-CENAZEDE ALKIŞ OLMAMALI.
-NEDENSE HEP TEŞVİKİYE CAMİİ’NDE ALKIŞ OLUYOR?!
-MADEM TÜRKSÜN…BU SEVİMSİZ
“ERMENİ ADETİNİ” YAPMAYACAKSIN.!

Gazeteler ve İnternet siteleri yazıyor;
“Sanatçı Haldun Dormen, alkışlarla son yolculuğuna uğurlandı
Dormen, Teşvikiye Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitlik Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı”
*******
H.Nihal ATSIZ Hocamız der ki;
“İnsanlar mizah ve şaka yapabilirler. Fakat bazı konular vardır ki onlar asla şakaya gelmez. Orada ciddi olmak insanlık borcudur.
-Bayrakla alay edemezsin.
-Milli tarihle eğlenemezsin.
-Kuran’ı ve namazı mizah konusu yapamazsın. Bu konuda duyarlı ve ciddi olmalısın.
-Aile namusunu hiçe sayamazsın.
Bunlar milli mukaddesattandır.
Milli mukaddesatı olmayan millet, millet değil hayvan sürüsüdür.!”
Bir zamanlar “millet-i sadıka” dediğimiz Ermeniler, işgalci Rus ordusuyla işbirliği yapması sonucu, ilk Ermeni isyanı Sason’da meydana geldi ve masum Anadolu Türk halkına katliam yapmaya başladılar..
Osmanlı Hükümeti harp döneminde alınabilecek “barışcı tedbirlerden” biri olan geçici sevk ve iskan kanunu’nu (tehcir) çıkarır.
Bunun üzerine bir kısım Ermeniler, ülkenin güvenli bölgelerine özellikle Suriye ve Lübnan’a gönderilir
Bu kanunun gereğini uygulayan Türk yöneticileri mahkemeye verilir, önce suçsuz bulunurlar.
Ancak İstanbul’un işgal edildiği, Damat Ferit Paşa’nın işbaşında bulunduğu bir ortamda, İngilizlerin baskısıyla uygulanan “kurban arama” sonucunda, Türk yöneticileri hakkında yeniden soruçturma açılır.
İtilaf devletlerinin kontrolündeki İstanbul’da Ermenileri göç ettirmeye zorlama suçu bahane edilerek vatanseverler her yerde aranır. Yargılamalar bir “Ermeni intikam hareketine” dönüşür.
Daha sonra Atatürk ve silah arkadaşları hakkında da idam kararı verecek olan NEMRUT MUSTAFA Divan-ı Harbi, Ermeni “yalancı şahitlerin” delaletiyle Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey hakkında İDAM kararı verir.
Bu İngiliz uşağı Nemrut Mustafa Divan-ı harbi bana hep Yassıada ve Mamak’taki ABD ve AB uşağı mahkeme heyetini hatırlatıyor.!
Verilen hüküm Beyazıt Meydanında yerine getirilir.
Kemal Bey idam sehbasında son sözlerini söyler, etkileyici bir konuşma yapar, yazılı vasiyetinide rahmetli ülkü şehidimiz Mustafa Pehlivanlıoğlu gibi yetkililere teslim eder.
Rabbimin babalara ve annelere verdiği “MERHAMETLE” evlatlarını düşünür;

“-ÇOCUKLARIMI ASİL TÜRK MİLLETİNE EMANET EDİYORUM…
-EMİNİM BU KAHRAMAN MİLLET GEREĞİNİ YAPACAKTIR.” der ve haykırarak devam eder…
Der ki;
“-ECNEBİ DEVLETLERE YARANMAK İÇİN BENİ ASIYORLAR…
-BÖYLE ADALET OLMAZ.!”
Şehidimizin idam edilmeden önce davudi ses tonuyla ve duygusal bir şekil de milletine seslenmesi haykırması halkı hıçkıra hıçkıra ağlatır.!
Bu durum Beyazıt Meydanını bir matem havasına büründürür amma şehidimizin haksız idamı Ermenilerin idam karşısında ALKIŞ tutmaları Kemal Bey’i “MİLLET KAHRAMANI” mertebesine yükseltir.
Şehidimizin cenazesi Türk gençlerinin muhabbetli kollarına bırakılır. İntikam yemini edilir.!
Kemal Bey'in idamı milletin uyanışında büyük bir adım olmuştu.
Cenazesine katılan binlerce kişi İtilaf Devletleri ile antlaşmanın mümkün olmayacağına ve tek çarenin bir İSTİKLAL HARBİ olduğuna inanmışlardı.
Yıllar önce, çocukluk yıllarımızda rahmetli babamın isteği ile sabah filenin içinde üç ekmeğin yanında birde TERCÜMAN Gazetesi bulunurdu.
O yıllarda rahmetli Ahmet KABAKLI hocamızdan okumuştum;
10 Nisan 1919 günü Beyazıt Meydanında suçsuz yere asılan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’e Türk halkı hıçkıra-hıçkıra ağlarken…
Ermeniler bu idamı ve İstanbul hükümeti (Damat Ferit Paşa) ile İngiliz Muhipler Cemiyeti Başkanı Adliye Nazırlığı Müsteşarı Hain Sait Molla’yı takdir ve SEVİNÇTEN ÇILGINCA ALKIŞLIYORLARDI!
Bu ilk davranış daha sonra ERMENİ CENAZELERİNDE ADET HALİNE GELMİŞTİR!
Bugünde maalesef İstanbul’da sanatçıların cenaze töreninde olduğu gibi özellikle ünlü sanatçı-sporcu-gazeteci-akademisyen vs. gibi cenaze törenlerinde…
Şimdi de Anadolu’nun özellikle
Ege ve Akdeniz kıyısındaki büyük şehirlerinde bu sevimsiz “ERMENİ ADETİ” camiilerimizde görülmektedir.
Bu durum dinine “samimiyetle” bağlı dindar mütedeyyin müslüman Türk halkını üzmektedir.
Gerçi ezan sesinden rahatsız olanlardan cenazelerde Fatiha okumasını beklemek olmaz. İnsanlar inandığı değerlerle amel ederler.
Vatan sevdamız ile amel birleşse
ABD ve İngiltere güdümünde kurulan bazı haşhaşi tarikatler yerine çoğunlukla vatan sevdalıları olsa… işte o zaman 15 Temmuzlar yaşanmaz, camilerde bu çirkin ermeni adeti olmaz, millette bu dışa bağımlı haşhaşilere/sahtekarlara kanmaz, devletimizde, güzel ülkemizde bu sıkıntılar yaşanmaz.
Başkan Wilson’dan beri ABD’li yetkililer ve Haçlı ruhlu Avrupa Türk Milletinin kalbinden milli ve manevi değerlerini, onları denize döken M.Kemal Atatürk’ü ve İstiklal Savaşını kazandıran “Kuva-i Milliye” ruhunun silinmesini istemektedirler.
Ancak bilinsin ki…Bu dualı ve şühedalı Asil Türk Milletinin hamuru İslam mayası ile yoğrulmuştur.
Cenazede alkış...Biz Türklerin hem inancında hem geleneğinde yoktur.! Bu özellik “hepimiz Ermeniyiz” diyenlerde olabilir.
Ama biz Türkler cenazede merhuma Allah’tan RAHMET dileriz ve FATİHA okuruz.
Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER🌹🇹🇷❤️
26 Ocak 2026
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK
