Burak ÖZCAN / GENÇLİK


Trump'ın hesabı...

Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürmeyi kafaya koymuş Trump planına dur demenin yolu, dünyanın ABD ve İsrail’den ibaret olmadığını göstermekten geçmektedir.


Venezuela komplosuyla birlikte, uzun zamandır hayata geçirmek amacıyla uğraş verdiği yağma düzeninin ilk adımını attı.

Sözüm ona ülkesini büyütmek, ekonomisini şaha kaldırmak istediğini açıkladı.

Bu uğurda gözünün hiçbir şeyi görmediğini kanıtlarcasına elinden geleni ardına koymadı.

***

Kimin petrolü, kimin doğalgazı, kimin değerli maden ve mineralleri varsa hedef tahtasına oturttu.

Göz koyduğu ülkelere tehditler savurdu. 

Örneğin Danimarka’ya bağlı Grönland’a “Sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz” diyerek parmak salladı.

***

Birbirine karşı savunma yükümlülüğü bulunan bir NATO üyesi ülkenin topraklarına, bir başka NATO üyesinin nasıl çökmeye kalkıştığına ilişkin tek bir izah yapma gereği duymadı.

Çünkü emperyalizmin hücuma geçtiğini ilan etmek için, NATO ittifakının ruhuna aykırı çelişkileri bile isteye sergiledi.

Söz konusu emperyalist çarkların dönmesi olduğunda hiçbir ilkeyi umursamadı.

***

Bugünlerde Küba’ya özgürlük getireceğini söylüyor.

Kolombiya’yı cezalandırmanın yolları aradığını duyuruyor.

Panama ve Kanada üzerinde hak iddialarında bulunuyor.

***

Yetmezmiş gibi…

İran’ı vurmanın hesaplarını yaptığını açık ediyor.

Dünyayı küresel bir savaş tehdidiyle burun buruna getiren tüm işaretleri pervasızca veriyor.

***

Küresel yetkilerinin herhangi bir kısıtlamaya tabi olup olmadığı sorusunu, “Kendi ahlakım, kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” şeklinde yanıtladı.

Bu sözlerle, akıl ve ahlaktan ne denli yoksun olduğunu açıkça ortaya koydu.

Uluslararası hukuk çiğnenirken, dünyanın göz göre göre uçurumun kenarına sürüklendiği gerçeğinin herkes tarafından görülmesini sağladı.

***

Yani artık esas mesele, bu emperyalist komplonun nasıl durdurulacağıdır. 

Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürmeyi kafaya koymuş Trump planına dur demenin yolu, dünyanın ABD ve İsrail’den ibaret olmadığını göstermekten geçmektedir.

Bu noktada Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere tarihsel bir sorumluluk düşmektedir.

***

Dünya bu konuda ne yapar, nasıl bir irade ortaya koyar bilinmez.

Ancak siyonistlerin dolduruşuyla dünyanın sonunu hazırladığını zannederken, aslında kendi sonuna yaklaştığını idrak edemeyen Trump’ın yaptığı hesap hatasının farkına varması için yapması gereken bellidir.

Bu noktada MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “19’uncu yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na hasta adam yaftası vurmuşlardı. Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir” sözlerine kulak verilmesi yeterli değil midir?

YAZARLAR