Dr.Oğuz POYRAZOĞLU / AKIL PENCEREMDEN


Dijital Kültürün Topluma Etkisi: Hız, Dikkat ve “Ortak Gerçeklik”

Teknoloji sadece araç üretmiyor; alışkanlık üretiyor. Alışkanlık değişince, toplumun dili ve düşünme biçimi de değişiyor.


Akıl Penceremden: Türkiye’yi Birlikte Düşünmek | 5. Hafta Çarşamba Yazısı (2/3) | Dijital Kültürün Topluma Etkisi: Hız, Dikkat ve “Ortak Gerçeklik”

Teknoloji sadece araç üretmiyor; alışkanlık üretiyor. Alışkanlık değişince, toplumun dili ve düşünme biçimi de değişiyor.

Kısa hatırlatma

Pazartesi yazısında “yapay zekâ çağında insan”ı; yetenek dönüşümü, sorumluluk zinciri ve insan gözetimi üzerinden konuştuk. Şimdi aynı meselenin günlük hayattaki karşılığına bakalım: dijital kültür.

Dijital kültür dediğimiz şey ne?

Dijital kültür, sadece ekran süresi değildir. Üç katmanı var:

1) Hız kültürü
Bilgiye erişim hızlandı. Fakat hız, çoğu zaman derinliği azaltıyor. İnsanlar “anlamak” yerine “tepki vermek”e yöneliyor.

2) Dikkat ekonomisi
Dijital platformlar dikkatimizi “rekabet eden bir kaynak” haline getirdi. Bu, eğitimden çalışma hayatına, aile içi iletişimden siyasal tartışmalara kadar her şeye yansıyor.

3) Ortak gerçekliğin kırılganlaşması
Toplumun aynı olaya bakıp asgari bir ortak zeminde buluşması zorlaştığında, kutuplaşma sadece siyasal değil kültürel bir nitelik kazanıyor. Bu, 4. haftada konuştuğumuz “dil sorunu”nun dijital zeminde hızlanmış hâli.

“Kültür” neden önemli?

Çünkü teknoloji, nihayetinde bir davranış üretir. Davranış kalıcılaştığında kültür olur. Kültür olduğunda ise “tek tek bireylerin tercihi” olmaktan çıkar, toplumsal iklime dönüşür.

Bu nedenle dijital kültürü değerlendirirken iki uçtan kaçınmak gerekir:

· “Teknoloji kötüdür” kolaycılığı

· “Teknoloji zaten ilerleme demektir” romantizmi

Gerçekçi yaklaşım şudur: Dijital kültür, imkân üretir; ama doğru yönetilmezse maliyet de üretir.

Toplumsal maliyetler: üç somut örnek

1) Tartışma dili sertleşiyor
Kısa içerik formatı, karmaşık meseleleri “etikete” indirgemeye yatkın. Etiket büyüdükçe muhataplık azalıyor.

2) Eğitimde dikkatin yönetimi zorlaşıyor
Öğrenme, sabır ve süreklilik ister. Dijital kültür ise parçalı dikkati ödüllendiriyor. Bu ikilik, özellikle ergenlik döneminde daha belirgin hissediliyor.

3) Psikolojik yük artıyor
Sürekli karşılaştırma, sürekli maruz kalma, sürekli “güncel kalma” baskısı… Bunlar modern çağın görünmez yorgunlukları.

Fırsatlar: dijital kültürün olumlu kapasitesi

Aynı dijital kültür, doğru kullanıldığında güçlü fırsatlar sunar:

· Bilgiye erişimde eşiklerin düşmesi

· Uzaktan öğrenme ve mesleki gelişim imkânları

· Girişimcilik, üretim ve içerik geliştirme alanlarında yeni kapılar

· Kamu hizmetlerine erişimde kolaylık ve şeffaflık potansiyeli

Bu noktada kritik soru şudur: Dijital kültür, toplumda üretimi mi artırıyor, yoksa sadece tüketimi mi hızlandırıyor?

Sonuç: Dijital kültür bir “yönetişim” meselesidir

Dijital kültürün etkileri, sadece ailelerin ya da gençlerin omzuna bırakılamaz. Bu, eğitim politikası, medya okuryazarlığı, platformların sorumluluğu, veri koruma, çocukların çevrim içi güvenliği gibi başlıklarla birlikte ele alınmalıdır.

Cuma yazısında, haftanın üçüncü parçasında resmi çerçevelere ve uygulamaya daha doğrudan bağlanacağız: Fırsatlar ve riskler… Dünyada hangi düzenlemeler öne çıkıyor, Türkiye bu hızda nerede durmalı, “yenilik” ile “güven” nasıl dengelenmeli?


Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Milli Ses – Akıl Penceremden – Köşe Yazarı
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
E-posta: opoyrazoglu@gazi.edu.tr


#dijitalkültür #dikkatekonomisi #ortakgerçeklik #medyaokuryazarlığı #dijitalleşmenintoplumsaletkisi #sosyalmedyadili #dijitaldayanıklılık

YAZARLAR