Dr.Oğuz POYRAZOĞLU / AKIL PENCEREMDEN


Yapay Zekâ Çağında İnsan: Yetenek, Sorumluluk ve “İnsan Payı”

Yapay Zekâ Çağında İnsan: Yetenek, Sorumluluk ve “İnsan Payı”


Akıl Penceremden: Türkiye’yi Birlikte Düşünmek 

5. Hafta Pazartesi Yazısı (1/3) | 

Yapay Zekâ Çağında İnsan: Yetenek, Sorumluluk ve “İnsan Payı”

Haftaya giriş
Bu hafta, teknolojiyi bir “gündelik araç” değil, çağın belirleyici kuvveti olarak ele alacağız: yapay zekâ çağında insan, dijital kültürün topluma etkisi, fırsatlar ve riskler… Üç yazı boyunca, yenilikçiliği romantize etmeden; dönüşümün maliyet ve imkânlarını birlikte tartacağız.

Yapay zekâ konuşurken asıl soruyu kaçırmayalım

Yapay zekâ tartışması çoğu zaman iki uca savruluyor: “Her şey harika olacak” ve “Her şey elimizden gidecek.” Oysa hayatın içindeki gerçek sorular daha somut:

· İnsan hangi işleri devredecek, hangi işleri sahiplenecek?

· Verimlilik artarken insan onuru, adalet ve güven nasıl korunacak?

· Kurallar, kurumlar ve eğitim bu hızın neresinde duracak?

Burada kilit kavram şu: “İnsan payı.” Yani teknolojinin hızlandığı bir dönemde, insanın neyi bizzat yapması, neyi denetlemesi, neyi sorumluluk olarak üstlenmesi gerektiği.

Küresel çerçeve: “İnsan odaklı ve güvenilir yapay zekâ”

Dünyada bu başlığa dair en çok referans verilen çerçevelerden biri OECD Yapay Zekâ İlkeleri. OECD, yapay zekânın “yenilikçi ve güvenilir” olması gerektiğini ve insan hakları ile demokratik değerlerle uyumunu vurguluyor.  
Benzer şekilde UNESCO’nun 2021 tarihli Yapay Zekâ Etiği Tavsiye Kararı, insan hakları, insan onuru, şeffaflık, adalet ve “insan gözetimi” (human oversight) gibi temel ilkeleri merkeze koyuyor.  

Bu iki metin, aslında aynı şeyi söylüyor: Yapay zekâ bir “mühendislik konusu” olduğu kadar bir toplumsal düzen konusudur.

Türkiye’nin çerçevesi: Strateji var, mesele uygulama disiplininde

Türkiye’nin bu alandaki temel resmi referansı Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (2021–2025). Strateji, ülkenin ilk ulusal yapay zekâ stratejisi olarak hazırlandığını, kurumlar arası iş birliği ve hızlı gelişen teknolojiye uyum ihtiyacını açık biçimde ifade ediyor.  
Bu metin, bize şu kapıyı açıyor: Türkiye’nin tartışması “yapay zekâ olsun mu olmasın mı” değil; yapay zekâyı hangi insan kaynağıyla, hangi hukuk ve etik çerçeveyle, hangi sektör öncelikleriyle yöneteceğiz tartışması olmalı.

“Yapay zekâ çağında insan” ne demek?

Bunu üç başlıkta sadeleştirebiliriz:

1) Yetenek dönüşümü (skills shift)
Meslekler bitmiyor; mesleklerin içeriği değişiyor. Bugün birçok alanda avantaj, “tek bir uzmanlık” değil; uzmanlığı teknolojiyle birlikte kullanabilmek. Bu yüzden en kritik mesele, toplumun geniş kesimlerinde dijital okuryazarlık ve “problem çözme” becerisini yükseltmek.

2) Sorumluluk zinciri (accountability)
Bir karar sistem tarafından önerildiğinde, hata olursa sorumlu kim? Yazılım geliştireni mi, kurumu mu, kullanıcıyı mı? Yapay zekâ, sorumluluğu “buharlaştırmaya” müsait bir alan. Bu nedenle insan payı, aynı zamanda sorumluluk payıdır.

3) İnsan gözetimi (human oversight)
UNESCO çerçevesinin vurguladığı gibi, birçok alanda “insan gözetimi” bir önkoşul.  
Bu, “insan her şeyi elle yapsın” demek değil; kritik alanlarda nihai kararın, denetimin ve gerekçelendirme yükünün insan ve kurumlarda kalması demek.

Sonuç: Teknolojiyi konuşurken insanı büyütmek zorundayız

Yapay zekâ çağında “insanı korumak” sadece risklerden sakınmak değil; insanın kapasitesini artırmaktır. Bu da eğitim, beceri dönüşümü, etik ve hukuk çerçevesi, kurumların denetim kapasitesi gibi alanlarda süreklilik ister.

Çarşamba yazısında, bu işin “toplumsal iklim” tarafına geçeceğim: Dijital kültür hayatımızı nasıl değiştiriyor? Düşünme biçimimizi, konuşma dilimizi, aileyi, okulu ve toplumsal bağları nasıl etkiliyor?

Eğitimde Bahar dönemi ve Berat Gecesi notu

Eğitim-öğretim yılının bahar dönemi başlarken; öğrencilerimize zihin açıklığı, öğretmenlerimize güç ve sabır, velilerimize de kolaylıklar diliyorum. Okul, yalnız ders değil; karakter, emek ve dayanıklılık inşasıdır.
Ayrıca bugün idrak edeceğimiz Berat Gecesinin de ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Gönüllerimize ferahlık, sözümüze nezaket, aklımıza berraklık versin.

Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Milli Ses – Akıl Penceremden – Köşe Yazarı
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
E-posta: opoyrazoglu@gazi.edu.tr

#yapayzekâçağındainsan #güveniliryapayzekâ #OECDAIPrinciples #UNESCOAIEthics #UlusalYapayZekâStratejisi2021-2025 #insangözetimi #beceridönüşümü

YAZARLAR