Mehmet Ali GÜNAYDIN / KÖKBÖRÜ


Maduro ..

Şerefli ölümü seçmeyenler, onurlu direnişe imza atmayanlar, milli haysiyetlerine sahip çıkmayanlar esaretin kıskacında heba olup giderler...


2026 yılı beklenildiği gibi dünya siyaseti açısından çok hareketli başladı. On günlük sürede yaşanan gelişmeler bundan sonraki süreçle ilgili de bize epey ipucu veriyor.

Venezuela'da yaşananlar, Suriye sahasındaki çatışmalar, İran'daki karışıklıklar, Uzakdoğu'daki hareketlilik sıcak bir yıl geçeceğininin göstergeleri. Elbette fırsat buldukça tüm konuları ele alacağız ama bugün Venezuela'yı ele almak istiyorum.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ABD tarafından gece yarısı evinden alınması olayı üzerinde çokça düşünülmesi, fazlasıyla kafa yorulması gereken bir konu. Bu olayın birkaç boyutu var ve her boyutuna eğilmek yararlı olacaktır.

Birinci boyutu Maduro'nun direnmemiş olması ve teslim olarak o onur kırıcı görüntüyü vermesidir. Bir devlet başkanının kelepçeli bir şekilde terlikleriyle tutsak edilmiş vaziyette kameralara yansıması hem kendisi hem de temsil ettiği halk açısından oldukça incitici, kırıcı, gücendirici bir sahnedir. Eğer sıradan vatandaş memleketi için ölüyorsa, güvenlik kuvvetleri canını veriyorsa devlet başkanları da yeri ve zamanı geldiğinde hayata onurlu veda etmesini bilmelidir. Bunu yapmazlarsa Venezuela'daki tablo ortaya çıkar. Maduro bunu başaramamış bir lider olarak tarihe geçmiştir.

Meselenin ikinci boyutu güvenlik kuvvetlerinin devlet başkanlarını koruyamamasıdır. Bir devlet başkanının kendi konutundan eşiyle birlikte alınmasında korumalarından, askerine, istihbarat teşkilatından polisine, güvenlik güçlerinden güvenlik bürokrasisine kadar hepsi susuçludur. En iyi korunması gereken kişinin bu şekilde evinden alınabilmesine neden olanlar olacakları öngöremeyenler, tedbir almayanlar ve  ölümü göze alamayanlardır.

Konunun bir diğer boyutu ise halkın tepkisiz kalmasıdır. Devlet Başkanları esir alınan bir halktan duş yemiş bülbül misali hiç ses çıkmaması oldukça garip. Milli onurları ayaklar altına alınırken halkın sessizliği tercih etmesi şerefli bir seçim olmamıştır. Devlet başkanının ayak diremediği, güvenlik güçlerinin direniş göstermediği bir noktada bari halk tepkisiz kalmasın diye bekliyorsunuz ama onlar da benzer bir tutum sergilemeyi seçerek olaya biraz daha tuz biber ekmişlerdir.

Birkaç saatlik bir operasyon ile bir ülkenin nasıl dizayn edildiğini tüm dünya gördü. Bu dizaynın baş suçlusu elbetteki haydut devlet ABD'dir ama direnmeyen Maduro, canı çok kıymetli güvenlik güçleri ve devlet başkanlarına sahip çıkmayan halk da bu suça ortaktır.

Şerefli ölümü seçmeyenler, onurlu direnişe imza atmayanlar, milli haysiyetlerine sahip çıkmayanlar esaretin kıskacında heba olup giderler...

YAZARLAR