Ozan ÖZDEMİR


Türkistan irfânı

Türkistan irfânı


 

Siyasetçilerimiz ve yetkililerimiz sık sık konuşmalarında Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’den örnekler vererek “Anadolu İrfanından” bahsederler.

Hiç şüphesiz bu Anadolu İrfanı vurgusunda kurucu iradenin siyasi tercihini Türkiyecilik / Anadoluculuktan yana koymasının da rolü vardır.

Bunun yanında Ordinaryüs Fuad Köprülü’nün “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar” adlı eserinde Hoca Ahmed Yesevi’den bahsetmesi ve onun Anadolu Türklüğünün teşekkülünde manevi rolünden bahsetmesini ayrı bir yere koymak gerekir. Köprülü’nün açtığı bu yoldan daha sonra ilerleyen Milliyetçi Muhafazakar düşünürlerde Türk İrfanının Türkistan kaynağına vurgu yapmışlardır.  

Türk Edebiyatında Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Yesili Hoca Ahmed Serisi de Hoca Ahmed Yesevi’nin tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. 

Milliyetçi Ülkücü Hareket diğer siyasi hareketlerden farklı olarak Anadolu Türklüğünün Yesevi özünü her zaman vurgulamıştır. Seminerlerde Hoca Ahmed Yesevi kalın çizgilerle vurgulanarak işlenmiştir.

1990’lardan sonra Sovyetler Birliğinin dağılması ve başta Kazakistan olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığına kavuşması manevi önderlere olan alakayı arttırdı.

Özellikle Kazakistan’da Hoca Ahmed Yesevi’ye büyük bir ilgi oluştu. Bu Türkiye - Kazakistan ilişkilerine yansıyarak Ahmed Yesevi Üniversitesi kuruldu.

Hiç şüphesiz Türkistan İrfanı Hoca Ahmed Yesevi’den ibaret değildir. Saltuk Buğra Han, Yusuf Has Hacip , Edip Ahmed Yükneki, Kaşgarlı Mahmud ve daha nice ismi Türkistan Ariflerinden sayabiliriz. 

Tarihlerimizin çoğunda “İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılar ve İlk Müslüman Türk Hükümdarı Saltuk Buğra Han” diye bahsedilir.

Karahanlılardan önce Almış Han ve İdil Bulgar Türkleri Müslüman olmuşlardı. “İlk” olmasa bile Karahanlıların diğer bir deyişle Âl-i Afrasiyab’ın Türklerin Müslüman olma sürecinde öncü bir rolleri vardır. 

Peki Saltuk Buğra Han nasıl Müslüman olmuştu? 

Şimdi hep beraber bir geçmiş zamanyolculuğuna çıkalım. Karahanlıların ezeli rakibi olan Samaniler taht kavgasına tutuşmuştu. Taht kavgasını kaybeden Samani şehzadesi Nasır B. Ahmed, Oğulcak Kadir Han’a ve Karahanlı ülkesine sığındı.

Kadir Han Nasır’a Artuç nahiyesinin idaresini verdi. Kısa sürede idarecilik kabiliyetiyle burayı önemli bir ticaret merkezi haline getiren Ahmed’in en büyük destekçilerinin başında genç, gözü pek ve cevval Karahanlı Şehzadesi Saltuk Buğra geliyordu. Nasır’ın bilgisinden, ahlakından ve zekâsından etkilenen Saltuk Buğra kısa süre sonra onun tesiriyle Müslüman oldu. Şehzade, Müslüman olmuştu fakat kavmi hala Tengriciydi. O inancı için sabretmeyi, güç toplamayı ve zamanı geldiğinde tebliğ etmeyi seçti. 

Zamanla büyüyen ve güçlenen Saltuk amcasıyla mücadeleye başladı. Yapılan savaşlarda gayrı müslim kavimdaşlarını yenerek İslamiyet’i Karahanlı topraklarının hakim dini haline getirdi. 

Arap gezgin İbn Fadlan bunu seyehatnamesinde “yaklaşık 200.000 çadırlı Türkler (Karahanlılar) İslam dinini benimsemiştir.” şeklinde aktarır.

İşte Hoca Ahmed Yesevi, Kaşgarlı Mahmud ve Yusuf Has Hacip gibi Türkistan İrfanının pınarlarını ortaya çıkaracak, Türklerin Müslüman olma süreci daha da hızlanacak ve en nihayetinde İlayı Kelimetullah bayrağı batıda güneşin doğmadığı illere Türklerin sancaktarlığında gidecekti.

Ruh iklimimizin mimarlarından Saltuk Buğra Han’ın yolundan sapmamak dileği ile…

Sevgi ve muhabbetlerimle…

YAZARLAR