Halil KAYA / SELÇUKELİ


Mezhepçilik

Cennet vatanımızın bir bölümünde bir türlü dindirilememiş kan sızıntısının bidayet noktasının Sünnilik-Şiilik çatışmalarıyla oluştuğunu kimse unutmasın.


İslam coğrafyalarını mezhepler üzerinden okuyup, yorumlayan her kafa kütük kafadır.

İlahi olan İslamdır, Kuran'dır. Mezhepler ise beşeri oluşumlardır.

Mezhepçilik körüklenerek peydahlanan Yavuz-Şah İsmail kavgasının mal olduğu şeyin hala farkında olamayan güdük beyinliler; İran'da yaşanan haksız saldırıyı Şiilik-Sünnilik ekseninde yorumluyorlar. Sadece bizdekiler mi? İran'ın içindeki bağnaz Şia müritleri de...

Cennet vatanımızın bir bölümünde bir türlü dindirilememiş kan sızıntısının bidayet noktasının Sünnilik-Şiilik çatışmalarıyla oluştuğunu kimse unutmasın.

İran, halkının onuruyla oynanan usüllerle alçak bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu halkın büyük çoğunluğu dindaşımızdır, oldukça büyük bir çoğunluğu da soydaşımızdır.

Türkiye İslam coğrafyalarının ağabeyidir. Bu manada ağabeylik görevini yapacak, öncelikle İran ve diğer İslam ülkeleri arasındaki sulhü teminde önemli rol oynayacaktır. Hem böylece Doğudan da kuşatılmışlığımıza engel olunacaktır.

İran yönetimleri de bundan sonra Türkiye'ye muhasım tavırlarının kendilerine bir şey kazandırmadığını anlamış olmalılar.

Siyasi bir istila aracı olarak kullanmadıkları müddetçe bize ne İran'ın mezhebinden?

İran'a saldırıları sağlayan temel enstrüman düşmanın casusluk başarısıdır. Ve içeriden, yerli unsurlardan temin edilmiş bir işlemdir bu. Bu netameli günlerde sayıları ve envanteri sağlıklı tutulamamış ülkemizdeki milyonlarca sığınmacı bu amaçla kullanılabilecek ciddi bir potansiyeldir. Devletimizin bu ihtimali göz önünde bulundurup, daha efektif bir kontrole yöneleceğine inanmaktayız.

4.3.2026
Halil Kaya

YAZARLAR