Halil KAYA / SELÇUKELİ


Zehirli hançerler

Ayrılırken ne dediler de ayrıldılar, gerekçeleri ne idi? Bedenlerimize saplanan zehirli hançerler esas onlardı. Tabir caizse Başbuğumuzu dinsizlikle suçlayıp, çirkinleştiler. Ben oraya odaklanıyorum.


Muhsin Yazıcıoğlu'na Allah rahmet eylesin.

Sonuçta şehit edilerek, taammüden hayattan koparılmıştır.

ANCAK:

Yazıcıoğlu ve arkadaşları MHP'den ayrılmışlardır.

Buna bakış açısı farklılığı der geçeriz. Grup kurmamıza engel olmuşlar; Özal'ın, Fetö'nün gazına gelmişler, der geçeriz. Ben hiç oralarda değilim.

Ayrılırken ne dediler de ayrıldılar, gerekçeleri ne idi? Bedenlerimize saplanan zehirli hançerler esas onlardı. Tabir caizse Başbuğumuzu dinsizlikle suçlayıp, çirkinleştiler. Ben oraya odaklanıyorum.

O ayrılanların bazıları geri döndü, ama Başbuğumuzun vefatını bekleyerek. Şimdi öyleleri arkadaşlarımıza dava ve teşkilatçılık dersi veriyorlar. Ne kadar acı...

Delikli demir icat olalı beri (yani sosyal medya), MHP'nin tarihini ve Alparslan Türkeş'i tefrika etmeye meraklı bilirkişiler(!) ve akıldaneler çoğaldı.

Rahmetli Muhsin Bey'i bu orta yerde gezenlerden çok daha eskiden tanırdım. Ben Ocak Başkanı iken o Ocak Genel Merkezi Yönetim Kurulunda idi. Konya'nın manevi algısına çok önem verdiğinden benimle diğer başkanlara göre biraz daha yakın münasebetler geliştirmişti...

Hiç kıvırmadan, sağa sola sündürmeden söylüyorum . Başbuğumuz ile Yazıcıoğlu'nun dava ve dünya görüşleri zemininde üslup farklılıkları vardı. Polyanacılık sergilemenin anlamı yok. Seksenden sonra irtibatımızı kopardığım Yazıcıoğlu'nun MHP'den ayrılışı benim için sürpriz olmadı. Bahanesi falan veya filan kişilerin bu ayrılışının ardına güç ve destek yığmaları oldu. O kadar. Çağındaki siyasetçilerin bence en imanlısı ve dindarı olan Başbuğ Türkeş'i papazlıkla, dinsizlikle itham etmenin sadece Özal'ın kestiği çek ile izahı mümkün değildir. Nitekim, kurdukları partinin MHP'den farklı bir dünya görüşüyle dizayn edildiği gayet açıktır.

Dava çizgimizde rol almış aktörler hakkında ve mazimizle ilgili yetkilendirilmiş olsalar bile tefrikaya soyunanlar hadlerini ve boylarını aşmamalıdırlar. Laf kalabalığının kirlettiği bu zeminler sayesinde tuzla buz olmak üzereyiz. Önüne gelen babasının bağından kovar gibi ülkücü aforoz ediyor. Birleşip tek yumruğa dönmeliyiz. Bakınız Türkiye politik, psikolojik ve sosyolojik olarak dönüştürülüyor. Buna direnecek tek savunma noktası olan ülkücü camianın savrukluğa hakkı yok. Eğer berraklaştıramayacak isek, berrak akan suyumuza sızmış bulanık suları ayrıştırıp, dışımızda tutmayı da bilmeliyiz. Ülkücü Hareketin birinci meselesi gündelik particilik; IP, ZP, ANP falan değildir. Türkiye'nin devasa problemleri ve yarınıdır. Unutulmasın; ÖNCE ÜLKEM...

26.3.2026
Halil Kaya

YAZARLAR