Mehmet Ali GÜNAYDIN / KÖKBÖRÜ


Zeigarnik Etkisi

Zeigarnik Etkisi, inssanların kendi hayatlarında tamamlanmamış, yarım kalmış, bitmemiş şeyleri tamamlanan, biten şeylere oranla daha iyi hatırladığını ortaya koyan psikolojik bir kavramdır.


Zeigarnik Etkisi, inssanların kendi hayatlarında tamamlanmamış, yarım kalmış, bitmemiş şeyleri tamamlanan, biten şeylere oranla daha iyi hatırladığını ortaya koyan psikolojik bir kavramdır.

Henüz bitiremediğimiz bir ödev, yapmamız gereken bir iş, icra etmek için sorumluluğunu aldığımız bir vazife, yarım bıraktığımız bir konu, henüz finalini gerçekleştirmediğimiz bir olay, sonuca erdirmediğimiz bir görev zihnimizde daha çok yer kaplar ve hafızamızda berrak bir şekilde yer alır.

Zeigarnik Etkisi üzerimizde baskı, stres oluştursa da diğer yandan da yarım kalan şeyleri tamamlamak için bizleri motive eder. Benzer şekilde bünyemizde zihinsel huzursuzluğa neden olmasının yanında hedef belirleme ve zaman yönetimi konusunda bizlere yardımcı olur. Duygusal enejimizi aşağı çeken Zeigarnik Etkisi öte yandan da erteleme davranışımızı ortadan kaldırır ve yarım kalan görevleri tamamlamaya teşvik eder.

Evet, hepimizin hayatında yarım kalan şeyler vardır. Kimi yarım kalan öğrenim hayatına üzülür, kimi binbir umutla açtığı dükkanını işletemetip batırışına hayıflanır, kimi yersiz, zamansız bir ayrılığa kahrolur, kimisi ise hayallerine ulaşamamaya. Kimisinin hayatında iyi bir iş eksiktir, kimisinin yaşamında ev ve araba, kimisinde sımsıkı sarılıp öpüp koklayacağı bir evlat, kimisinde de nazlı bir yâr. Kimi aldığı siparişi yetiştirmeye çalışır, kimi devam kanser tedavisinin bitmesini umutla bekler, kimisi mesai bitsin diye gözünü saatten ayırmaz, kimisi ise sınavına girip kurtulmayı ister.

Dediğim gibi hepimizin hayatında yarım kalan şeyler var ve ömrümüz boyunca bunları tamamlamak için uğraşıyoruz. Peki Zeigarnik Etkisi insanlarda olduğu gibi milletlerin hayatına da yön vermiyor mu? Tarihi süreçte yarım kalan şeyleri milletler tamamlama yoluna gitmiyor mu? Milletlerin unutamadığı şeyler yok mu?

Sizler bu sorulara yanıt düşünürken konuyu daha da somutlaştırmak için ilave sorular soralım. Mesela Viyana Türk Milletinin yüreğini hala kanatmıyor mu? Veya Misak-ı Millî milletimizin aklından hiç çıkıyor mu? Ya da Karadeniz'in tekrar bir Türk gölü olması konusu milli hafızamızda yer etmiyor mu?

Nasıl ki insanlar içinde uhde kalan şeyleri tamamlama yoluna gidiyorsa bu kural milletler için de geçerlidir. Millet olarak dünya sahnesine çıktığımız ilk günden bu yana tarihimizde yarım kalan şeyleri tamamlamak dileğiyle...

YAZARLAR