işgaline sessiz kalıp, izin verince, Adana'daki, Çetin Remzi Yüreğir'in başkanlığındaki, Müdafai Hukuk Cemiyeti, Istanbuldaki Damat Ferit hükümetine;

"-Biz, Çukurova'nın yörük Türkmenleri olarak kendi rızamızla Osmanlı Devletine katılmıştık. 
-Şimdi siz bize danışmadan, Çukurova'yı Sevr'le Fransıza devrediyorsunuz. 
-Bu durum karşısında, biz  bu anlaşmayı tanımıyoruz, kendi rızamızla sizden ayrılıyoruz!”

Böylece… Kuvayi Milliye etrafında teşkilatlanmışlar ve dünyada düzenli ordu desteği olmadan, işgale karşı, direnen ve başaran bölge halkı olmuşlardır.

5-OCAK...
Su uyur ama düşman yüzyıllarca uyumadı, uyumuyor. Biz Türklerin yüzyıllarca komşuları olan Ermeniler MİLLi MÜCADELE yıllarında ellerine fırsat geçince Fransızlardan da destek alarak  Adana ve çevresinde katliamlara başladılar.!

 

 

Adana ve çevresinde Ermeni canavarlığı katliamdan çok öteydi. Aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi Ermenilerin katliam sonrası pozları;

En soldakinin elinde KALP var,
en sağdakinin elinde ise annesinin karnı deşilerek alınmış bir BEBEK.

Ermenilere karşı çarpışırken tüfeğin elinde patlamasıyla sağ el üç parmağını kaybeden “Çolak Hacer Nene’nin” torunu olarak ve 80’li-90’lı yıllarda 2. Ordu ile Konya Valiliğinin görevlendirilmesiyle çok sayıda konferans ve seminerler veren bir tarih öğretmeni olarak memleketim Adana’da özellikle Tepebağ’da Bebekli Kilise’deki vahşetleri icra eden MANOK ŞİŞMANYAN  alçağının, canisinin insanlık dışı vahşetini ilgiyle anlatırdım.

Adana’da ilkokulumun adı; 
Vehbi Necip SAVAŞAN’dır. Atatürk tarafından SAVAŞAN soyadı verilen Kuvay-i Milliye komutanı Vehbi NECİP, Toroslardan inen yörük gençleri yanına alarak isyan eden Ermenileri 5 Ocakta Adana’yı Ermenilerden temizlemişlerdir.

Allah’a şükür şer’den hayr çıkmıştır.

Ancak...Deniz yoluyla kaçtıkları Lübnan’dan 10 sene sonra Fransız yönetimi altında olan Hatay karayoluyla ve yüzlercesi müslüman isimlerle tekrar Çukurova’ya “kripto” olarak geri dönmüşlerdir.!

Büyük bir kısmı Lazkiye liman şehrinde ve Lübnanda yaşamaktadırlar.

…Ve son derece Türkiye’ye karşı 
KİN beslemektedirler.!

ASALA’da bunların arasından çıkmış ve Paris’e yerleşmişlerdir. Bir kısmıda Afrin’e yerleşip PKK’yı kurmuşlardır.! Zaten yakalanan kadın ve erkek PKK’lıların yüz simalarına bakın hepsi “ERMENİ SURATLI”

Adana/SAİMBEYLİ’nin eski adı; 
HAÇİN... Anadolu Selçukluları zamanında “HAÇLILARIN İNİ” 
anlamındaki ilçede 20 bin Ermeni yaşardı.

Anadolu’da yer alan Ermeni çeteleri Saimbeyli’de toplandılar. İlçe nüfusu hızla arttı.. Amaçları;
İşgalci Fransızların desteği ile Adana da KİLİKYA ERMENİ DEVLETİNİ kurmaktı.. 

Bunu başaramayınca HAÇ-İN’i (Saimbeyli) yaktılar, yıktılar.! İlçede yaşayan yörükleri KATLETTİLER... Tıpkı Hocalı’da olduğu gibi.

Tecrübeyle sabittir atasözleri ve deyimler...Ne zaman kalleşlik, kahpelik, zalimlik ve ırza tasallutluk görseler bizim bereketli Çukurova topraklarında;

-Ya “Ermeni dölü” derler,  
-ya da “Rum tohumu”.

Osmanlı çok güçlüyken “Teba-i Sadıka” imiş sözde...Ne zaman Osmanlı zayıflayınca önce Rusya ile daha sonra Fransa ve işgalcilerle işbirliği yapıp arkadan hançerlemiş tebası olduğu efendisini...

Yetmemiş, Türk komşularını boğazlamış, kadınlarımıza musallat olmuş, diri diri kuyulara gömmüş yaşlı çocuk demeden...

Batı ve Ermeni Dünyasında “merhamet” yoktur. Acımasız ve gaddarlar. Yakın tarihteki Bosna-Hersek’deki “Boşnak katliamı” hala tazeliğini korumaktadır.! Çünkü Avrupa’daki Roma Medeniyetinin temeli Mısır’daki “FİRAVUN” medeniyetine dayanmaktadır.

Ermenilerde bunların Ön-Asya’da yaşayanlarıdır.! Millet olamamış MERHAMETSİZ” bir halktır.!

Ancak Kuva-i Milliye Ruhu ile harekete geçen ve bu destansı hareketle Mustafa Kemal Paşa’ya “Kurtuluş savaşına başlamamı bu güzel Adana’da ilham aldım” tarihi sözünü söylettiren can dedelerimiz-nenelerimiz Ermeni gavurunu binlerce şehit vererek Çukurova’dan çıkarıp; Suriye’ye göç ettirmişlerdir.

“Kilikya Ermeni Devleti” fikri böylece tarihin çöplüğüne atılmıştır.

Bugün 5 Ocak...
Güzel Adana’mızın düşmandan temizlenmesinin yıldönümü.
Bu güzel VATAN için toprağa düşen şehitlerimize Rabbimden RAHMET dilerim..

 

 

Bugün 5 Ocak... 
Hem memleketim Adana’nın düşmandan temizlenmesinin yıldönümü hemde yıllarca Adana’nın havasını solumuş, çeşitli Adana Liselerinde idarecilik ve Edebiyat öğretmenliği yapmış Cumhuriyet dönemi şiirinin önemli temsilcilerinden; şiirlerini sade bir üslupla yazan milli değerleri ve dini heyecanları kaleme alan bayrak şairi, öğretmen, siyasetçi ARİF NİHAT ASYA’NIN ölüm yıldönümü. 
ALLAH RAHMET EYLESİN..

"BİZ KISIK SESLERİZ..."

Diye başlıyor sözlerine, DUA şiirinde Arif Nihat Asya ve  şöyle devam ediyor :
-"Bize güç ver, cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım...
Kahraman bekleyen yığınlarını, kahramansız bırakma Allah'ım...
Bilelim hasma karşı koymasını...
Bizi cansız bırakma Allah'ım...
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü...
Ya çobansız bırakma Allah'ım..!"

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonraki yıllarda, devletin ve milletin kodlarının değiştirilmeye başlandığı dönem de, milli ve muhafazakar görüşleriyle dikkati çeken şairlerdendir Arif Nihat ASYA.

“Adana tabiri” diye birşey var. Onlardan biri de sevdiğimiz insana “ALLAHINA GURBAN GARDAŞ” dememiz.

Öyle yapmacık sevgiler, göstermelik saygılar pek tutmaz Adanalının yüreğinde. Kalp herkes de bulunur. YÜREK BAŞKA BİRŞEY. Popüler kültürünün dayatmalarını pek göremezsiniz onlarda.

Çünkü “dalağı dışında” insanlardır.

Çünkü bin yıldır (1071) Haçlı uyumuyor.!

Milli şairimiz M.Akif Ersoy’un "Değmesin göğsümün mabedine namahrem eli "dediği gibi bir daha düşman ayağı değdirmesin inşallah bu aziz bereketli cennet topraklarımıza.

Adana'mızın Fransız ve Ermeni zulmünden kurtuluş günü kutlu olsun. Tüm şehit ve gazilerimizin, bayrak ve vatan şairimiz Arif Nihat Asya'nın ruhları şad mekanları cennet olsun inşallah.

Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER.
🌹🇹🇷🌹

5-Ocak-2026

Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK

YAZARLAR