Dr.Oğuz POYRAZOĞLU / AKIL PENCEREMDEN


Türkiye'de siyasal bütünleşme, Cumhur İttifakı ve Türk Milliyetçiliğinin geleceği üzerine stratejik bir değerlendirme

Türkiye'de siyasal bütünleşme, Cumhur İttifakı ve Türk Milliyetçiliğinin geleceği üzerine stratejik bir değerlendirme


Türkiye, siyasal ve toplumsal yapısını sürekli yeniden şekillendiren dinamik bir ülke olarak, son yıllarda önemli dönüşümler geçirmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı bu dönüşüm sürecinin merkezinde yer alırken, özellikle milliyetçi ve muhafazakâr değerlerin siyasal temsili açısından kritik bir konuma gelmiştir. Ancak, mevcut sistemin etkinliği ve sürdürülebilirliği konusunda bazı tartışmalar halen devam etmektedir.

Bu yazımızda, Türk milliyetçiliğinin mevcut siyasal yapıyla olan ilişkisini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hak ve yükümlülükler çerçevesinde daha etkin işleyebilmesi için gereken adımları ve Türkiye'nin siyasal bütünlüğü açısından kritik meseleleri sistematik bir yaklaşımla ele almaya çalışacağız.

1. Türkiye’de Siyasal Yapı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Parlamenter Sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine Geçiş

Türkiye’de uzun yıllar boyunca uygulanan parlamenter sistem, yürütme ve yasama erkleri arasında sık sık yaşanan yetki krizleri nedeniyle eleştirilmiş ve 2017 yılında yapılan anayasa referandumu sonucunda 
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sağlanmıştır. 

Bu sistemde;
✓ Cumhurbaşkanı yürütme yetkisini doğrudan kullanabilmekte,
✓ Bakanlar Kurulu yerine Cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanlar görev yapmakta,
✓ Meclis’in yasa yapma yetkisi devam etmekte ancak yürütmeden ayrışması hedeflenmekte,
✓ Hızlı karar alma mekanizması ile devlet işleyişinin verimli hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Ancak, bu sistem Türkiye’nin yönetim gelenekleri, bürokrasinin dönüşümü ve yasama-yürütme ilişkileri açısından bazı yeni sorunları da beraberinde getirdiği görülebilmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Etkinliği ve Bazı Eleştiriler

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin avantajlarını genel olarak aşağıdaki şekilde ifade edebiliriz. 

Bunlar şunlardır:
Hızlı karar alma mekanizması sayesinde özellikle güvenlik, ekonomi ve dış politikada daha esnek hareket edilebilmesi.
Yürütmenin güçlü olması, kriz dönemlerinde istikrarsızlıkların önüne geçilmesi.
Koalisyon pazarlıklarının ortadan kalkması, siyasi iradenin net olması.
Ancak, eleştirilen noktalar da mevcuttur. 

Bunlar ise şunlardır:
Meclis’in etkinliğinin azalması, yasama sürecinde yeterli denetim mekanizmasının olmaması.
Bürokrasinin bağımsızlığı konusunda kaygılar, liyakat esaslı atamalar yerine siyasi bağlılığın öne çıkması

Muhalefetin sistem içinde etkisinin zayıflaması, katılımcı demokrasinin zedelenmesi.
Sosyal ve siyasal kutuplaşmanın artması, uzlaşmacı bir siyasi kültür yerine kutuplaşmaya dayalı bir yapı oluşması.
Bu bağlamda, sistemin daha etkin işleyebilmesi için bazı reform adımlarına ihtiyaç duyulduğu aşikardır.

2. Cumhur İttifakı ve Türk Milliyetçiliği: Bütünleşme mi, Ayrışma mı?

Cumhur İttifakı’nın Doğuşu ve Etkileri

Cumhur İttifakı, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) arasında kurulan bir siyasi birlikteliktir. 

Bu ittifak;
✓ 2018 seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni destekleyen bir yapı olarak ortaya çıkmış,
✓ Güvenlik, terörle mücadele, milli birlik ve yerli-milli sanayi gibi konular etrafında birleşmiş,
✓ Milliyetçi muhafazakâr çizgide Türkiye’nin yönünü belirleyen ana siyasi güç haline gelmiştir.

Cumhur İttifakı, özellikle milli güvenlik politikaları ve terörle mücadelede ortak bir duruş sergileyerek, Türkiye'nin iç ve dış politikasında önemli rol oynamıştır. Ancak, ittifakın 
sürdürülebilirliği ve Türk milliyetçiliği üzerindeki etkileri konusunda farklı değerlendirmeler yapılmaktadır.

Türk Milliyetçiliği ve Cumhur İttifakı’nın Çatışma Alanları

Uzmanlar ve Otoriteler, Cumhur İttifakı’nın Türk milliyetçiliği açısından avantajları ve dezavantajlarının bulunduğunu belirtmektedirler. Bunlar;
Avantajlar:
✓ Milli politikaların güçlenmesi, yerli ve milli sanayiye daha fazla destek verilmesi.
✓ Terörle mücadelede kararlılık, özellikle PKK ve FETÖ gibi tehditlere karşı ortak duruş sergilenmesi.
✓ Türk Devletleri Teşkilatı gibi projelerle Türk dünyasıyla entegrasyonun artması.
Dezavantajlar:
✓ Milliyetçiliğin dar bir siyasi çerçeveye sıkışması, geniş tabanlı bir milliyetçi hareket yerine belirli bir parti ile özdeşleşmesi.
✓ Milliyetçilerin iç ayrışmalar yaşaması, farklı milliyetçi grupların siyasi olarak marjinalleşmesi.
✓ Ekonomik ve sosyal politikalar açısından milliyetçi ilkelerle çelişen kararların alınabilmesi, özellikle sığınmacılar, ekonomik politikalar ve dış ilişkiler konularında yaşanan bazı gerilimler.

Bu noktada, Türk milliyetçilerinin Cumhur İttifakı içindeki rolü ve etkisini daha stratejik hale getirmesi gerektiği açıktır.

3. Türk Milliyetçileri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi İçin Reform Öneriler

Türk milliyetçilerinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı içindeki varlığını daha etkin hale getirebilmesi için şu adımlar atılmalıdır:

Siyasal Etkinliği Artırma

✓ Milliyetçi düşünceyi tek bir partiye endekslemek yerine geniş bir siyasi perspektife yaymak.
✓ Fikir kuruluşları ve akademik platformlarla ideolojik üretkenliği artırmak.
✓ Yerel yönetimlerde daha etkin bir milliyetçi yapılanma sağlamak.

Ekonomik ve Sosyal Politikalar Üzerinde Daha Fazla Etki

✓ Milli ekonomi modelini savunarak üretim ekonomisine geçişi hızlandırmak.
✓ Türkiye’nin demografik yapısını korumaya yönelik daha kararlı politikalar üretmek.
✓ Türk dünyasıyla ekonomik ve siyasi entegrasyonu derinleştirmek.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Reform

✓ Yasama-yürütme dengesini tekrar gözden geçirmek, Meclis’in etkisini artıracak adımlar atmak.
✓ Bürokratik yapı içinde liyakati esas alan atamaların önceliklendirilmesi.
✓ Yerel yönetimlere daha fazla yetki verilerek katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi.

Sonuç: Türk Milliyetçiliğinin Geleceği ve Siyasal Sistemin Evrimi

Cumhur İttifakı, Türkiye’de milliyetçi-muhafazakâr kesimin önemli bir siyasi güce sahip olmasını sağlamıştır. Ancak, Türk milliyetçiliğinin daha güçlü ve bağımsız bir aktör haline gelmesi için siyasi çeşitliliğini koruyarak, ideolojik üretkenliğini artırarak ve ekonomik-sosyal reformlara daha fazla odaklanarak hareket etmesi gerekmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin daha etkin hale gelmesi için ise katılımcılığı artıran reformlara, denge-denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesine ve milli politika ekseninde bütüncül bir yaklaşım geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Özetle, milliyetçiliğin dar bir çerçevede sıkışmaması, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları doğrultusunda dinamik bir strateji izlemesi ve siyasal sistemin katılımcı demokrasiyle güçlendirilmesi gerekmektedir

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Muhitdin Kara
28.03.2025 08:13:05
Katılıyorum

YAZARLAR