Ali KUZENCİK / MERAM BAĞLARI


Uyan dön bak bir çevrene...

Uyan dön bak bir çevrene...


*BİR HAFTA SONU YAZISI…

HELE BAKIN…CLİNT EASTWOOD’DA
KEFTÂR/YAŞLI OLMUŞ…

“KİMDE BİR GENÇLİK VE GÜZELLİK VARSA BİLSİN Kİ ÖDÜNÇTÜR.”(MESNEVİ)

Uşşak makamında güzel bir şarkı sözü var; 
“ZAMAN GELİP GEÇİYOR, DUR DEMEK KOLAY DEĞİL.”

 

Zaman gençliği, gücü ve kuvveti alıp götürür. Mevki, makam zaten emanettir. Her an gidebilir.

Ölüm ise insanı malından ve  servetinden ayırır. İnsanlar ebedi yolculuğa ancak bir kefenle yola çıkar.

Adana’da lise yıllarımızın Alsaray ve Sun Sinemalarında keyifle izlediğimiz CLİNT EASTWOOD’un fotoğraflarını bugün sabah sosyal medyada görünce lise yıllarıma maziye dalıp gittim…

Diyeceğim o ki;
“Gençlik, yakışıklılık ve güzellik” 
yaz mevsimi meyvesi gibi geçicidir. 
-Allah kişiye sağlık ve afiyet versin. 
-Dinden imandan ayırmasın.
-Gönüllerden düşürmesin. 
-Herşey gelip geçici/fanidir.

Bizim Yunus ne de güzel söylemiş: 
"Mal sahibi, mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi.?
Mal da yalan, mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan..."

Hz. Mevlana Mesnevi’sinde ne de güzel der;
“KİMDE BİR GÜZELLİK VARSA BİLSİN Kİ ÖDÜNÇTÜR.”(MESNEVİ)

Hani…Bir türküde diyor ya;
“Geçen gün ömürdendir” diye. 
Tam olarak mevzu bu aslında. Filmin sonunda kendi elini sinesine vura vura; “tükendiiii naktiiii ömrüüüm dildee sermaye bir âh kaldı gülüüüüm amaaan” diye bulmak istemiyorsan uyan dön bak bir çevrene.

Nisan ayında Konya’da bahar mevsimi havasını  yavaş yavaş hissettirir. Sabah namazı çıkışı fırından ekmek almak için dışarı çıkıp o çok soğuk olmayan ve ağaça asılan kuzu ciğerini kokutmayan serin gedâvet rüzgarının surata çarpışıyla hatırlarsınız baharın gün be gün yaklaştığını..

-Yağmur yağar mı ki.? 
-Şemsiyemi nereye koymuştum yahu.?

Anlayacağınız soru üstüne sorudur bahar mevsimi… Seher vaktinde üşüyüp montuna daha sıkı sarıldığın an şekillenir aklındakiler.

Koskoca tabiat değişiyorken bizim buna kayıtsız kalmamız da pek mümkün değil gibi.

 

 

Bu mevsim de ağaç dalları küçük yeşil yapraklarla süslenir…Zümrüt yapraklar genişlemek  için can atarlar.Kayısı ve kiraz dalları sanki kızım Hilal’in tenceresinde mısır patlatmış gibiler.

Bestekar şairlere nağme kazandıran o kırmızı güllerin mevsimidir bahar…Duygusal şarkılarda dinleriz kendimizi. 
Hep bir başka hissederiz.

Çünkü baharda her şey başkadır.

Niyeyse böyle öğrendik…
-Aşklar başkadır, sevdalar, kavgalar başkadır, ayrılıklar.
-Toprağın sıcaklığı, ağaçların ıslığı başkadır. 
-Yağmurun kokusu bambaşka.

Sırf bunun için bile sevebilirsin ilkbaharı

-Bulutlar insana yakın, 
-Göğün mavisi biraz dargın,
-Herkesin dilinde Orhan Veli, 
-Paylaşımlar biraz sancılı. 
-Özenle hazırlanmış bitki çayları ve yanında "okumaya kıyamadığınız" yeni çıkan kitaplar.

Duyguların cumhuriyeti bahar mevsimidir.. Hele birde güllerin öbek öbek açtığı günler yaklaşıyorsa.

Hani...İbrahim Sadri’nin şiirinde der ya:

“İsmini bir duvara yazmaya cesaretim olsaydı, Türkan ŞORAY yazardım.

Bırakıp giderken beni gücüm olsaydı,
İzzet Günay olur, oturur ağlardım.”

-Eeeee...Mahallenin güzel kızını Ediz Hun’a kaptıran İzzet Günay rolünü oynuyorsan ben sana ne diyebilirim ki 
şair efendi…

Nihal ATSIZ Hocam da TÜRK KIZI Şiirinde der ki;

“Kıralların tâcları
Beni bağlar büyü mü?
Orduları açamaz
Gönlümdeki düğümü.
Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihâna değişmem
Şu öksüz Türklüğümü.”

HAFIZ-I ŞÎRÂZİ’de der ki;

“Eger ân Türk-i Şîrâzî be-dest âred dil-i mârâ

Be-hâl-i hindûyeş bahşem Semerkand û Buhârârâ.

{Eğer o Şirazlı Türk güzel gönlümüzü alsa,

Onun siyah benine Semerkand ve Buharayı bahşederim.}

Bizim mahallede yerli arabaların arkasındaki “HUZUR İSLAMDA” 
yazıları silindi… Sakallar kısaldı;
kirli sakala dönüştü.

Sabah namazı vakti…Maşallah Meram Bağları Cemel Dede Camii’nde cemaat kalabalık.

Mahalleden veya tarihi bedestene giden esnaf-tüccarlar burada namaz kılıp, daha sonra lüks arabalarına binip işyerlerine gidiyorlar. Allah kabul etsin…

Meram Bağları’ndaki camiiden;
Sabah namazından sonra Tarihi Bedesten’e giden canlar;
-Tezgahınızın müşterisi bol olsun.
-İşyerinize BUĞDAY (Bereket) yağsın inşallah.

Sevgi hamuruyla yoğrulmuş, 
bütün çileyi sünger gibi içine çekip yine de dimdik durabilen Anadolu yürekli insanlarımıza, Rabbim sağlıklı huzurlu uzun ömürler versin inşallah.

Her ne kadar Konya’da hava açık ve serin olmasına rağmen “haydi kalk yerinden canlan biraz” diyorsamda televizyon haber kanallarında Gazze ve Mübarek Kudüs’ten özellikle sabilerin ölüm haberleri bana Türk Sanat Müziğinde Hicaz makamındaki şarkı sözlerini hatırlatıyor;

“Geçti gitti hüsn-i ömrüm 
GÜL-İZÂRI neyleyim,

Açtı, soldu tüm çiçekler, 
LÂLEZÂRI neyleyim,

Kaçtı gece uykularım 
ben HAZÂRI  neyleyim,

Bir gönülde yatar na'şım,
ben MEZÂRI neyleyim “

-GÜZEL BİR HAFTA SONU 
GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE…

-EVİNİZE BUĞDAY (Bereket)
YAĞSIN İNŞALLAH.

Meram Bağları’ndan;
SEVGİLER…

YAZARLAR