Türk bayrağı; bir bez parçası değildir.
O bayrak, Malazgirt’te Alparslan’ın sancağı, Çanakkale’de toprağa düşen şehidin kefeni, Sakarya’da kanla yoğrulmuş istiklalin simgesidir.
Ona uzanan el, sadece bir kumaşa değil; bin yıllık Türk tarihine, şehitlerimizin aziz hatırasına ve bu vatanın namusuna uzanmıştır.
Türk bayrağını yakanlar ya da bu alçaklığa sessiz kalanlar bilmelidir ki; ülkücü irade için bayrak, uğruna can verilen mukaddes bir değerdir.
Bayrağa saygı duymayanın ne düşüncesine ne sözde özgürlüğüne ne de bahanesine saygı duyulur. Çünkü özgürlük, ihaneti meşrulaştırmaz. Fikir beyanı adı altında kutsallarımıza saldıran zihniyet, özgür değil; yoz ve köksüzdür.
Biz ülkücüler için Türk bayrağı; Allah’ın gölgesinde dalgalanan bağımsızlık nişanesidir. O bayrağı yakmaya cesaret edenler, aslında Türk milletinin iradesini söndürmeye çalışmaktadır.
Ancak şunu iyi bilsinler ki; Türk’ün bayrağı ateşle değil, imanla taşınır. Ateş, ancak ihanetin karanlığını aydınlatır; bayrağı asla yakamaz.
Bayrağımıza yapılan her saldırı, Türk milletinin sabrını sınamak, devletimizin birliğini hedef almak demektir.
Ülkücü duruş; bu saldırılar karşısında susmayı değil, fikren ve duruşla dimdik ayakta kalmayı emreder.
Bizler öfkemizi sokağa değil, irademizi tarihe yazan bir bilinçle taşırız. Çünkü ülkücülük; kontrolsüz öfke değil, şuurlu bir vatan sevdasıdır.
Bayrağa saygı duymayanlar bilsin ki; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu vatan, her dönemde bayrağı için bedel ödemeye hazır evlatlar yetiştirmiştir.
Dün cephedeydik, bugün fikirdeyiz; yarın yine gerekirse aynı imanla aynı safta oluruz. Türk bayrağı düşmez, eğilmez, yanmaz. Yanan sadece ona düşman olanların vicdanıdır.
Ve son söz şudur:
Türk bayrağına uzanan her kirli niyet, ülkücü iradede karşılığını bulur. Bizler; bayrağımızın gölgesinde yaşamayı şeref, ona sahip çıkmayı namus biliriz. Saygı duymayan bilsin ki; Türk milletinin sabrı derindir ama onuru tartışılmazdır.
Gökhan TAĞRAP