Hırsızlık, rüşvet yolsuzluk, dinimizin çirkin gördüğü en büyük günahlardandır. İslam'da, helal alışverişe dair bazı şekil ve şartlar konmuş, bunların dışındaki yolların haram olduğu belirtilmiş ve inanlara bu yönde yer yer hem ikazlar yapılmış, hem de müjdeler verilmiştir.
Adil idareci, emin emanetçi; dürüst tüccar ayet ve hadislerde beyan edilmiş, zalim, hain, aldatan kimseler ise kötülenmiş, ağır cezalarla tehdit edilmişlerdir.
İnsanların karşılıklı para ve mal mübadeleleriyle alakalı olarak umumi bir hitap şeklinde Kuran'da şöyle buyurulmuştur; "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşru olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrudur." (Nisa:4/29)
Hırsızlık yapan bir kadını affetmesi için aracılık yapmak üzere kendisine müracaat eden bir sahabiye ise, Efendimiz şu ibretlik ikazda bulunmuştur; "Allah'a yemin ederim ki, kızım fatıma da çalsa, elini keserim." (Buhri)
BÜYÜK BİR GÜNAH: RÜŞVET…
Rüşvet, kelime olarak yağcılık ve hedefe ulaşma manalarına gelir. Istılaha ise, bir idareciye, yetkiliye ya da hakime, menfaat sağlayacak şekilde karar vermesi için verilen gayr-ı meşru para demektir. Diğer bir tarife göre rüşvet, bir hakkın iptali veya bir batılın hak kılınması için verilen şeydir.
Rüşvet, hem ayetlerde hem de hadisi şeriflerde büyük bir günah olarak zikredilmiş ve lanetlenmiştir. Rüşvet verenler, alanlar ve buna aracılık yapanlar Efendimizin beyanlarında lanetlenmiştir.
Allah Resulü bir hadislerinde şu tehditkar beyanda bulunmuştur; "Allah, rüşvet verene de alana da, ikisi arasında aracılık yapana da lanet etsin" (İbn.Ebi Şeybe)
Diğer rivayet şöyledir;
"Allah Resullü (s.a.v.) rüşvet alana da verene de lanet etmiştir." Tirmiz'deki rivayette, hadisin sonunda "filhükmi" ifadesi de vardır. Yani; hakimlikte, hüküm vermede rüşvet veren ve alan lanetlenmiştir. İbn Mace rivayet ise, şu şekildedir: "Allah'ın laneti rüşvet veren ve alan üzerindedir." (İbn. Mace)
DEVLET MALINI YEMEK...
Bu büyük günahla alakalı olarak Kuran'da Allah Teala şöyle buyurmaktadır;
"Emanete hıyanet etmek, bir peygamberin yapacağı iş değildir. Her kim hiyanet edip de ganimetten veya kamuya ait hasılattan bir şey aşırır, bunu da gizlerse, kıyamet gününe o vebalini aldığı şeyler, boynuna asılı olarak gelir. Sonra her kişiye kazandığı şeylerin mükafatı veya cezası eksiksiz verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar." (Ali İmran;3/161)
Zakir Tercan
