Ülkücü Reis / CEBECİCE


Yorgun şiirler

Göç yolunu unutmuş turna gibiyim Beynimdeki seni öğütüyor değirmenler


Yorgun şiirler yazdım seni beklerken
Sırtını söğüt ağacına vermiş mısralar
Kaç turna göç etti göğümden
Kaç yılkı yaylalardan çayırlara indi
Kırlangıçların yuvaları kaç kez yıkıldı
Kaç seccadeyi eskitti dualarım…

Güller kırmızıydı…. Gök mavi
Yokluğuna bir renk veremedim
Adına gül dedim.. gök dedim
Bazen kırmızı oldun bazen mavi…

Yorgun şiirler yazdım seni beklerken
Benimle bekledi tümülüslerin ruhları
Gordion’da açan başaklar benimle bekledi..
Ankara çayında cesetleri sürüklendi..
Göğüslerinde beşi bir yerdeler terlemiş
Erlerini beklemekten yorulmuş tenler…

Böğründen tırpan yemiş gelinciklere
Zaarlar çığlık attı..gecenin karnı yırtılırken
Halime bir isim bakarım ilmihallere
Göğümde uç uç böcekleri yanarken…

Goncan benim göğümde madem açmayacak
Adın gül goncası olmuş bana ne…
Yüreğimden akan mısraları yorma artık
Gözlerimi yumdum senin güneşine…

Kızılay meydanında kırmızı ışıkta bekliyorum
Kimse seni sormuyor bilesin bana…
Kanadı kırık bir güvercin bana bakıyor
Selam veriyorum Frigyalı kadınlara…
Kara bir ayaz gülleri vuruyor 
Emanet ediyorum gülleri dualara.

Göç yolunu unutmuş turna gibiyim
Beynimdeki seni öğütüyor değirmenler
Kor ateş ile adını tenime yazıyorum
Bir tenim yanıyor ….bir de güller….

Merhaba yorgun şiirlerin son mısrası
Gözlerinin gölgesi düştü kağıda…
Bazen kırmızı oldu bazen mavi…
Bir gül koydum yüreğimin ortasına…

YAZARLAR