Yıldıray ÇİÇEK / TÜRKGÜN'DEN


Hafızasız iş birlikçi!

Hafızasız iş birlikçi!


Ümit Özdağ, Meltem TV’de katıldığı bir programda konuşmasının bir bölümünde Kemal Kılıçdaroğlu’nu “AK Parti iktidarının iş birlikçisi” olarak yaftalamıştır. Ancak anlaşılan o ki, bu ifadeyi kullanırken hafızasında ciddi bir silinme yaşanmıştır.

Önce, söz konusu konuşmayı bütünüyle hatırlayalım:

Sunucu: YSK gecesi. Rejim değişirken tek siyasi parti lideri siz vardınız?
Ümit Özdağ: Evet, ben vardım. Doğru.
Sunucu: 2026’dan baktığınızda, Türk milletinin bilmesi gereken o günle ilgili başka bir şey var mı?
Ümit Özdağ: Her şey Türk milletimin gözünün önünde oldu. Şimdi bir referandum, bu süreç başladı ve…
Sunucu: Niye kimse yoktu?
Ümit Özdağ: Bakın, Kemal Kılıçdaroğlu; çünkü iş birliği yaptı. Daha ne söyleyeyim ya.
Sunucu: Peki, Kemal Kılıçdaroğlu ile yakın zamanda herhangi bir telefon trafiğiniz oldu mu? Çünkü sonuçta, ikinci turda seçim kazanılsaydı bir iş birliği olacaktı. Sonrasında o iletişim tamamen koptu mu?
Ümit Özdağ: Evet, ya. Bir daha görüşmedik zaten. Önce protokolü inkâr etti, sonra yazılı hâlini çıkarınca “unutmuşum, kaybetmiştim” dedi.

***   

2017 referandumunu işaret ederek Kemal Kılıçdaroğlu’nu “iktidar iş birlikçisi” olarak yaftalayan Ümit Özdağ, aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını yaptığı CHP ile kurulan ittifak sayesinde 2018 seçimlerinde İYİ Parti milletvekili seçilmiştir.

Dahası, 2019 yerel seçimlerinde yine aynı Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkan adaylarını desteklemek amacıyla Ankara ile İstanbul arasında mekik dokumuştur.

Tüm bunları bir kenara bırakalım. Aynı Ümit Özdağ, İYİ Parti’den ayrıldıktan sonra kurduğu Zafer Partisi’ni, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda; “iş birlikçi” dediği Kemal Kılıçdaroğlu’nun ittifak ortağı yapmamış mıdır? Üstelik bunu, bir-iki kurum başkanlığı ve iki-üç bakanlık pazarlığı karşılığında; HDP’nin de içinde bulunduğu bir ittifakın parçası olarak yapmıştır.

Tüm bunlar apaçık bir tutarsızlık ve çelişki değil midir?
Şimdi hatırlatacağım bilgi ise, bu tutarsızlık ve çelişkileri dahi gölgede bırakacak niteliktedir.

Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nu “AK Parti iş birlikçisi” olmakla suçluyor da; kendisi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda AK Parti’ye gidip, “Bize İçişleri Bakanlığı’nı verirseniz sizi destekleriz” şeklinde bir pazarlık yapmadı mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu süreci o günlerde şu ifadelerle açıklamıştı:
“Numan Bey açıkladı. Böyle bir talebi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, üç bakanlık teklifi yapmış. Numan Bey’e, AFAD gibi bir bakanlık ya da İçişleri Bakanlığı verilirse destek veririm demiş. Numan Bey de kendisine, ‘Cumhurbaşkanımız bu tür pazarlıklara kapalıdır’ demiş. Biz kesinlikle pazarlık siyaseti yapmayız. İçişleri Bakanlığı talebi oldu, Numan Bey de ‘Cumhurbaşkanımız bunu kabul etmez’ dedi. Böylelikle bağ koptu.”

***  

“İktidar iş birlikçisi” dediği Kemal Kılıçdaroğlu ile defalarca iş birliği yapmış; “Kemal Kılıçdaroğlu’nun iş birliği yaptığı” dediği AK Parti ile ise kurum ve bakanlık pazarlığına oturarak açıkça “iş birliğine hazırım” demiş bir Ümit Özdağ, neden hafızasıyla da bir iş birliği yapmayı denememektedir?

“Düşenin dostu olmaz” sözü boşuna söylenmemiştir. Kemal Kılıçdaroğlu bugün hâlâ CHP’nin başında olsaydı, Ümit Özdağ ona yine “iş birlikçi” diyebilir miydi? Elbette diyemezdi. Aksine, kurulacak ittifakların hesabını yapar; 3–5 milletvekili kontenjanını nasıl alabileceğinin planlarını kurardı. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na “iş birlikçi” demesinin asıl sebebi de, Özgür Özel’e şirinlik yaparak ondan 3–5 milletvekili kontenjanı koparabilme hesabıdır.

Özellikle 1 Kasım 2015 seçimleri sonrası MHP’ye zarar verebilmek adına bu tür modelleri kullanan Kemal Kılıçdaroğlu, uğradığı bu muameleler sonrasında umarım gereken dersi almıştır.

Birilerinin de Ümit Özdağ’ın hafızasını bir nöroloji (beyin ve sinir hastalıkları) uzmanına göstermesi gerekiyor. Zira anlaşılan o ki, bu şahıs yaşadıklarını ve söylediklerini hızla unutuyor.

YAZARLAR