ABD’nin okyanusu silah deposuna çevirmesi sadece İran ile açıklanamaz. ABD-Hindistan, Hindistan-İsrail ve Hindistan-AB arasında oluşturulan siyasi-ekonomik işbirlikleri gelecekte bölgemizi tehdit edecek bir özelliktedir.
Baharat Yolu canlandırılıyor, Çin çevreleniyor.
***
İran şu an kendine hayrı dokunmayacak bir durumda iken ABD’yi ne ile tehdit ediyor?
***
Mesele nükleer silah ise İsrail’e neden söz edilmiyor?
***
ABD, Suriye’de bozulan karanlık oyunlarını, İran’ı vurarak yeni bir rejim getirerek mi gerçekleştirmek istiyor?
İsrail yönetimi ile iyi anlaşan bir İran yönetim modeli gelecekte bölgemiz ve Türkiye için çok ciddi potansiyel tehditleri içinde barındırmaz mı?
Suriye’den, Irak’tan İran’a taşınacak malum terörist gruplar orada can suyu verilerek tekrar Türkiye’nin başına bela edilemez mi?
***
Bu iddialarım bugün için bir komplo teorisi gibi durabilir.
Büyük hedeflerin uzun vadeli stratejileri olur.
***
Bölgesinde çok güçlü, dünyada sözü dinlenen bir Türkiye ABD’nin, İsrail’in, AB’nin, Hindistan’ın işine hiç gelmez.
Şu an bizimle iyi ilişkisi olduğunu düşündüğümüz ABD yarın ilk fırsatta İran için kurguladığı senaryoları bizim içinde devreye sokmayacağının garantisini kim verebilir?
***
ABD, çıkarları için kendi kültüründen, zihniyetinden olan AB’ye sırtını nasıl döndü ise benzerini bize de yapar.
***
ABD 2025 Ulusal Stratejik belgesine göre hedef düşman Çin ediliyor. Dikkat ederseniz önce Venezuela halledildi şimdi sırada İran var. Verilere baktığımızda her iki ülkenin ortak özelliği Çin’in en önemli iki enerji tedarikçisi olmasıdır.
***
Pasifik Okyanusundan Akdeniz’e açılan deniz yolu üzerinden ise dünya ticaretinin %30’dan fazlası gerçekleşiyor. Pasifik Okyanusu-Hindistan-İsrail üzerinden Akdeniz’e oradan da Avrupa’ya uzanacak lojistik koridoru oluşturularak, Çin’in İpek Yolu projesine alternatif sunuluyor.
Çin’e, hem en zayıf karnı enerji ihtiyacı ile hem de ürettiği ürünler, madenler vb. şeylerin batıya taşınmasının önüne kısıtlama ya da alternatif getirilerek, ekonomik darbe vurulmak isteniyor. Bizim Anadolu Kalkınma projemizi de unutmamak gerekir.
***
Önümüzdeki yıllarda ABD, AB için önemli bir partner olacak Hindistan onun için öne çıkıyor, güçlendiriliyor.
Buna karşın Hindistan ile ciddi sorunları olan kadim dostumuz ülke Pakistan Çin tarafından destekleniyor. ABD’nin şimdilik Pakistan ile bir sorunu yok gibi görünüyor.
***
Peki, Rusya ABD-İran geriliminde neden bu kadar pasif konumda duruyor?
Belki en önemli unsur Ukrayna savaşı ama bölgemizdeki tüm kriz zamanlarında Rusya, ABD’nin izlediği politikalara destek veren bir duruş sergilemiştir. Irak ve Suriye de böyle olmuştur.
Güya Rusya ve Çin’in İran ile siyasi ve askeri stratejik ortaklıkları var!
Niçin bu kadar edilgenler!
***
ABD’nin İran’ı vurması, Hürmüz Boğazının ticarete kapanması enerji fiyatlarını(Petrol öncelikli), Navlun-Sigortacılık fiyatlarını havaya uçuracak. Geçici de olsa bu durum Rusya’nın enerji açısından işine yarar ama dünya ticaret sistemi alt üst olur.
Pek çok ülke de ekonomik krizler dolayısıyla da yönetim krizleri oluşur.
***
ABD, İran’a vurunca potansiyel tehdit ve riskler için zemin oluşturulmuş olacak.
Türk Devleti bu tehditleri mutlaka görüyordur. İran’ın vurulması, zayıflatılması hele, hele İsrail’in arka bahçesi konumuna dönüştürülmesi Türkiye için “Varoluş” derecesinde tehditleri beraberinde getirir.
Güney komşusu üzerinden gelen terör risklerinden kurtulan Türkiye doğudan komşusu olan İran üzerinden suni şekilde oluşturulacak terör tehdidi ile karşı karşıya kalabilir.
Diğer göç gibi tehditleri saymıyorum bile.
İş de yukarıda saydığım nedenlerden dolayı ülke olarak kendi içimizde birlik ve beraberliğimizi sürdürülebilir hale getirmek zorundayız.
Ancak o zaman şer güçlerin karanlık, sinsi ve kalleş projelerini bozabiliriz.
Bulduk ÖZDEMİR
MHP MYK Üyesi
24.02.2026