Erhan ÖZÇAKIR / OTAĞ


Milli Birlik ve Kardeşlik

Geçmişte yaşadığımız binlerce badire bize göstermiştir ki; millet olarak bir ve beraber olduğumuz zamanlarda her engeli aşmış, her badireyi atlatmış, her meselenin üstesinden gelmişizdir.


Ziya Gökalp’e göre millet; dilde, dinde, ahlâkta ve estetikte ortak olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden oluşan topluluktur. Millet; ırk birliğine ya da soy bağına değil, ortak bir harsın, yani kültürün etrafında şekillenir. Özetle millet, ortak kültürle yoğrulmuş ve ortak bir ülküye kilitlenmiş bir ruh birliğidir.

Hal böyleyken meseleleri asabı bozuk bir milliyetçilik anlayışıyla değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bugün etrafımıza baktığımızda, ayrışmayı körükleyen söylemlerin; farklılıkları bir zenginlik değil, bir tehdit gibi ele alan zihniyetlerin zehirlerini pervasızca zerk ettiklerini hayretle izliyoruz. Oysa bu topraklar; dili, dini, mezhebi, kökeni farklı ama kaderi ortak olan insanların omuz omuza, gönül gönüle vererek var ettiği bir vatandır. Bizi millet yapan şey, aynı geleceğe bir ve beraber inanabilmemizdir.

Geçmişte yaşadığımız binlerce badire bize göstermiştir ki; millet olarak bir ve beraber olduğumuz zamanlarda her engeli aşmış, her badireyi atlatmış, her meselenin üstesinden gelmişizdir. Fitne bataklığında çırpındığımız dönemlerde ise birbirimize sırtımızı dönmüş; kucaklaşmak yerine kavganın sebeplerini aramışızdır. İşte tam bu zamanlarda kara ve kızıl emperyalizmin dişlileri arasında adeta öğütülmüş; ifrat ve tefrit arasında savrulmuş, gönüllerimizi birbirimize anlamsızca eğmişizdir. O günlerde atlarımızı hoyratça koşturduğumuz coğrafyalar, bugün gönül coğrafyalarımıza dönüşmüştür.

Mazimiz şanlı ve şerefli günlerle doludur; fakat bir o kadar da acı tecrübeler barındırmaktadır. Bu acı tecrübeler bize şu nasihati vermektedir: Paylaşırsak tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.

Ne zaman hars birliğini sağlamışsak, işte o zaman yedi kıtaya üç denize hükmeden adil bir düzeni tesis etmiş ve insanlığa huzur getirmişizdir. Tarihsel hakikat bize açıkça göstermektedir ki; Türk Milleti güçlü ise İslam ümmeti huzurludur, Türk Milleti güçlü ise insanlık refaha kavuşmuştur. Bu, kuru bir iddia değil; tarihin Türk milletine yüklediği ağır ve onurlu bir sorumluluktur. Bu sorumluluğa yüz çeviremeyiz, elimizin tersiyle itemez ve görmezden gelemeyiz.

Bu sebeple kardeşliğimizi zedeleyecek her türlü davranıştan uzak duracak; birbirimizi anlamaya gayret edecek; birliğimizi ve kardeşliğimizi perçinleyen söz ve tutumları çoğaltacağız. Fitne yayanlara, millet olma şuurunu zehirleyenlere, pişmiş aşa su katanlara ve kendi evini taşlayanlara karşı ortak ve vakur bir duruş sergileyeceğiz. Kara ve kızıl emperyalizmin maşalarına aldırmadan, onları sözlerinden ve niyetlerinden tanıyacak ferasete sahip olacağız. Anadolu irfanıyla yoğrulmuş Türk milletinin derin basireti karşısında, bu kirli hesapların tutunamayacağını göstereceğiz.

Ez cümle; birliğimiz ve kardeşliğimiz sadece geçmişten devraldığımız bir miras değil, her gün yeniden inşa edilmesi gereken ortak bir sorumluluktur. Aynı bayrağın gölgesinde yaşayan, sevincini ve kederini aynı kaderde paylaşan bu milletin en büyük gücü; zor zamanlarda birbirine yaslanabilme iradesidir. Farklılıklarımız bizi ayrıştıran değil, aynı hedefe yürürken birbirimizi tamamlayan değerlerimizdir. Çünkü biz biliriz ki kardeşliğini kaybetmeyen milletler gücünü, birliğini koruyan milletler ise geleceğini kaybetmez. Biz bir oldukça varız; birlikte oldukça güçlüyüz. Biz, birlikte büyük Türk Milletiyiz.

YAZARLAR