Bugün Türk milletinin 20. yüzyılda yetiştirdiği değerli bir evladı, yiğit insan, Ülkücü Hareketin başbuğu merhum Alparslan Türkeş'in vefatının 28. yıl dönümü. Allah mekanını cennet eylesin.
1997 yılında yaşadığımız bu acı günde esasen yeni bir tarih yaşandı. Siyasi liderlerin aldıkları oy ile cenazelerindeki insan sayısı hep doğru orantılı olmaz. Kimisi bir partiye oy verir ama liderin zor zamanında yanında olmaz. Her an başka partilere geçebilirler. Ülkücü Hareketin lideri Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatında Kocatepe Camii'nden Beştepe'ye uzanan kalabalığı kimse tahayyül edemez. Allah rahmet eylesin.
MHP, Başbuğun izinde dimdik devam ederken sayın Bilge Lider Devlet Bahçeli de bugün nekahet dönemini atlatmış ve önce merhum Başbuğun mezarını ziyaret etmiş, ardından da Türkiye Alpaslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfını açmıştır.
Sağlığı hakkında sürekli absürt sözlerle demagoji yapanlar oldu. Şimdi hiç utanmazlar mı acaba? Bir insanın sağlığı hakkında böyle gereksiz ve etik değerlerden uzak laflar edilmesi temel bir ahlak meselesidir.
Ülkücülerin tek partisi vardır. Ülkü Ocakları Türk milliyetçiliğinin sımsıcak ve tertemiz ocağıdır. Geçmişte o ocakta iken başka mahfillerin adına çalışan rüzgâr gülleri ve şahsi menfaati gereği inkâr edip gittiği yerde itibar görmeyince tekrar ocağın kapısını çalanlara "Sizin her yanınız kıble!" Hadi ordan!" demek yeterlidir.
Bugün sayın Bahçeli'nin siyasi etkisi devletin bekasi açısından son derece kıymetlidir.
Sayın Devlet Bahçeli Hocamıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Sağlık ve esenlik içinde bir ömür diliyoruz.
Tanrı Dağları'ndan
Muhittin Gümüş
04.04.2025