ÜLKÜCÜNÜN HEYECANI UNUTMAYA MANİDİR.
Yaşadıklarımız ve belgeler ortada, daha dün gibi..
2028 Genel Seçim için taklalar atıyorlar ama Aziz Türk Milletinin hafızası ve feraseti her daim yüksektir.
Yılların tecrübesi ile biliriz ki;
ÜLKÜCÜNÜN HEYECANI;
UNUTMAYA MANİDİR.

‘78 Kuşağı olarak biz CHP’nin cibiliyetini, geçmişini çok ama çok iyi biliriz.!
Çünkü “suret-i haktan” görünen karı koca Bülent-Rahşan çifti iflah olmaz “ülkücü gençlik” düşmanı idi. Stalin zamanında Kırım Türklerine uygulanan bu zulüm Ecevit Hükümeti zamanında (1978-79) Ülkücü gençliğe uygulanmıştır.!
Ankara’nın o meşhur zemheri soğuğunda kızlı erkekli yüzlerce üniversiteli ülkücü genci Ankara/Yüksek Öğretmen’in kapısına ellerde bavullarla koymuşlardır.!
POL-DER’li İşkenceci emniyet amiri Dürüst (deyyus) Oktay/sivil başkomiser Zeki Kaman ve yüzlerce resmi kıyafetli coplu polis ve ana kapının önünde 3 panzerle dondurucu bir kış günü çıkarıldığımız Yüksek Öğretmen Yurdu’ndan kız arkadaşları;
- Beştepe’deki Mehmet Akif Ersoy Yurdu,
-Cebeci’deki Kütahya Yurdu ve -Ulus’taki Kayseri Kız Yurduna yerleştirilirken,
-Erkeklerde çok sayıda yurda yerleştirildi ama yurtlar Sibirya soğuğu gibi idi.
Çünkü tüm Ankara yurtlarında zemheri ayında yakıt sıkıntısı vardı. Öyle ki bazı kampüs üniversiteler (Hacettepe/Beytepe) yakıtsızlıktan çoğu zaman tatil oluyordu.
Ecevit Hükümeti dönemi (1978-79) bir cümle ile anlatılıyordu;”ZAM-ZULÜM-İŞKENCE...İŞTE CHP.!”

-Gerek yurt ve teşkilat odalarında gerekse Taşmedrese koğuşlarında anlatılanları duydukça, yaşadıklarımızı gördükçe...
-Karşıyaka mezarlığını “komşu kapısı” yaptıkça...
-Perdesi kapalı Volkswagen marka münibüste ellerimiz kelepçeli kafamıza ve sırtımıza vurulan yarım kiloluk KRİSTAL ZEYTİNYAĞ KUTUSU gibi telsiz darbelerini yedikçe...
-Ankara Emniyetinin nezarethanelerini düşündükçe koğuşta tüylerimiz diken diken oluyor “keder yüklü bir acının” boğazımıza düğümlenmesini neden oluyordu!
Ülkücü Gençliği her daim hedef gösteren ve gençlik yıllarında “mikrofonik” sesiyle FAŞİŞTLER diye bağıran FALKONETTİ lakaplı bir adam.
Ve ölmemek için “nefs-i müdafada” kalan ülkücü gençlere “ELİ KANLI KATİLLER” diyen ve kocasından başka hiç kimseyi düşünmeyen Rahşan isimli ruhu ve cemali çirkin mi çirkin kadın.
Hergün 10-15 ülkücü kişinin şehit edildiği ve başta Ülkü Ocakları kadim genel başkanı Muharrem Şemsek ve Cengiz Yeğin gibi gönüldaşlarımızın kurşunlanarak sakat kaldığı “bir karanlık dönem” aklıma geliyor.
Ecevit iktidara gelinceye kadar 1968-1978 arası 10 yıl boyunca şehadet şerbetini içen ülkücü şehit sayısı 100 kadar değildi. Türkiye genelinde cezaevlerinde ki arkadaşlarımızın toplam sayısıda 500 değildi.
1978 Ecevit iktidar olur olmaz hemen komünist Pol-Der’li polisleri yetkili makamlara yerleştirip, yanlarına da
özel yetkili komünist savcılar koyarak, komünist/bölücü (DEV-GENÇ/TİKKO/DDKD) terör örgütlerini de devreye sokularak ülkücü avına başlandı.
-Akşam evine dönen ülkücü insanları karanlık sokaklarda tuzak kurmak,
-Duraklarda otobüs beklerken açılan silahlı ateş sonucunda şehit,
-Şehit yapamadıklarını da, işkenceyle, düzmece ifadelerle zindanlara doldurmak,
-Geride kalanları da düzmece ithamlarla adli sicillerini bozarak, adeta 12 Eylül kıyım cuntasına malezeme hazırladılar.
Hızla 2 yıl içinde ülkücü şehit sayısı 5000’lere, zindanlardakilerin sayısı binlere vardı.
Özetle ülkücü şehit ve mağdurların mağduriyetinde en az yüzde 90 Ecevit’in payı vardı. Çünkü “her olaya bir ülkücü fail istiyorum” sözü muamma değildir. Nettir.!
Kocası Ecevit’in son zamanlarını ben bilemem. Ama karısı Rahşan Hanımın “sonrasında” ISLAH-I NEFS ettiği ile ilgili hiç bir şey yok hafızamızda.
Sevgili Peygamberimiz çok sevdiği amcası Hz. Hamza’nın (r.a) katili Vahşi’yi affetmiş ama daha “sonrasında” Vahşi Islah-ı Nefsin zirvesine ulaşmıştır..
‘78 kuşağı ülküdaşlarımın bir kısmının işkenceci Nurettin Soyer-Zeki Kaman-Cevat Yurdakul ve Piç Ahmet-Dürüst Oktay gibi işkencecileri “vitrine” çıkaran...
Zam-zulüm-işkence ve binlerce öğretmen-memur ağabeylerimizi özellikle Tunceli-Diyarbakır ve Kars “kanlı üçgenine” sürgüne yollayan Bülent Ecevit ve ondan daha militan karısı Rahşan Ecevit’e RAHMET okumaları “merhamet” dolu yüreğim almıyor.
“ÖLÜNÜN ARKASINDAN KONUŞMAYALIM..” öylemi.?
O zaman Ebu Cehil’in-Ebu Leheb’in-Nemrut Mustafa’nın-
Ali Kemallerin-Deniz Gezmiş’lerin-Kenan Evren’in-Nurettin Soyer’in-Zeki Kaman’ın ve Piç Ahmet’in arkasındanda mı konuşmayalım.?
Eeee...O zaman TEBBET Suresine ne diyeceğiz.
-Ebu Leheb’in eli kurumasın mı…
-Karısı ateşe odun atmasın mı.?
Birde şu Ecevit’in dürüstlüğünden, devlet malını koruyup, kollamasından söz ediyorlar.
Allah Aşkına söylermisiniz.?
-Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay MATARACI 43 yıl…
-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İŞGÜZAR 9 yıl...
-Yüce Divanda bu kadar yıl cezayı niçin aldılar.?!
-Hükümette hangi Başbakan vardı.?!
-TABİİ Kİ KARA YÜZLÜ ECEVİT!
Vallahiii... Ziya Paşa haklı;
“SİZ HERKESİ KÖR, ALEMİ SERSEM Mİ SANIRSINIZ.!”
Biliriz ki;
KURT KIŞI GEÇİRİR AMA…
YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ.
Amacım...
CHP’li ECEVİTLER döneminde Ülkücü ailelerin çektiği sıkıntıyı bir nebze olsun “birazcıkkk” ifade etmek.
Rabbim...
Suret-i Haktan görünen…Ülkücü Gençlik düşmanı ZAM-ZULÜM-İŞKENCE...İŞTE CHP.!” sözünün mimarları ve “HER OLAYA BİR ÜLKÜCÜ FAİL İSTİYORUM” diyen Başbakan Bülent Ecevit ile kindar karısı gibileri güzel ülkemin yönetimine bir daha getirmesin inşallahhh.!
CHP ZİHNİYETİNE…ALLAH
İKTİDAR NASİP ETMESİN…

Geçmişte partisiyle başörtü yasağı için AYM’ye yaptıkları başvuru daha dün gibi Bay Kemal’in…Unuttuk mu.?!
Unutmadık! Aynı bugünkü CHP Genel Başkanı Tipitip Özel’in TBMM'de yaptığı basın toplantısında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 4-6 yaş Kur'an kurslarında okul öncesine verilen din eğitimini 'ORTAÇAĞ ZİHNİYETİ' olarak tanımlamasını unutmadığımız gibi!!.
Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER


