Ali KUZENCİK / MERAM BAĞLARI


TİZ ELDEN EV ONARILMALI.

Kasım-2027 Erken Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi hızla yaklaşıyor. Tiz zamanda milyonlarca emeklinin çok düşük maaşı torba kanunla yükseltilmeli.


-SALONDAKİ “YETİM VE ÖKSÜZLERİN” ÜZÜNTÜSÜNÜ HALA GÖREMEYEN,

-ALÂEDDİN TEPESİ’NİN YANINDAKİ TEKSAS PAVYONU’NDAN GELEN
TÜRKÜCÜYE NE ÇOK BENZİYORSUNUZ EFENDİLER.!
                  ********
-GARİBAN EMEKLİ CABBAR EMMİ’NİN EVİ YIKILIRSA ALTINDA SİZ KALIRSINIZ! SANDIKTAN “ZİNHAR” ÇIKAMAZSINIZ! 
TİZ ELDEN EV ONARILMALI.
                
-İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN.

 

 

Ankara/Yüksek Öğretmen ve Dil-Tarih’den mezun olunca Konya/Atatürk Kız Lisesi’ne atandım…İki yıllık öğretmenim.

Okul Müdürümüz Sait ARIK tarafından YETİMLER Yurdundaki öğrencilere moral vermek için Konya Valiliği tarafından Anıt’taki tiyatro salonunda (Kitaplık) moral gecesine iki sınıf olarak Almanca öğretmeni Secaattin Bey’le katıldık..

Program başlamadan önce yüreği “merhamet ve sevgi” dolu genç rektörümüz ülkücü camianın ağabeyi rahmetli Prof.Dr. Erol GÜNGÖR ile Kız Lisesi’nden velimiz Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Harun TOLASA Hocalar salona girdiler ve yerlerine oturdular..

Vali Lütfi TUNCEL sıradan bir konuşma yaptıktan sonra tam bir “âlim” olan değerli büyüğümüz Erol GÜNGÖR Hocamız Peygamber Efendimizin “yetimliğinden ve fakr-ü zarüretten” örnekler vererek herkesi duygulandıran bir konuşma yaptıktan sonra program başladı..

Sahneye zannedersem Alâeddin Tepesi yanındaki şimdi yıkılan TEKSAS Gazinosu’ndan gelen yerel bir türkücümüzün, çoğu YETİM olan çocuklara;

 “-Anan öle cemil,
  -Baban öle cemil,
  -Yetim galasan cemil,
  -Benim olasın cemil..” 
türküsünü söylemeye başladı..

Yerel türkücümüz üzüntülü türküyü oynak türkü şekline dönüştürerek kendinden geçip çocuklara;
“TEMPO.! ELLER HAVAYA!!”
diye bağırırken salondaki çocuklar SESSİZ kaldılar.

Bir ara arkaya dönüp baktım…
Çocuklar sahneye değil yere bakıyorlardı.! HADİ BUYUR.!

Hala salondaki yetimlerin manzaray-ı umumiyesini göremeyen TEKSAS Pavyonu’ndan gelen türkücüye ne çok benziyorsunuz efendiler.!

Rahmetli Başbuğumuzun çok kıymet verdiği ünlü siyaset adamı Osman BÖLÜKBAŞI der ki;
-Zengini hayırsız evlat, 
-Memuru süslü avrat, 
-Politikacıyı kuru inat batırır.”

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
“Üç şey kimde bulunursa, Allah onu himayesine alır ve Cennetine koyar.

Bunlar:
-Zayıflara yumuşak davranmak.
-Ana babaya şefkatli olmak.
-Emri altında çalışanlara iyilik etmektir, merhamet ile cömert davranmaktır.”

“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”

Ulu Türk Devletini yöneten 
Ricâl-i Devlete deriz ki;

“-PKK/FETÖ ORTAKLI CHP’YE ÜLKEYİ TESLİM ETMEYELİM” diye yüzbinlerden öte milyonlarca ülküdaşlarımızla birlikte verdiğimiz beka mücadelesi;
“SEFALET İÇİNDE YOK OLMAMA MÜCADELESİNE” dönüşmemeli.!

Gönlümün “Şeyh Edebâli’si” olan milli şairimiz M.Akif ERSOY der ki;

“Kanayan bir yara gördüm mü
yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,
Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım,
Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım.”

Bir ülkücü olarak en kızdığımız 
ve en fazla öfkelendiğimiz şey vicdansızlık ve adaletsizliktir!

-Allah’a çok şükür maddi sıkıntısı olmayan bir faniyiz…
-Peki…Yazımızın kağıda dökülme sebebi SADİ ŞİRAZİ’nin günümüzde de geçerli olan sözüdür, beyitidir!

“BAŞKALARININ MUTSUZLUĞUNA ‘GAMSIZ’ KALIRSAN, SANA İNSAN DEMEK YAKIŞIK OLMAZ!”

Pandemi-Deprem-Ukrayna Savaşının olumsuzluklarının farkındayız…Hazinede yoksa herkese yoktur. Varsa herkese vardır…Var olanı eşit miktarda bölüştürebilirdiniz!

Çünkü, Ulu Devlet, Aziz Türk Milleti için vardır.

“Köyün birinde yağmur yağmadığı için köylüler çok üzgün ve ne yapacaklarını bilemezken köye bir derviş gelmiş.

Köylüler dervişin yanına varıp birde ona dertlerini anlatıp dua isteyince…

Derviş köylülere:
-Gelin önce evleri bir dolanalım insanların halini hatırını soralım… demiş.

Köhne bir evin kapısını çalmışlar içeriden üstü başı dökük ayakkabıları olmayan iki kız çocuğu ile damı başına akan nine çıkmış.

Derviş sormuş onlara
-Siz Allah’a ne diye dua edersiniz…demiş.

Çocuklar da;
-Bİz yağmur yağmasını istemiyoruz… 
-Çünkü ayaklarımız ıslanıyor…demişler.

Derviş bu defa nineye dönüp;
-Peki ninem sen Allah’a nasıl dua edersin… demiş.

Nine’de;
-Bende yağmur yağmasını istemem oğul,
-Dam başımıza akıyor… 
demiş.

Derviş köylülere dönüp;
-Eyyy ahali…
Önce bunların ihtiyaçlarını görün ki sizinle aynı duayı etsinler…
ÇÜNKÜ ALLAH ÖNCE MAZLUMLARIN DUASINI KABUL EDER…” demiş.

Bizde deriz ki;
-Okunan Hatm-i Şeriflerden hasıl olan sevabı dağıtmak kolay…
-Asıl önemli olan her ay rekor kıran ticaretten hasıl olan KÂRI DAĞITMAKTIR.

MERHAMET…
İslam medeniyetinin en önemli şiarıdır ve İslam medeniyeti bir merhamet medeniyetidir.

Bize düşen bu merhamet medeniyetini bütün boyutlarıyla yeniden ihya etmektir.

Bir Türk olarak bizim medeniyet anlayışımızın temelinde Yunus Emre’in beyanıyla “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü” anlayışı yatmaktadır.

Merhametiniz ve Dervişliğiniz yoksa ve kibir abidesi iseniz;
-CİHANGİR OLSANIZ NE YAZAR.!

SÖZÜN ÖZÜ…İstikbalde nice Kızılelma planları olan Cumhur İttifakı 2.Kemal Derviş benzeri olan İngiliz pasaportlu Şimşek ve ekibinin insiyatifine terk edilmemeli!

Zaman hızla geçiyor…2026’ya girdik…Emekli her ortamda çok üzgün ve kızgın…Anadolu Selçuklu’dan beri Sultan/veziriazam ve Cumhuriyet döneminde hükümet/iktidar değiştiren bizim KAPU CAMİİ CEMAATİ civardaki esnaf çay evlerinde burnundan soluyor.!! Biliniz…Cumhur İttifakı ile olan bağlantısı “GEMİ HALATI” iken “PAMUK İPLİĞİNE” dönüştüğüne gözlemledim/şahidim…

Kasım-2027 Erken Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi hızla yaklaşıyor. Tiz zamanda milyonlarca emeklinin çok düşük maaşı torba kanunla yükseltilmeli.

Elli yılın siyasi tecrübesi ile deriz ki:
Hani… Bir türküde diyor ya “geçen gün ömürdendir” diye. Tam olarak mevzu bu aslında. Filmin sonunda kendi elini sinesine vura vura; “tükendiiii naktiiii ömrüüüm dildee sermaye bir âh kaldı gülüüüüm amaaan” diye bulmak istemiyorsan uyan dön bir bak çevrene.

Güzel bir Sivas türkü sözünde der ki;

“Asrı gurbet harap etmiş köyümü,
Bülbül gitmiş, baykuş konmuş gel hele,
Ben Ağayım ben Paşayım diyenler,
Kapıları kitlemişler gel hele.”

Ne diyor atalarımız;

“NE TALE GAFLETE HU,
ZALE DEVLETE HU.!”

{Gafleti uzun olanın,
Devleti/İktidarı yok olur.!}

DOST ACI SÖYLER AMA DOĞRU SÖYLER EFENDİLER!

Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER🌹🇹🇷🌹

7 Ocak 2026

Taş Medreseli Tarih Öğretmeni:
Ali KUZENCİK

YAZARLAR