Tanrı Dağı kadar yüce, Uludağ kadar vakur, Toroslar kadar keskin karakterleri sevdik…
Karadeniz kadar hırçın, Akdeniz gibi dingin ruhları hoş gördük.
Dağlar çölden hiç bir şey beklemez ama çöl, dağlardan yağmur bekler, su bekler…
Dağlar bulutlara ve güneşe muhtaç... Bulut denize deryaya, yele rüzgâra muhtaç... İnsan yaslanacağı ve güveneceği bir dağa muhtaç…
Herşeyin yaratıcısı Allah'a herkes ve herşey muhtaç…
Gün doğmadan analar uyanır ve kalkar... Çünkü güneş onlarla doğar... Doğan güneş yeryüzünden birşey beklemeden saçar nurunu…
***
Biz, bir gidip bir gelen salıncak değiliz. Döndükçe dönen dönme dolap hiç değiliz...
Bastığı yerlerden baktığı aydınlık ufuklara emin adımlarla giden Türk erleri olmak ne büyük şeref…
***
Eğilip bükülerek öpmedik el, oturmadık minder, yapmadık rezillik, kırmadık yumurta, çalmadık kapı bırakmayanlardan eylemesin Allah.
Muhittin Gümüş
Tanrı Dağları'ndan
25.03.2026

