DOSTUN KALLEŞİ, ARKADAŞIN ÇAKALI DÜŞMANDAN BETERDİR…
Yazıma; Farabi’nin ibretlik şu sözleri ile başlamak istiyorum, diyor ki: “Kendi menfaati uğruna her şeyi yok sayan insanların eninde sonunda varacağı yer hüsrandır.”
Bize nasip etmeyeceğin hiç bir şeyin peşine düşürme Allah'ım!
Sevdiğiniz bir insanı kırarsanız, bir zaman sonra onu bulamazsınız… O her şeyini bildiğiniz kişi bir yabancı haline gelir, çünkü; kırgınlık insanı değişmek zorunda bırakır.
Lokman Süresi 18. Ayet buyuruyor ki: “Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah, kibirle kasılan, kendini beğenmiş, çokça övünüp duran hiç kimseyi sevmez.”
Allah güzel insanların; “halini ve hayallerini en güzel hale çevirsin…”
İyi niyetin yıprattığı insanlar olgunluğunu yüzlerinden belli ederler; “onların bir duruşu ve bir de insanı etkileyen üslubu vardır.”
Yusuf Suresi çok güzel; “Bize en yakınlarımızın ihanet edebileceğini, kırık kalplerin sevgiyle iyileşebileceğini, her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylığın geleceğini ve sabırlı insanların güzel sonları olduğunu öğretiyor.”
Allah temiz insanların; “İşini, niyetini, yarınını hayırlı kılsın…”
Güçlü insanların kolay ve rahat bir hayat yaşadığını sanırız hep; oysa onlar, göstermeseler bile en zor anların üstesinden gelebilmenin ve hiç pes edememenin yorgunluğunu taşırlar.
Suç işlemediği halde cezalandırılan insanın ahı, yerde kalmaz; “bu ah günün birinde çok kötü çıkar.”
Bugün okuduğum çok güzel bir söz; “Işığınızı karartan birine taviz vermeyin. Size daha çok ışık veren insanlarla birlikte olun.”
Hz. Ömer demiş ki: “Kalbinizin ısınmadığı insanlardan uzak durun.”
Güçlü olmak zayıfa üstün gelmekle değil, bilakis onu koruyup kollamak ile ölçülmelidir. Aksi takdirde güç, zulümden başka bir şey değildir!
Hz. İsa'ya sormuşlar, Ölü diriltmekten daha zor ne olabilir? Demiş ki; "İfhamu men la yefhem" yani "Anlamayana, anlatmak."
Büyüklerimiz der ki: “Nasibe inanan yolda, duâya inanan darda kalmaz.”
Eğer zor günler yaşıyorsan, bil ki iyi günler çok yakın. Unutma; "Her darlıktan sonra ferahlık var" diyen Bir RABB'imiz var!
Yazar Betül Zer diyor ki: “İnsanın en serin anında bile, içinde tutuşan bir yer vardır kimse bilmez. Baharı bekler, bahar gelmez. Bir ömür suladığı çiçeği solar, kimse görmez. Sonra bir an gelir; çiçek koparılır, saksı kırılır, pencere kapatılır, perde çekilir. İnsan o eşikte, her şeyden vazgeçer.”
Duada sabırla tekrar, Nasipte gayretle ısrar, Sevgide ölçüyle ikrar, Anlaşmazlıkta adil karar makbuldür!
Allah vefalı insanların; “karşısına yolunu aydınlatacak kullar çıkartsın…”
Çok mu üzüldün? Allah sevindirendir.. Çok mu kırıldın? Allah iyileştirendir.. Çok mu yıkıldın? Allah ayağa kaldırandır.. Çok mu ümitsizsin? Allah müjdeleyendir.. Şüphesiz Allah kuluna yeter!
Yazar Kemal Sayar demiş ki: “Derdini sev, kaderini sev, Sana kuyuların karanlığından sonra Aydınlığı göstereni sev.”
Zordur temiz kalmak… “Yalanın, ihanetin ortasında dik durmak. Ama hayatın koşuludur onurlu, sabırlı, vicdanlı olmak…”
Ne de güzel söylemiş Çelebi Rumi; “Seni, kimseye muhtaç olmadan tek başına yaratan o eşsiz yaratıcı, seni bu beli bükük dünyada tek başına bırakmaz.”
İnsanların birbirine verdiği değerin ölçüsü alınan hediyeler veya edilen güzel sözler ile ölçülmez; birbirimiz için harcadığımız emek ve katlanılan fedakarlıktan daha hakikatlı bir değer ölçüsü yoktur.
Lokman Hekim şöyle demiş üç kişi ancak üç özel durumda belli olur: “Bilge, öfke anında.. Yiğit, savaş meydanında.. Dost, ihtiyaç anında.”
Derviş’e sordular? İnsan nasıl sabreder. Derviş dedi ki; Unutursun sabredersin bu en güzelidir.. Kabul edersin sabredersin bu en doğrusudur.. Vazgeçersin sabredersin bu en zorudur.. Bir de işini Allah'a havale eder sabredersin işte bu en yüce'sidir.
Seni hiç sevmemişler biliyor musun? Öyle sevmemişler ki sevildiğini fark ettiğinde kendini kaybetmen bu yüzdendi.. Yolun sonunda söyleyecekler sana hatalı olduğunu ama üzülme, iki gözüm.. Seneler geçecek ve sen hala pişmanlığınla kalacaksın.
İmam Gazali demiş ki; “Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için diriler birbirini yiyor."
Allah'ım! Bizleri zalimin eline, iki yüzlünün diline düşürme!
Yazımızın başlığında ifade ettiğim gibi: “Dostun Kalleşi, Arkadaşın Çakalı Düşmandan Beterdir. Bunlardan bizi koru!
Zakir Tercan
