“-Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!”
Bu söz Türk milletinin ve ülkücü iradenin hafızasını, sabrını ve direncini anlatan derin bir hakikattir.
Bu söz; zorluklar karşısında eğilmeyen, zamanı geldiğinde yaşadıklarını unutmadan yoluna devam eden bir duruşun ifadesidir.
Çünkü kurt, tabiatı gereği ne teslim olur ne de sürü psikolojisine kapılır. O, şartlar ne kadar ağır olursa olsun kendi yolunu, kendi izini bilir.
Gerçek bir ülkücü de böyledir. Başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmayı reddeder.
Günübirlik heveslerin, algı operasyonlarının, menfaat hesaplarının parçası olmaz. Dün söylediğini bugün inkâr edenlerin, rüzgâra göre yön değiştirenlerin izinden yürümez.
Ülkücülük; omurgalı duruşun, bedel ödemeyi göze alan bir inancın adıdır.
Bu nedenle gerçek ülkücü, iz sürerken “it izini” değil, “kurt izini” takip eder.
Kurt izi; bağımsızlığı, asaleti ve liderliği temsil eder.
Bu iz, Türk milliyetçiliğini günlük siyasetin dar kalıplarına hapsetmeyen, devleti ve milleti her şeyin üstünde tutan bir anlayışın izidir.

İşte bu yüzden “o kurdun adı Devlet Bahçeli Bey’dir"
Denildiğinde, kastedilen yalnızca bir siyasi lider değil; aynı zamanda fırtınalı dönemlerde gemiyi limana ulaştırmayı hedefleyen bir devlet aklıdır.
Devlet Bahçeli, zor zamanlarda susarak derinliği, konuştuğunda ise kararlılığı temsil eden bir lider profili çizmiştir.
Popülizmin alkışına değil, tarihin vicdanına talip olmuştur.
Tehditler karşısında geri adım atmayan, devletin bekası söz konusu olduğunda kişisel hesapları bir kenara bırakan bir duruş sergilemiştir.
Bu duruş, ülkücü hareketin mayasında olan sabrı, sadakati ve feraseti yansıtır.
Sonuç olarak bu sözler, bir hatırlatmadır:
Hafızası olan bir davanın mensuplarıyız.
Yaşanan ayazları unutmayız ama kinle değil,
ibretle yol alırız.
Senaryosu başkaları tarafından yazılan oyunlarda rol almayız;
kendi kaderimizi, kendi inancımızla yazarız.
Ve biliriz ki kurt izini takip edenler, günü değil istikameti kazanır. 🇹🇷
