Menü MİLLİ SES | ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER | UCUNCUSAYFAHABER.COM.TR
Yıldıray ÇİÇEK / TÜRKGÜN'DEN

Yıldıray ÇİÇEK / TÜRKGÜN'DEN

Tarih: 09.03.2026 05:46

Attık bir çizik daha…

Facebook Twitter Linked-in

Dil, insanın kimliğinin ve karakterinin bir yansımasıdır.

Dil, tanımak istediğin kişinin aynasıdır.

Bir insan, pek çok yönünü diliyle ele verir. Güvenilir mi değil mi, ikiyüzlü mü değil mi, menfaatçi mi değil mi, fitne ve fesat mı yayıyor, bilgili mi değil mi, ahlaklı mı değil mi… Diline bak, anlarsın.

Dil konusunda en nefret ettiğim insan tipi; yüzüne başka, arkandan başka konuşan ve davranan kişilerdir. Bu, bir kişilik bozukluğudur; bir karakter hastalığıdır.

İmam Şafiî’nin şu sözü ise adeta hayatımızın bir yaşam fragmanı gibidir:

“Seni sende olmayan meziyetlerle öven bir insanın, bir gün seni sende olmayan hallerle kötüleyeceğinden hiç şüphen olmasın.”

Ne de çok yaşıyoruz bunları, değil mi?

Çünkü defolu karakterler her ortama ayrı ayrı uyum sağlamak ister. Bu yüzden sana söylediği sözler başka bir ortamda karşılık bulmuyorsa, orada da tam tersini dile getirir.

Olmayan özelliklerinle över, yine olmayan özelliklerinle kötüler. Gerçeği değil; olmayanı, yaşanmayanı pazarlar.
Herhâlde dost ve arkadaş bildiklerimizin arkamızdan konuştuklarını duysak… (Ki zaman zaman çok duyuyoruz.) Âlemde dost ve arkadaş sayısı bir elin beş parmağını geçmez.

 

 

Seni senden çok düşünüyormuş gibi yüzüne konuşup, senin olmadığın ortamlarda da seni olayın içine dâhil ederek hayal âleminden hikâyeler uyduranların; çoğu zaman yolunu açtıkların, iyilik yaptıkların, sıfat ve itibar kazandırdıkların olması ise hayatın trajik bir cilvesidir.

Elbette böyle durumlar karşısında, diliyle kendini ele verenlere karşı güven alanını daraltacak ya da onları hayatından köklü biçimde çıkaracaksın. Hayatında var olup da kendini gizleyenlerin ise bir gün deşifre olmasını bekleyeceksin.

Yine yazdık bir hayal kırıklığı eserimizi daha…

Attık bir çizik daha…

Sıradaki gelsin…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —