Menü MİLLİ SES | ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER | UCUNCUSAYFAHABER.COM.TR
Selçuk DÜZGÜN / DÜZGÜN'CE

Selçuk DÜZGÜN / DÜZGÜN'CE

Tarih: 28.03.2026 12:18

Bahai!

Facebook Twitter Linked-in

Hep güzel sanatlar fakültesine gitmek ve tiyatroya adım atmak istemiştim...

Ama olmadı, yetenek sınavlarını kazanamadım.

Döndüm uluslararası ilişkiler okudum...

Ama tiyatroya ilgim hiç bitmedi...

Bulunduğum üniversitede de tiyatro kulübü kurmaya öncülük ettim, kulüp o kadar güzel işler yaptı ki, sonunda üniversitemiz fakülte açmaya karar verdi.

Ben de okulun bu bölümünde oyunculuk yaptım...

Daha sonra KKTC Devlet Tiyatrolarında bir dönem oyun oynadım...

Birgün oyun sonrası bir tiyatro yönetmeni yanıma geldi...

Bir çocuk oyunu oynayacaklarını, bu oyunda onlara destek vermemi istedi...

Sanat ve çocuk olunca reddetmek olmaz .

Lefkoşa'da bir kültür merkezine benzeyen bir binaya gittik ...

Onlarla ilk kez o zaman tanışmıştım.

Bu bina bir BAHAî merkeziydi...

Yani bir "din" merkezi .

Sanırım takmışlardı bana ve her gün bana dinlerini tebliğ ediyorlardı...

"Bahaullah" denen bir adamdan ismini alıyorlar...

Bahaullah "tanrının zuhuru" demek.
Onun bir peygamber olduğunu söylüyorlar..

Bu tanrının zuhuru mu, artık zulmü mü ne olan adam 1863’te üç dini birleştirip yeni bir din kurmuş...

19 mucizesi ve 19 rakamı ile kutsal bir ibadet sistemi kurmuş..

Kitab-ı Akdes diye bir kitap yazmış ve ona kutsal kitap demişler

Ve tüm bunların doğdugu yer İran.

İran'da ilk devrimi o yapmak istedi!

Tutuklandı, sonra kaçtı ve Bağdat’dan İstanbul’a geldi! Sonra İngiliz gemisi ile Filistin’e gitti!

Edirne’de yaşadı ve sakın simdi şaşırmayın adına  "Nur" dediği ilk evleri o kurdu.

Size tanıdık geliyor mu ?

Aynı yapıyı gitti Filistin’de aynı şekilde evler kurdu!

Ve o dönem o bölgelerde İngiliz ordusu ile Osmanlı’ya karşı savaştı!

İran’dan bir çok taraftarını Kudüs’e çağırdı!

İsrail devletinin kuruluşuna ve Kudüs’ün Osmanlı’dan temizlenmesine(!) yardım etti!

İngiliz Kraliyet nişanı verildi!...

Gelelim benim hikayemim devamına!...

Bunlar bana inandıkları dini tebliğ ediyorlardı;

Namaz kılıyorlar ama günde bir vakit ,

Oruçları var 19 gün...

Bütün dinleri kabul ediyorlar ve bütün dinlerin kendilerinde bütünleştiğine inanıyorlar...

Sonuç olarak; bütün insanların bir aile olduğuna ve Tanrıda birliğe davet ediyorlar. İşte bu "dinler arası diyalog " dedikleri şeyin ta kendisi değil mi?

Çok zenginler, çok entelektüeller..
Onlar temas eden ve iman zafiyeti olan herkesi çok kolay etkiliyorlar...

Bana tebliğlerinde son noktaya geldiklerinde size iki sorum var dedim ;
1- "Hz . MUHAMMED'İN son peygamber olduğunu bize öğrettiler ben buna inanan insan olarak bu durumdan nasıl kurtulabileceğim?" dedim ...

El cevap; O Nebilerin sonuncusu… Bizim peygamberden sonrada peygamber gelecek.

2-"Bahai olmam için ne yapmam gerekiyor?" dedim

El cevap; Bahai bir kızla evlenmek… Hatta bir kız bile önerdiler.

Bu da size tanıdık geliyor mu?

Tanıdık geliyorsa bir dipnot düşeyim; yahudilikte soy anadan gelir ..

Hikayenin sonu!

Birgün bu merkeze Rum tarafından bir yaşlı bayan geldi, bana Bahai olmam karşılığında dünya vatandaşlığı teklif etti… Dünyamı ve ahiretimi kurtaracaktı.

Hiç tereddüt etmeden orayı terk ettim.

O oyunu oynamadım.

Ama bir tiyatro maceramda çok büyük bir oyunla yüzleşmiştim.

Bir şeyle daha yüzleşmistim!

İyi ki Erzurum'a ait bir kültürel yapı ile büyümüşüm.

İyi ki, Türk milliyetçiliğini kendime mefkure yapmışım.

İyi ki, Ethem torunu, Abdülkadir oğluyum...

Bugün dünyada bu sahte dinsel yapılara inanan  milyonlarca insan var ve aslında hepsi siyonizme hizmet ediyor.

Bugün bunların Türkiye 'deki sayısı en az 5 binden fazladır...

Ve hedefleri gelecek gördükleri gençlerdir ...

O genç onlara uyarsa büyür, uymasa sürünür ...

Buda size tanıdık geldi mi?

Bu arada o sahte tanrı zuhurunun mezarı da İsrail Kermil dağındadır.

ABF-İsrail'in İran’a karşı savaşın ardında bir de bu yapılar vardır.

İran’dan kovulmuş ve siyonizmin uydurması bu yapı maalesef dünya çapında çok güçlüdür

Bu güç 15 Temmuz'da da ülkemizde malum kardinal ile bizi test etmişti.

Tüm bunları niye mi anlattım?

Etrafınıza dikkat edin diye.

Unutmayın!

Ülkeler işgal edilmeden önce o ülkenin milletinin ruhu çalınır, gerisi zaten kolay .

Ey Türk!
Yesevi ocağına sahip çık .
O ocak senin ruhun. 
Başka hic bir yerde senin özgür olma şansın yok .

Saygılarımla.

***

Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının bize zararı yok.

Petrolümüzün yüzde 50'sini, gazımızın yüzde 30'unu Rusya'dan getiriyoruz.

Kalanını boru hatlarıyla Azerbaycan'dan, Irak'tan, İran'dan tedarik ediyoruz.

Dolayısıyla Boğazı'nın açılması için tek çabamız savaşın bitmesi üzerine olmalıdır.

Savaş uzadıkça dram artar. 
O dram işte bizim derdimizdir...

Selçuk Düzgün


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —